Medya Lokum | Biga Haberleri

banner

Üniversite menüsü: Üzüm hoşafı ve pirinç lapası

Üniversite menüsü: Üzüm hoşafı ve pirinç lapası
Sema Esen
Sema Esen( sema_esen17@hotmail.com )
07 Temmuz 2020 - 13:52
banner

Bu yazıyı yazmak için çok düşündüm. Öğrencileri anlamak, kendimi anlamak, geleceği anlamak dahası faydalı olmak için. Varabildiğim tek bir sonuç oldu; anlamıyordum. Ben öğrencilik hayatı yaşamış biri olarak öğrencileri anlayamıyordum. Öğrenci gibi düşünemiyordum. Evet, yazının konusu öğrencilerdi ancak ben onları anlayamıyordum. Düşünemedikçe anlamakta zorlaşıyordu. Sonradan fark ettim ki yalnız değildim. Çevremizde olup biten başka şeyler ve farklı hayatları anlamadığımız gibi öğrencileri de anlamıyorduk. Bize yazıklar olmalıydı. Yine de öğrencilere yazık oluyor. Zaten ülkemizde kime yazık olmuyor ki? Diğer üniversiteler için çok yorum yapmak istemiyorum ancak Çanakkale 18 Mart Üniversitesi konuya yakın akraba. Yıllar önce yurdun dört bir yanında cepheye gelen yiğitleri kucak açmış ölü bedenlerine toprak olmuş acılı bir şehir. Uzun yıllardır da ailelerinden kopup gelen gençlere yuva oluyor. Memleketimin bu konuda hiç sıkıntısı yok. Rektörlük biraz sıkıntı yaşıyor sanırım bu konuda. Yurdun dört bir yanından savaşmak için değil eğitim almak için gelen gençlere kötü bir ev sahipliği yapıyor. Aileleri zaten zor şartlar altında okutuyor çocuklarını yetmezmiş gibi ülke şartları da bu şartları aşılmaz hale getiriyor. Okumaya gelen bu genleri aileleri kendi ihtiyaçlarını yok sayıp okul harcını, yurt ödemelerini, kitap masraflarını karşılamaya çalışıyor. Yeri geliyor kendi bütçeleri için büyük borçların altına giriyor. Kimisi birkaç inek bakıyor kimisi soğukta inşaatlarda tuğla taşıyor. Neden? Çocuğu kendi çektiği sıkıntıyı çekmesin istiyor, çocuğu rahat bir hayat yaşasın istiyor. Ne komik bir hayal değil mi? Yaşayamıyoruz çünkü. Üniversite okurken gençleri kötüye itiyoruz. Geleceğimize yatırım yapmak yerine şov yapıp cebimize yatırım yapıyoruz. Ailesinden üç kuruş para yardımı alarak okumaya çalışan bir öğrenciden Çanakkale Belediyesi 2.10 TL toplu taşıma ücreti alıyor. Bu ücretleri belirleyen çalışanlar hiç öğrenci olmamış mı? Okumadan mı bu konuma gelmiş? Okuyorsa nasıl öğrencileri düşünemiyor? Sanırım onlarda benim gibi düşünemeyen, anlayamayan tarafta. Üzücü. Kötü ev sahiplerimiz çoğalıyor. İlçelerde de durum pek farklı değil. Avuç içi kadar ilçede ücretler avuçları yakıyor. Günde 5 TL ulaşıma veren öğrencimiz okula gelip yemek yemek istediğinde ise durum daha acı bir hale dönüyor. Üniversitenin yemekhanesinde ki yemeğe tam 3 TL ödüyor. Rektörlüğün açıkladığı ilk rakam 3.25 TL sonrasında öğrenci konseyi ile yapılan toplantıların ardından bu rakam 3 TL’ye çekildi. İşin şov kısmı tam da buradaydı işte. Geçen yıl 2.75 TL olan yemekhane ücreti daha da düşmesi beklenirken şok bir fiyat açıklandı ve şov başladı. Öğrenci konseyi yüce bir iş başarmış gibi fiyatta indirime gidildiğini ve 25 kuruş düşürdüklerini açıkladı. Böylelikle 3.25 TL olan ücret artık 3 TL idi. Elbette ki bu durum öğrencileri rahatlatmamış daha çok öfkelendirmişti. Çünkü olan bir şey vardı ve bu kesinlikle öğrencilerden yana değildi. 25 kuruş için büyük bir şov yapılmıştı. Öğrenci konseyi başkanı rahatla ortalıkta dolaşabilir. Tebrikler. 1 Lira parası kaldığı için intihar eden kız öğrenci vardı hani yakın zamanda. O kız gibi binlercesi de bizim topraklarımızda da var. Çünkü aileleri sadece bir çocuk okutmuyor. Çünkü aileleri sadece okuyan çocuklarına bakmıyor. Çünkü bazılarının ailesi bile yok. Gençler parasızlıktan okulu bırakıyor, okurken çalışıyor, intihar ediyor ya da çalıp çırpmaya başlıyor. Hayatlarının en güzel çağlarının ülkenin zor şartlarının temeline gömen gençler ileri de profesyonel hırsıza dönüyor. Olay zaten sadece ulaşım ve yemekle bitmiyor çünkü. Dayatmalarla aldırılan kitaplar, okul harçları, yurt ücretleri vs. Çanakkale 18 Mart Üniversitesi yemekhane listesine bir önerim var; üzüm hoşafı ve pirinç lapası. Bakıldığında bu gençlerde eğitim savaşı vermiyor mu okul cephesinde? Savaşın en çetini ve soğuğu. Geleceğini düşünmeyen ama gelecek nesiller yetiştiren bir üniversite, düşünemeyen, anlayamayan bir rektörlük. Sizde mi eğitim almadınız sayın rektör? Eğitim almadan nasıl bu mertebeye ulaştınız? Eğitim aldıysanız nasıl düşünemezsiniz? Nasıl anlayamazsınız ki bu gençleri? Bu ülkede nasıl yaşanır? Öğrenci olarak nasıl hayatta kalınır? Ben böyle yazı yazmayı nereden öğrendim?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.