27 Mayıs’ta Demokrat Biga’da yarım kalan yazı…

27 Mayıs’ta Demokrat Biga’da yarım kalan yazı…

KUPÜRLERDEN YANSIYANLAR

BİGA BELEDİYESİNİN ATANMIŞ BAŞKANLARI VE 27 MAYIS’TA DEMOKRAT BİGA’NIN YARIM KALAN YAZISI

Demokrat Biga gazetesi, birçok il ve ilçede benzer isimle yayınlanan Demokrat Parti’ye yakın gazetelerden biri… 5 Aralık 1956 tarihli ilk sayısında künyesi şöyle:

Sahipleri: Sezai Suda, Saffet Akyıl, Cahit Renda… Sezai Suda, aynı zamanda gazetenin sorumlu müdürü…

Demokrat Biga’nın 7 Ocak 1958 tarihli 247. sayısında Cahit Renda ile ilgili bir ilişik kesme haberi yer almış. Bu sayıdaki künyede sahip olarak hala sorumlu müdür olarak da görülen Sezai Suda ile Mehmet Akyıl’ın adları var.

Demokrat Biga’nın Milli Kütüphane’deki son sayısı 10 Ekim 1960 tarihli. Bu 924. sayıda künyede tek isim kalmış: “Sahibi ve Mes’ul Müdürü Sezai Suda”… Muhtemelen yayınlanan son sayı da bu… Son sayıda Yassıada Mahkemelerinin birkaç gün sonra başlayacağına dair bir haber ve muhtemelen Sezai Suda’nın, S.S. imzasıyla yayınladığı bu konudaki bir yorum var. Başlığı “Memleket için hayırlı olsun…”

***

Neyse gelelim 26 Mayıs 1960 tarihli Demokrat Biga’da yer alan ve ertesi gün kesilecek olan yazıya.

Demokrat Biga’da 25 Nisan 1960 tarihinde bir yazı dizisi başlar. Bu yazının, Demokrat Parti’nin son yıllarında karşılaştığı sert muhalefete, özellikle de muhalif basına karşı aldığı sert tedbirler dolayısıyla eleştirilmesine bir tepki olarak yayınlandığı açıktır. R.K. imzasıyla yayınlanmaya başlayan yazı dizisinin başlığı “Demokratik sistem ve Adnan Menderes”…

Yazar, Adnan Menderes ve Adnan Menderes’nin geçmişine atıflarla, muhalefetin iddialarının boş olduğunu kanıtlamaya çalışır. Dizinin ilk yazısının ilk cümlesi şöyledir: “Demokrat Parti, Türkiye’de milli hâkimiyet rejimine, demokratik sisteme yani normal siyasi hayata ulaşılmasını temin etmek ve bu yolda Türk milleti tarafından açılacak hürriyet mücadelesine rehberlikte bulunmak için kurulmuştu.”

Bir ay boyunca yayınlanan yazıda hem Demokrat Parti’nin uygulamalarına hem de Adnan Menderes’in demokrasi ile ilgili konuşmalarına bol bol yer verilir.

26 Mayıs 1960 tarihli son yazının son cümleleri ise Adnan Menderes’in İzmir Demokrat Parti İl Kongresinde 21 Eylül 1958 tarihinde yaptığı konuşmadandır:

“Biz, devlet nizamının hürriyet rejimi ile beraber korunması lazimesini (gereğini), icabında müdafaa kuvvetini ruhumuzda görmekteyiz.”

Ne yazık ki ertesi gün, “Devlet nizamının hürriyet rejimi ile beraberliği”ne yapılacak saldırı karşısında, ne Menderes’in, ne Demokrat Partililerin, ne bu partiye oy verenlerin ve ne de demokratların ruhlarındaki müdafaa kuvvetinin yeterli olmadığı anlaşılacaktır.  

***

Akşamları yayınlandığı anlaşılan Demokrat Biga’nın 27 Mayıs 1960 tarihli sayısında şu haber var:

“Askeriye Hükümeti ele aldı

Bugün radyolardan öğrendiğimize göre dün akşam gece yarısından itibaren askeriye, hükümeti ele almıştır. Yine bu tebliğlerden öğrendiğimize göre kan dökülmemiştir. Türkiye’nin her tarafında bütün mülki amirler askeri garnizon kumandanlarının emri altına geçmişlerdir. Bütün vatandaşların can emniyetlerini askeriye muhafaza altına almışlardır. Yine bu tebliğlerde pek kısa bir zamanda serbest seçimlere gidilecek muvakkaten (sınırlı bir süre için) kurulmuş bulunan askeri idare, hükümet idaresini seçimde kazananlara bütün salahiyetleri ile devredecektir. Bütün vatandaşların hiçbir hadise çıkarmadan işleri ile normal olarak meşgul olmalarını verilecek emirlere riayet etmelerini tavsiye ederiz.”

***

Silahlı kuvvet karşısında, sivillerin tavrı hep böyle olagelmiştir. Tek istisna 15 Temmuz 2016 günü yaşananlardır. 12 Mart’ta, 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta, millet “Devlet başa…” demiş, verilen “hiza ve istikamet”e uymuştur.

Şahsi kanaatim, her şeye rağmen, demokrasiye vurulan darbeler ülkemizin demokrasi geleneğinin olgunlaşmasına katkıda bulunmuştur. Darbelerin, ülke ve demokrasiye verdiği zarar her seferinde daha iyi anlaşılmış, demokrasi içinde çözüm arayışları daha çok zorlanır olmuştur.

Ancak bu darbelerin izleri hala hem zihnimizde, hem de tahmin bile edemeyeceğimiz yerlerde durmakta.

***

Örnek mi? Biga Belediye’sinin web sitesine girdiğinizde eski başkanlarla ilgili linki (https://www.biga.bel.tr/eski-baskanlar) tıklarsanız, darbe döneminde atanmış ve seçilmemiş belediye başkanlarını görürsünüz…

27 Mayıs 1960 Darbesi’nin atadığı Binbaşı Hüseyin Lafçı, Kaymakam Halit Tokullugil, Kaymakam Necdet Kambur…

12 Eylül 1980 Darbesi’nin atadığı Kaymakam Mahmut Kaya…

Bu kişiler Bigalıların oylarıyla seçilmemiş, meşru hükumeti deviren darbecilerin atamasıyla Biga Belediye Başkanlığı makamına oturmuşlardır. Ancak ne yazık ki, hem Biga Belediye Başkanının makamının girişinde, hem de web sitesinde fotoğraflarıyla bulunmayı sürdürürler.

Bunun nedeni darbeleri demokrasimizin doğal parçalarından biriymiş gibi algılamamız olabilir mi?

1960 darbesinden sonra demokratik rejime zihnen de geçebilseydik ve bu garnizon komutanı ile kaymakamların isimlerini belediye başkanları arasında anmaktan vazgeçmemiz gerekmez miydi?

Eğer ilk darbenin atanmış belediye başkanlarının fotoğraflarını belediyenin duvarlarından indirebilseydik ikinci kez darbe yapılabilir miydi?

***

Cevapları kolay olmayan sorular…

Acaba bugünkü Belediye Başkanı Sayın Bülent Erdoğan bu fotoğrafları görmüş müdür?

Gördüyse aklına kaldırmak gelmiş midir?

En azından 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin muhatabı olan partinin bir mensubu olarak bu fotoğraf ve isimleri kaldırma onurunu kazanmayı düşünmez mi?

***

Bu yazıyı yazarken aklıma diğer belediyelerde de benzeri bir durum olup olmadığına bakmak geldi. Sadece Çanakkale’nin ve ilçe belediyelerinin web sitelerini ziyaret ettim.

Çan, Ayvacık, Eceabat, Ezine ve Gelibolu belediyeleri, web sitelerinde eski başkanlara yer vermemiş.

Sayın Ülgür Gökhan’ın başkanı olduğu Çanakkale Belediye’sinin sitesinde de (https://www.canakkale.bel.tr/tr/sayfa/1124-belediye-tarihi) hem 1960, hem de 1980 darbelerinin atadığı başkanların isimleri duruyor.

Lapseki (http://lapseki.bel.tr/yenisite/lapseki-belediye-eski-baskanlar/), Bozcaada (http://www.bozcaada.bel.tr/belediyemiz/eski-belediye-baskanlari/) ve Bayramiç (http://www.bayramic.bel.tr/HOME/INDEX/BELEDIYE/BELEDIYEMIZ/ESKI-BASKANLAR) belediyelerinin sitesinde 12 Eylül’ün atanmış başkanlarına yer verilmemiş.

Gökçeada Belediyesi’nin sitesinde 1960 darbesi başkanına yer verilmemiş, 1980 darbesi dönemine ise “Askeri Yönetim Dönemi” denmiş (http://www.gokceada.bel.tr/altsayfa.php?sayfam=3)

Yenice (http://yenicebelediyesi.bel.tr//Kurumsal/eski-belediye-baskanlari.html) Belediyesi ise hem 1960, hem de 1980 darbelerinin atanmış başkanlarına yer vermemiş.

***

Belki de bu 27 Mayıs günü, Türkiye çapında bir değişikliğin başlamasına vesile olur. Darbeler döneminin izlerinden biri daha silinir ve atanmış başkanların isimleri kaldırılır ya da en azından “atanmış” veya “darbe dönemi” ibareleriyle anılır…

Biga Demokrat Parti teşkilatı, muhtemelen bir geçit töreninde “Hakimiyet milletindir” yazısıyla… Önde Recep İkizler, arkasında Zühtü Zeren ve Demokrat Parti Biga İlçe Başkanı Ali Rıza Güven… Fotoğrafın aslı İkizler Ailesi arşivindedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir