escort bayan

Haziran 23, 2021

“Corona Salgınıyla Birlikte Kendilerine Fırsat Yarattılar”

Kirazlı-Balaban bölgesinde siyanürlü altın madeni işletmeciliği yapmak isteyen Alamos Gold’un ruhsatı henüz yenilenmese de gündemden düşmüyor. Ekim ayından bu yana faaliyette bulunmayan şirketin yılın ilk üç ayında 11 milyon 200 bin lira harcama yaptığını açıklaması beraberinde “Ruhsatsız mı çalışıyorlar” sorusunu akıllara getirdi. Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir yaptığı açıklamada ise Covid-19 salgını nedeniyle bölgede yeterince denetim sahibi olamadıklarını açıkladı.

Çanakkale ve ülke gündeminden düşmeyen Kanadalı Alamos Gold firmasının Kazdağları’nın Kirazlı Balaban bölgesinde Siyanürlü Altın madenciliği için gerekli ruhsatları yenilenmedi. Ruhsat yenilenmese de şirketin 3 aylık faaliyet raporunda 11 milyon 200 bin Türk Lirası harcamada bulunması gözleri bir anda maden sahasına çevirdi. Konuyla ilgili olarak açıklamada bulunan Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir, merak edilen konular ve gelecek süreç ile ilgili açıklamalarda bulundu.

İNŞAAT ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR MU?

Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir, 14 Mart 2020 de başlayan Corona Virüs Salgını tedbirleri kapsamında bölgede denetim gerçekleştiremediklerini ama bilgi almaya gayret ettiklerini belirterek; “Kazdağları’nda Kirazlı-Balaban mevkiinde Siyanürlü Altın İşletmeciliği yapacak olan Kanadalı bir şirkete karşı eylem başlatmıştık. Tabi bu sadece tek bir maden projesi değil; bizim bildiğimiz 30’u aşkın bu şekilde proje var. Bunun ötesinde de pek çok arama ruhsat verilmiş farklı ruhsatlar ve şirketler var. Şu an Kirazlı-Balaban bölgesinde bizlerinde itiraz ettiği Siyanürlü Altın Madenciliği projesi askıya alınmış gibi görünüyor. Şirketin şu an bir izni yok. Ancak maden şirketleri önce saha çalışması yapıyorlar. Herkesin tanıklık ettiği o ağaçların katledildiği alan, orman örtüsü sıyrıldı. En son siyanürle altının işleneceği çukurlar kazılıyordu. Tepkiler gelince, ruhsatta yenilenmeyince şirket bu faaliyetlerini durdurdu. Şirketin şu an burada bir çalışma yapma yetkisi yok. Ruhsatın yenilenmediği gündeme gelince Hukukçu arkadaşlarımızla konuyu değerlendirdiğimizde bizlere ‘Şirketin artık o alanda herhangi bir faaliyette bulunamayacaklarını’ söyledik. Ta ki şirketin ruhsatları yenilenene kadar. Şimdi bu şirket aslında her faaliyete başladığında kısa süre sonra; ülkenin de gündemine bağlı olarak en son Yerel seçimlerin olduğu dönemde 18 Mart 2019 tarihinde faaliyetlerini geçici olarak durdurdu. Madencilik sektöründe bu tür şeylerin olabileceğini açıklamıştı. O dönemde seçimler sebebiyle bizlerde kontrollerimizi biraz gevşetmiş olduk. Tekrar o sahaya gittiğimizde şok olduk, çünkü 3 aylık kısa süre içerisinde orayı talan edilmiş durumdaydı. Şirketin ruhsatı yenilenmedi ancak biz o dönemde yaşadığımız şok nedeniyle şirketin açıklamalarına güvenmediğimizden dolayı her hafta sonu sahaya gidiyoruz. 14 Mart 2020 tarihine kadar Maden sahasını ve civar köyleri her hafta sonu giderek bir çalışma olup olmadığını denetledik. 14 Mart 2020 tarihine kadar da herhangi bir faaliyet tespit etmedik” dedi.

