banner
banner

Medya Lokum | Biga Haberleri

banner

Küçük bedenlere büyük istismar

Küçük bedenlere büyük istismar
banner
Sema Esen
Sema Esen( sema_esen17@hotmail.com )
02 Temmuz 2020 - 8:53
banner

Bu hayatta hangimiz neleri ihmal etmiyoruz ki? Bazen de ihlal ediyoruz. Peki ya istismar edilenler? Bunu ancak istismara uğrayansak düşünüyoruz. Diğer türlü hayatımızda olan bir kelime değil istismar. Ya da bedenimizde.

Takvimler arası yolculuklarımız çok oldu. Bu sefer de kavramlar ve gerçekleri arasında bir yolculuk yapalım. Zorlu bir yolculuk bizi bekliyor, kemerleri takalım.

Bu sefer mevzu çok ciddi. Üstünü örten büyük bir kesim bulunsa da, yüksek sesle söylüyorum ki konu; çocuk istismarı!

Tek istediği beğendiği oyuncağa sahip olmak, istediği atıştırmalıkları özgürce yiyebilmek olan. Hayalleri bedenlerini aşan o küçük insanlar. Yani çocuklar.

Sözüm ona geleceğimiz olan bu çocuklara yapılan istismar ve hatta cinsel istismar. İğrenç kere iğrenç bir konu aslında. Ancak iğrenç oluşu cinsel istismar gerçeğini daha da gerçekçi yapıyor. Şimdi bu gerçeklerimizin anlamlarını öğrenelim ve minik bedenlerine uzanan o pis elleri görmeye çalışalım.

Çocuk istismarı Dünya Sağlık Örgütü tarafından, bir yetişkinin bilerek ve bilmeyerek yaptığı, çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikolojik gelişimini olumsuz yönde etkileyen davranışlar olarak tanımlamıştır. Biraz eksik bir tanım gibi sanki. Bilemedim.

Çocuk istismarı fiziksel, duygusal ve cinsel istismarlara ek olarak dört alt gruba ayrılır. Hadi bir de bunlara bakalım. Meraklanmayın mideniz kaldıracaktır. E sonuçta küçük bedenleriyle çocukların dayandıklarını okumayı sizin mideniz hayli hayli kaldırır.

Neyse. Çocukluk çağı cinsel istismarı; duygusal, zihinsel ve bedensel açıdan doğaları gereği gelişmemiş olan çocukların ya da ergenlerin, bir yetişkin tarafından (bakın burası çok önemli) kandırma, tehdit ve zorlama yoluyla cinsel davranışlara maruz bırakılmasıdır.

Neden mi önemli tehdit, zorlama ve kandırma? İstismarı gerçekleştiren kişiler mahkeme karşısına çıkması durumunda çocuğunuzu suçlayarak kendini temize çıkarma ya da cezada indirim sağlama çabasında oluyor. “Çocuğun da bundan zevk aldığını” söyleme. “Çocuğun istismarcıdan böyle bir talepte bulunmasını” söyleme gibi bazı çirkin ithamlarda bulunabiliyorlar.

Üstelik böyle çirkin bir şeyi çocuğunuzun isteği ile olmayacağını da aklınızda bulundurmanızı tavsiye ederim. “Olur mu canım öyle şey! Biz zaten bilinçliyiz” deyip geçmeyiniz, iş başa gelince insanlar gizli kalmasının derdinde oluyor. Hele ki aile içi cinsel istismarlarda saklama eğilimi çok daha fazla oluyor. Saklandıkça da cinsel istismar devam ediyor.

Sonuçta çocuğu istismar eden aileden tanıdığı biri ve o kişi çocuk üstünde baskı kurarak bunun çocuk tarafından saklı kalmasını sağlıyor. Korkan çocuk her defasında cinsel istismara boyun eğiyor. Söylemek istediği zamansa istismarcı tarafından tehdit ediliyor.

Testi bir yerden kırılana kadar bu kısır döngü devam ediyor.

Çocukluk çağı cinsel istismarlarında genellikle ilk olarak aklımıza yetişkinler tarafından maruz bırakılan istismar geliyor. Hâlbuki iki çocuk arasında gerçekleşen bir istismar da söz konusu ve göz ardında kalıyor.

Hoş, diğeri de göz önüne çıkarılmıyor tabi.

Kısaca çocuk istismarcısı, bir çocuğa cinsel anlamda dokunan kişi olarak tanımlanmakta.

Bunun önüne geçmenin bir yolu varsa o da çocuklarımızı bilinçli yetiştirmek. Bir yetişkinin onu nasıl sevmesi gerektiğini öğretmek. Hangi hareketin ne gibi anlamlara çıktığını anlatmak. Cinsel olarak çocuğa kendisini anlatıp farkına varmasını sağlamak.

Buradaki cinsel olarak çocuğa kendini anlatma, kız ya da erkek kimliğini öğretmek. Bu kimlik ile kendisini korumanın yollarını bilmesi demek.

“Çocuk bu abartıyordur” ya da “yanlış anlamıştır” demek yerine, size söylediği kelimelerin altındaki çığlıklara bakın. Aslında size anlattıkları, haykırdıkları kocaman şeyler var. Bedenlerine ağır gelen şeyler.

Hayatı bu çocuklara daha da ağırlaştırmayın. Çocuk istismarcılarını kabullenmeyin.

Bırakın çocuk kalsınlar. Bırakın da hayatlarını yaşasınlar. Oynayacak oyunları, yapacak resimleri varken, söyleyecekleri şarkıları varken çocuklarınızı çocukluklarından mahrum bırakmayın.

Unutmayın ki bu hayata bir insan borçlusunuz.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.