banner
banner

Medya Lokum | Biga Haberleri

banner

Bir şair gördüm konuşurken, zambağa ‘siz’ diyordu

Bir şair gördüm konuşurken, zambağa ‘siz’ diyordu
banner
Saadet Avcı
Saadet Avcı( saadet.avci@medyalokum.com )
25 Temmuz 2020 - 12:09
banner

Bir şair gördüm konuşurken, zambağa ‘siz’ diyordu

bir gün
geleceğim ve bir haber getireceğim

damarlara ışık saçacağım
ve sesleneceğim içerden:
ey sepetleri uykuyla dolu olanlar!
elma getirdim, elma
…kızıl güneş.

geleceğim.
dilenciye bir yasemin vereceğim,
cüzzamlı güzel kadına da
yeni bir küpe…
köre diyeceğim ki: bak, nasıl da güzel bahçe!

çerçi olup dolaşacağım sokakları
ve sesleneceğim:
çiyci geldi, çiyci geldi, çiyci!
yoldan geçen diyecek:
sahiden de karanlıktır gece.
ve samanyolunu vereceğim ona.
köprüdeki kötürüm kızın
büyük ayıyı asacağım boynuna.
bütün küfürleri süpüreceğim dudaklardan.
bütün duvarları yıkacağım yere.
haramilere diyeceğim ki:
gülümseyiş yüklü bir kervan geldi!
bulutu parçalayacağım.
gözleri güneşe bağlayacağım
gönülleri aşka
gölgeleri suya
dalları rüzgara
sonra bütün bunları birbirine
ve çocuğun uykusunu da
cırcırböceklerinin mırıltılarına bağlayacağım.
uçurtmaları uçuracağım gökyüzünde,
saksılara su vereceğim.

geleceğim.
atların, sığırların önüne
okşayışın yeşil otunu serpeceğim.
susuz kısrağa çiy kovasını sunacağım.
yoldaki yaşlı eşeğin sineklerini kovacağım.

geleceğim.
ve her duvarın başına bir karanfil dikeceğim.
her pencerenin altında bir şiir okuyacağım.
her kargaya bir çam vereceğim.
yılana diyeceğim ki: kurbağa nasıl da fiyakalı ama!
barıştıracağım.
tanıştıracağım.
yol alacağım.
ışık içeceğim.
seveceğim.

İçimde sevgi, coşku ve tüm iyimserlik duygularını artıran bu şiirin sahibini tanımakta bir hayli geç kaldığımı düşünüyorum. Onun şiirlerini okurken yemyeşil alanlarda, toprağın içindeki tohumun çatlama sesini duyduğumu, rüzgârın uğultusunun derdini, çiçeklerin güneşe güzellik gösterilerini, suyun ayak seslerini, nilüferlerin şarkı mırıldandığını duyduğumu hissettim. Ağaçlara sarılan, zambağa “siz” diye hitap edecek kadar içinde tertemiz bir sevgi barındıran merhamet dolu bir adam.  Henüz geçtiğimiz sene bu şiiriyle tanıdığım,sevdiğim,hak ettiği kıymetin  görmesini istediğim bir şairden bahsetmek isterim.

Sohrab Sepehri (7 Ekim 1928; Kaşan – 21 Nisan 1980, Tahran), İranlı modern şair ve ressam.

Yirminci yüzyıl İran şiirinin önemli temsilcilerinden olup, “suya, toprağa ve rüzgâra” inanan şair olarak bilinmekte. Şiirlerinin neredeyse tamamında içindeki doğa sevgisinden bahseden şair, tüm düşüncelerini, yaşamını, hayallerini doğada var olan simgelerle özdeşleştiriyor.

suyu bulandırmayalım:
aşağılarda belki bir güvercin su içiyor
ya da hoş uzak bir köşede bir sığırcık kanat yıkıyor
ya da köyde bir testi doluyor

Resim eğitimi aldığı zamanlarda 23 yaşındayken ilk şiir kitabı Rengin Ölümü’nü 1951 yılında yayınladı. İçinde yakın arkadaşı Furuğ Ferruhzad’ın da yer aldığı Modern İran Şiirinin kurucularından biridir. 1953 Rüyaların Yaşamı adlı şiir kitabını yayınladı. 1960 yılında Tahran Bienalinde “ Güzel Sanatlar” dalında birincilik ödülü almış. Aynı anda hem resimler yapıp hem de şiir kitaplarını yayınlamış. 1961 Güneşin Göçüğü, 1961 Keder Şark’ı, 1967 Suyun Ayak Sesi, 1967 Yeşil Hacim, 1977 Biz Hiç, Biz Bakış. Aynı zamanda birçok ülkede resim sergileri yapıp, eğitim vermiş. Resim sanatıyla şiir sanatını birleştirip, resimde kendini ne kadar anlatamadıysa hepsini şiir etmiş. Bir resim’e bakıldığında çıkaramadığımız tüm anlamları bize uzun uzun anlatmış.  Klasik İran şiirinin kalıplarına uymadan serbest ölçülü şiirleriyle kendini kalıpların ardındaki anlamla ifade etmiş. Sevgiyi, birini diğerinden ayırmamayı, barıştırmayı, bir etmeyi, farkların olmadığı güzel dünyalardan geçiyor onun yolu.

“niçin at soylu hayvandır
güvercin güzeldir diyorlar
niçin kimsenin kafesinde akbaba yok
yoncanın kırmızı laleden neyi eksik
gözleri yıkamalı
başka türlü görmeli
sözcükleri yıkamalı
sözcük rüzgâr olup esmeli yağmur olup yağmalı”

Sohrab Sepehri, kendini hem şiirle hem resimle anlattığı zamanlarda 1980 yılının kışında kan kanserine yakalandı. Tedavisi için gittiği İngiltere’den Tahran’a döndükten kısa bir zaman sonra hayata veda etti. Ve doğa, sürekli onu işiten bir kulağı kaybetti…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner
banner

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.