“COVİD-19 SALGINI İLE BİRLİKTE KENDİLERİNE FIRSAT YARATTILAR”

Corona Virüs salgınının bazı kamu kurumlarınca bölgede denetim yapmamaları için fırsat yarattığını belirten Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir “Maden sahası bölgesinde çadırlarında konaklayan ve nöbet tutmaya devam eden çevreci arkadaşlar var. Orman Bölge Müdürlüğünün oradaki arkadaşları çıkartmaya yönelik uzun zamandır bir çalışması var.  Bizler şehir merkezinde yaşayan, gidip gelen insanlarız. Oysa oradaki çevreciler şehir dışından gelen ve o bölgede yaşayan insanlar. Orman Bölge Müdürlüğü talan var gerekçesiyle onları oradan çıkartmaya çalışıyor. Covid-19 salgını ile birlikte kendilerine fırsat yarattılar. 13 Nisan 2020 tarihinde İl Hıfzi Sıhha kurulunda bir karar alınmış; Orman sahalarına girilmesinin yasaklandığı, piknik ve toplu etkinlikleri yasakladılar. Covid-19 tedbirleri kapsamında böyle bir yasak uyguladılar. Hatta Drone uçurmak yasaklanmıştır şeklinde bir karar da yasakların altına eklendi. Bizler zaten drone sahibi olan insanlar da değiliz; drone da uçurmuyoruz. Sadece faaliyetlerini yakından takip eden arkadaşlardı, bizlerde her hafta sonu giderek süreci takip ediyorduk.” Dedi.

“FAALİYET YOK.. 11,2 MİLYON LİRAYI NEREYE HARCADILAR BİLMİYORUZ”

Ekim 2019 dan bu yana şirketin faaliyetlerde bulunmamasına rağmen açıkladığı raporlarda harcama yaptığının ortaya çıkmasını değerlendiren Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir; “Şu anda kurumlar Covid-9 salgınını da fırsat görerek tekrar bir faaliyet olurda, bölgede insan kalabalığı olur endişesi ile sanırım salgını da bahane ederek orada nöbet tutan çevre gönüllülerini çıkartmaya çalıştılar. Bu durum orada gizliden bir çalışma başlatılacağı anlamına mı geliyor? Olabilir, çünkü şirketin en son yayınladığı raporlar var. İlk 3 aylık raporlarında, Gazeteci Çiğdem Toker’in yazısında da belirttiği gibi 11,2 milyon lira para harcadıklarını belirtiyorlar. Oysa ki 13 Ekim tarihinden beri bu sahada hiçbir faaliyet olmadı. Bu harcanan para oradaki güvenlik görevlilerinin maaşları ise; kendilerini tebrik ediyorum çok bonkör davranmışlar. Çünkü bunların tek tek kalem kalem nereye harcandığına dair bilgi yok. Şirket şu an bölgede Ramazan Ayı nedeniyle yardım kolileri dağıtımı yapıyor” dedi.

MADEN ŞİRKETİNİN RAMAZAN KOLİLERİNDEN ÇIKAN DAYANIŞMA MEKTUBU!

Alamos Gold firmasının yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik A.Ş’nin bölge köylülerine Ramazan Kolileri dağıtımı yaptığı ve koliler içerisinde yardım yapılan ailelere Dayanışma mektubu konulmasını da değerlendiren Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir; “Bulundukları bölgede tüm yaşamı yok edecek Maden veya Termik Santral Şirketleri insanların hassasiyetlerini kullanarak, kültürlen ve dini inançlarını kullanarak hoş görünmeye çalışıyorlar. Önceki yıllarda da bölgede bazı köy camilerini onarmışlardı. Köylerde sosyal kültür alanları yapılar diktiler; ‘buraları sosyal alan olarak kullanabilirsiniz’ diyerek inşa ettikleri yapılar var. Ki bu köyde yaşayan nüfusun ortalaması 65-70 yaş civarıdır. Köylüler düğün yapabilsinler diye Düğün Salonları inşa ediyorlar. Oysa bu köylerde neredeyse evlenecek yaşta insan yok. Hatta sondaj aşamasında bir çobana ait tüm sürü katledilmişti; içtikleri su zehirli olduğu için. Şirket o köyde şimdi mandıra yapıyor. Sosyolojik çalışmaları iyi yapıyorlar, halka çalışmaları iyi yürütüyorlar. Çünkü sürekli köylerdeler. İnsanların dini inançlarını, kültürel değerlerini kullanarak bunun adına dayanışma diyorlar” ifadelerini kullandı.

“KÖYLÜLERİN GÖZLERİ BOYANIYOR, İŞTE ÇIKARTILAN KÖYLÜLERİN SORUMLUSU TUTULDUK”

Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir, köylülerin gözlerinin boyandığını belirterek; “Bu tür yapılar, yardımlar ile köylülerin gözlerini boyuyorlar. Mesela işe alınan köylüler var, bunlarla bizler de konuştuk. Köy ziyaretlerimizde ve özellikle şirketin faaliyetlerini durdurmasıyla birlikte işten çıkarttığı köylüler var. İşten çıkarttıkları köylülerin yükümlülüklerini de bizim üzerimize attılar; ‘insanları işsiz bıraktınız’ diye. Biz bu kişilerle görüşmelerimizde neden eylemlere devam ettiğimizi açıkladık” dedi.

