Medya Lokum | Biga Haberleri

banner

Ellerini yıkayan adam

Ellerini yıkayan adam
Sema Esen
Sema Esen( sema_esen17@hotmail.com )
07 Temmuz 2020 - 15:30
banner

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.

“O olmazsa yaşayamam” demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.

Yaşarsın çünkü.

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.

Bilir misiniz bu şiiri? Bilenler bilir, şiiri geri kalanı da harikadır. Hiçbir şeye gereğinden fazla bağlanmamak gerek diyerekten işler insanın ruhuna. Birkaç defa okuduktan sonra sahip olduklarınıza daha farklı bir gözle bakıyorsunuz. Körü körüne bağlanmanın insanı ne kadar acıttığını görme fırsatınız oluyor. Çünkü bazen bırakmak bağlanmaktan daha az acıtır.

Şimdi de insanların başka bir dönemde körü körüne bağlılıkları yüzünden acımasızca ölümüne sebep olunan bir bilim insanından bahsetmek istiyorum. Son zamanlarda Google arama motorunu kullananlar görmüştür. IGNAZ SEMMELWEIS.

Doğum ve ölüm arasında tuhaf bir bağ vardır. Her ikisi de bir birine çok benziyor. İnançlarımıza göre ölüm de yeni bir hayatın başlangıcıdır. Garip olan doğarken başlanması gereken hayatın son bulması.

Yani diyorum ki doğum da ölmek. Ne kadar büyük bir acımasızlık değil mi? Anne olmak ya da yeni bir hayata başlaman gereken yerde bir bilinmeze geçmek. İşte bu bilinmezliğe neden olan sebepler vardı ve kimse farkında değildi. Bir kişi hariç.

Temizliğin ve temiz olmanın önemi bu kadar artmışken Ignaz Semmelweıs gündeme geldi işte. Kendisi, az önce bahsettiğim doğumda ölüm olayını araştırmaya kalkmış. Bütün hikâyede burada başlamış.

Aslında kendisinin de doğumu sırasında ölümü gerçekleşmiş fakat bunu fark etmesi uzun ve acılı bir zaman almış.

Doğum sırada enfeksiyondan kaynaklanan ölümcül hastalık. Dile getirmek dahi korkunç. Taze doktor olan Ignaz Semmelweıs, diplomasını alır ve Viyana’ya gider. O dönemde yani yıl 1844 iken Viyana da sadece iki doğum kliniği bulunmaktaymış. Her iki klinikte de aynı yöntemler kullanılmasına rağmen ölüm oranlarının birinde daha yüksek olduğunu hemen fark etmiş tabi genç doktor. Bu gençlerden de hiçbir dönemde bir şey kaçmıyor doğrusu.

Ah şu gençler!

Kliniklerin birinde sadece ebeler bulunmaktaymış. Diğeri ise tıp fakültesi öğrencilerine eğitim vermek amacıyla kullanmaktaymış. Buna ek olarak bir de eğitim verilen klinik bölümünde bulaşıcı hastalık departmanı ve otopsilerin yapıldığı morg varmış.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?

Neyse. Semmelweıs’ın arkadaşı olan başka bir doktor otopsi sırasında yaralanıp kan zehirlenmesinden hayatını kaybetmiş. Ölen doktorun otopsi raporunda çıkan sonuç ise şaşırtıcı. Doğum yapmış ve doğumdan sonra ki sürede sağlık sorunları yaşamış kadınlarla aynı semptomlara sahip olduğu fark etmiş Ignaz Semmelweıs.

Bunun üzerine, kadavralarda bulunan ve doktorumuzun zehir diye adlandırdığı maddelerin klinikteki hamilelere bulaşıp lohusalık hummasına sebep olması ihtimali üzerinde durmuş.

Bu durum sonrasında bizim doktor, tüm öğrencilerden otopsi işlemlerinden sonra ellerini bir çeşit klor çözeltisiyle yıkamalarını istemiş. Sonuç mu? Mükemmel. Bizim doktor genç olduğu kadar başarılı da.

Ölümler neredeyse 10 kat azalmış. Ebelerin bulunduğu klinikte durum nedir diye merak ediyorsanız, orada zaten ölüm oranı çok düşükmüş. Bunun sebebi ise ebelerin otopsiye girmemesi.

Meyve veren ayağın taşlandığını her dönemde görmek mümkün. Ignaz Semmelweıs’ın bu başarısı hastane müdürü de dahil meslektaşlarını pek memnun etmemiş. Bu memnuniyetsizlik genç doktorun işini kaybetmesine sebep olmuş.

Sen kalk doğum yapan kadınların hayatını kurtar, ödüllendirmek yerine işinden etsinler. Kolay değil elbette insanların inandıklarını, körü körüne bağlandıklarını değiştirmek. Kimse çıkıp demez yoğurdum ekşi diye. Bütün suç mayadadır.

Viyana’da ki işinden ayrılıp Macaristan Pest’e doğduğu yere geri döndü. 6 yıl doğum bölümlerinin başı olarak çalışmış ve Pest Üniversitesinde Kadın Doğum Profesörü olarak görevlendirilmiş.

Doğum doktoru olarak çalıştığı dönemlerde ise anne ölümleri neredeyse tamamen azalmış. Semmelweıs, yaptığı önemli keşiflere rağmen meslektaşlarının çoğu bu keşiflere kuşku ile yaklaşmış.

Yani inançlarımızı bozma bizim Ignazcığım demişler.

Adam kitap yazmış yuhalamışlar. Ne kadar kötü eleştiri varsa maruz kalmış. Tıp topluluğunun da kendisini dışlaması üzerine bizim dahi doktor zihinsel sağlığından olmuş. Yani delirtmişler adamı.

En sonunda sokaklarda avare avare gezerken, alıp ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatırmışlar ve orada bir enfeksiyon sebebiyle de hayatını kaybetmiş.

Doktorumuz Semmelweıs, hastaneye yatmadan önce sokakta gördüğü çiftlerin önünü keserek “bebeğiniz olacağı zaman doktorunuza söyleyin, doğumdan önce mutlaka ellerini yıkasın” diyormuş.

Sadece ellerini yıkamalarını söylediği için olmuştu hepsi. Birden çok Kabil vardı bu sefer katil olan. Yine bir Habil’in sebebi olmuşlardı.

Ellerinizi yıkamam işte bu kadar önemli.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.