“ÇANAKKALE’DE MADENCİLİKLE GEÇİNEN HALK YOK!”

Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir açıklamalarının devamında, “Çanakkale’de bu şekilde madencilikle geçinen bir halkı yok. Burası tarım, turizm ve hayvancılığın yapıldığı bir kent. Çok verimli toprakları var. Aslında insanların bu şekilde bir gelir kapısına ihtiyaçları da yok. Doğru, çiftçiler tarımla, hayvancılıkla kazanamıyorlar ülke politikaları ile paralel bir şekilde. Ancak şu an sahip oldukları toprağa bir daha sahip olamayacakları bir alan yaratılıyor onlara. İşe alınıyorlar, Termik Santraller de işe alıyor, maden şirketleri de bu istismarı yapıyorlar. İstihdam yarattıklarını söylüyorlar ancak bu süreç sadece inşaat aşamasında. Faaliyete başladıklarında ise; bugüne kadar sadece tarım ve hayvancılıkla uğraşmış insanlar hiçbir teknik bilgiye sahip olmadıkları için kurslarda düzenleseler ama daha çok hafriyat araçlarını, inşaat araçlarını kullanmaya yönelik kurslar. İşe alımlar da bu yönde yapılıyor. Teknik aşamaya geçildiğinde ya işten çıkartılacaklar yada üzerlerine daha fazla iş yükü bindirilerek çalıştırılmaya devam edecekler” dedi.

“YENİDEN ÇALIŞMALARA BAŞLARLARSA..”

Corona Virüs salgını tüm etkisiyle devam ederken; Alamos Gold ve yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik firmasının bölgede çalışma yürütmeleri halinde ne yapacakları konusunda da bilgi veren Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir; “Mümkün olduğunca takip etmeye çalışıyoruz, işletme ruhsatı alınıp alınmadığını. Sürekli konuyu gündemde tutmaya çalışıyoruz sosyal medyadan. Hepimiz evdeyiz ancak, karayolu ulaşımı salgın nedeniyle engellendiği için her an ulaşabilecek bir mesafede de olamadığımız için zor bir süreçten geçiyoruz. Salgın günlerinde faaliyete geçerlese ne yapacağız bu duruma dair bir deneyimimiz yok ancak bunun bir refleks gibi olacak bence. Bunu o zaman göreceğiz. Herhangi bir politik veya siyasi amaç yok hiç birimizde. Kirazlı-Balaban altın madeni projesi direk Çanakkale’nin tek içme su kaynağı olan Atikhisar barajının su toplama havzasında ve baraja 14 kilometre uzaklıkta. Burada yaşamımız için gerekli olan su kaynağımızı tüketecek bir şirket var karşımızda ve biz bu tehdide karşı yaşam mücadelesi veriyoruz” dedi.

“İNSANLAR KAZDAĞLARI İÇİN YENİDEN BİRARAYA GELİR”

Corona Salgınında normalleşme evresine geçilmesi ile birlikte, şirketin de faaliyetlerine başlaması halinde insanların yine bölgeyi korumak için bir araya gelip gelmeyeceği sorusu üzerine Çanakkale Çevre Meclis Başkanı Pınar Bilir; “Kazdağları zor bir direnişle insanlara umut oldu. Protestoların etkisiyle hatta şirketin ruhsat izni yenilenmedi. Daha önce Bergama’da mücadele edilirken; yıllar öncesinde söylenmiş bir slogan vardı; ‘Bergama kaybedilirse; Kazdağları kaybedilir’ diye. Şimdi bizde Kazdağları kaybedilirse; bölgede var olan pek çok maden ruhsatının teker teker faaliyete geçeceğini öngörüyoruz. O yüzden burasını son kalemiz olarak görüyoruz. Burayı kaptırmamaya çalışıyoruz. Bunu tek başına yapabilmemiz de mümkün değildi; onbinlerce insan bölgeye gelerek bizlere destek verdiler. Normalleşme sürecinde böyle bir faaliyete şirketin başlaması halinde yine bölgeye binlerce insanın gelerek mücadele edeceğine inanıyorum. Buna dair inancım da, umudum da var” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir