<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Medya Lokum | Biga Haberleri</title>
    <link>https://www.medyalokum.com</link>
    <description>Biga Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.medyalokum.com/rss/roportaj-soylesi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 12 May 2026 14:27:50 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.medyalokum.com/rss/roportaj-soylesi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA["Biga'nın dinamik yapısı umut veriyor"]]></title>
      <link>https://www.medyalokum.com/biganin-dinamik-yapisi-umut-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyalokum.com/biganin-dinamik-yapisi-umut-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koronavirüs nedeniyle yaşanan pandemi süreci esnafları çok yıprattı. Mart ayında Biga’da 240 esnaf Bakanlık kararıyla kapatılırken, uzun süre hiçbir faaliyet gösteremediler. Çanakkale Esnaf ve Sanatka...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Koronavirüs nedeniyle yaşanan pandemi süreci esnafları çok yıprattı. Mart ayında Biga’da 240 esnaf Bakanlık kararıyla kapatılırken, uzun süre hiçbir faaliyet gösteremediler. Çanakkale Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkan Yardımcısı ve Biga Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı İbrahim Mutur, Biga’da esnaf ve sanatkarın durumunu Ahmet Tunç'a değerlendirdi.

Çanakkale’de banka ve kooperatifler aracılığıyla 225 milyon lira kredi kullanılırken, Biga’da bu rakam 40 milyonu buldu. Çanakkale genelindeki 22 bin esnaftan yaklaşık 8500’ü kredi kullanırken, Biga’da 5000 esnaf, sanatkar ve tüccardan 1500’ü kredi kullananlar arasına katıldı. Biga Esnaf ve Sanatkarlar Odası’ne üye kayıtları pandemi sürecinde de devam etti ve geçtiğimiz yılın rakamları daha ilk 6 ayda aşıldı.

<strong>BİGA’DA ESNAFLAR 40 MİLYON LİRA KREDİ KULLANDI</strong>

Biga’nın dinamik bir ekonomisi olmasının Çanakkale geneline bakıldığında avantaj olduğunu ifade eden Başkan Mutur; “Biga bana göre Çanakkale geneline baktığımızda daha az etkilendi. Biga’da 5000 civarında işletmemiz var. Ticaret Odası üyelerini de dahil ederek söylüyorum bu rakamı. 5000 esnaf, sanatkar ve tüccarda bunun yansıması daha az oldu. Biga ekonomik anlamda çok dinamik olan bir ilçe. Sanayisiyle, tarımıyla, esnafıyla önde gelen bir ilçeyiz. Bu hep böyle olmuştur. Bu süreci diğer il ve ilçelere kıyasla daha az hasarla atlattık. İlçe Hıfzısıhha Kurulu kararıyla kapatılan 240 işletmeyi ayrı tutuyorum. Bakanlıkça o işletmeler yeniden açılmış olsa da henüz eski iş hacmine ulaşamadılar. Berber, kuaför arkadaşlarda hala sıkıntı devam ediyor. İnsanların da alışkanlıkları değişmeye başladı. Kahveler hala açık ama oyun yok. İnsanlar toplanamıyorlar. Nargile yok. Toplumun da artık bakış açısı değişti. Doğal olarak bir tedirginlik var. Bunun dışında devletin bize yardımcı olduğu şu konu var. Kefalet Kooperatifi aracılığıyla kullandığımız krediler var. Bir de banka aracılığıyla kullandığımız krediler var. İl bazında bugün 4 bin 520 kişi direkt halk bankasından, 4 bin 53 kişi de kooperatif aracılığıyla kredi kullandı. Çanakkale il genelinde 22 bin esnafın 8500 kadarı kredi kullanmış oldu. Biga’da da kredi kullanan esnaf sayısı 1500’ü buldu. Biga’da 850 esnaf bankadan, 650 esnaf ise kooperatiften kredi kullandı. İl bazında 225 milyon gibi bir kredi kullandı esnaf ve sanatkar. Bu 225 milyon liranın 40 milyon liralık bölümü ise Biga’dan kullanıldı. 3 ay erteleme geldi bu kredilere. Pandemi süreci dolayısıyla” ifadelerini kullandı.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/f3e1783d-797f-48da-87e1-fe320569c4bd.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19821" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/f3e1783d-797f-48da-87e1-fe320569c4bd.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>“GEÇEN YILIN RAKAMINI BU YILIN İLK ALTI AYINDA BULDUK”</strong>

Biga Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na kayıt yaptıran esnaf sayısının geçtiğimiz yıllara göre çok arttığını ve 2020 yılında ilk 6 ayda bir önceki yılın rakamına ulaşıldığını söyleyen Başkan Mutur; “Biga’da 2018 yılında 180 esnaf kayıt yaptırdı. 153 esnaf kayıt sildirdi. 2019 yılında 207 esnaf kayıt yaptırdı. 192 esnaf kayıt sildirdi. 2020 yılının ilk 6 ayında 166 esnaf kayıt yaptırırken, 76 esnaf kayıt sildirdi. Temmuz ayında ise 34 esnaf kayıt yaptırdı. Kayıtlar eskiye döndü. Biz zaten pandemi sürecinde de kayıt yapmaya devam ettik. Ben bunu Biga’nın çok dinamik bir ilçe olmasına bağlıyorum. Biz 2014 yılında oda yönetimini devraldığımızda 1300 üyemiz var. Şu an üye sayımız 1900. 6 yılda 600 kişi arttı ama en az 300 kişi de sildirmiştir. 900 üye değişmiştir üye yapısı olarak. Bunu işlerin iyiliğine, işlerin çok düzgün olmasına bağlamıyorum. Biga’nın dinamik yapısı gelecek için umut veriyor. Ben bu şekilde düşünüyorum. Çanakkale merkezde hiçbir odada böyle bir artış yok. Biga’nın çevresiyle beraber oluşturduğu ticaret hacmi, ilçemizin artık küçük kasaba görüntüsünden çıkıp kentleşmeye başlaması da bunlarda etken diye düşünüyorum. İnternet satışları da son zamanlarda çok arttı. Bu sektörden de çok üye gelmeye başladı. Hiç aklımıza gelmeyen iş kolları çıktı. Stüdyo fotoğrafçılığı, internet satışları gibi. Evde tarhana, turşu yapıp da kayıt altına girmek isteyenler oldu” dedi.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/455615f0-b04a-46c0-90f6-da9f51c26ddb.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19822" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/455615f0-b04a-46c0-90f6-da9f51c26ddb.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>“PAZARCILARIMIZ ZORLANDILAR”</strong>

Pazarcıların yaşadığı sıkıntılara da değinen Başkan Mutur; “En uzun Lapseki sürdü. 3.5 ay gibi bir süre esnafımız Lapseki’ye açamadı. Hem meyve sebze ticareti yapanlar hem de tuhafiye işi yapanlar. Bugün itibariyle konuşuyorum. Gelibolu ve Eceabat hala dışarıdan esnaf almıyor. En son Lapseki almıyordu. Orada sorunumuzu çözdük. Herkes eski yerine açabiliyor. Burada dikkat edilmesi gereken sosyal mesafe konusu. Gelibolu ve Eceabat’ta belediyeler sosyal mesafeyi koruyamayacaklarını, pazar yerinin çok dağınık olduğunu ve kontrolün zor olduğunu öne sürüyorlar. Kısıtlamaların birer birer kalkmasıyla en son Lapseki çözüldü. İlçeler arası gidip gelmeler başlamasıyla Çan-Biga-Yenice üçgeninde hiçbir sorun olmadı. Çanakkale açıldı. Lapseki açıldı. Eceabat ve Gelibolu kaldı. Artık gidişata göre Kurban Bayramı sonrası onlar da alır diye tahmin ediyorum. Öte yandan Biga'da arefe Bigalı pazarcılarımız tarafından açılacak. Halkımızın bilgisine de sunalım böylece. Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Biga’da da İlçe Hıfzısıhha Kurulu kararlarına istinaden Kaymakamlığın talimatına bırakılan kararlar vardı. Kurul kararına istinaden kapatılanlar oldu. Biz bu süreçte ilk defa Ramazan Bayramı öncesinde dükkan kapattık. Bu Türkiye çapındaydı. Bunun dışında biz üç cumartesi Biga ilçe merkezinde işyeri kapattık. Bu Türkiye’nin hiçbir yerine olmadı. Bu da önemli. Bunun yanında esnaf sanatkara sosyal yardımlaşmadan destek istedik. Özellikle kapatılan 240 işyeri için. Kaymakamlık başta olmak üzere maddi durumu biraz sıkıntılı olanlara yardımcı oldular. Bunun yanında Ramazan’a denk geldiği için biz de yönetim ve denetim kurullarındaki arkadaşlarımızın da desteğiyle bir paket oluşturduk. Biz de ihtiyacı olanlar elimizden geldiğince destek olduk” şeklinde konuştu.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/04/3F8B760B-EC20-4792-B006-6F8E4F8FC4B9.jpeg" rel="nofollow"><img class="alignleft wp-image-16673" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/04/3F8B760B-EC20-4792-B006-6F8E4F8FC4B9.jpeg" alt="" width="1398" height="1046" /></a>

<strong>“BİZ SİLİNMESİNİ İSTEDİK”</strong>

Borçların silinmesini istediklerini ifade eden Başkan Mutur; “Sadece Biga ölçeğinde değil, Türkiye ölçeğinde de bu sıkıntı süreçte Bağkur ve Sigorta ödemelerinin ertelenmesini değil de sistemden bunların 3 ay boyunca silinmesini istedik. Bu talebimiz yerinde bulunmadı. Esnaf ve sanatkarın aidatları için üst kuruluşumuza ve Bakanlığa yazı yazdık. O da uygun görülmedi. Bir şekilde ticaretin devam etmesi, odaların yaşaması yönünde karar alındı. Biz de bunları gecikmeli de olsa tahsil etmeye başladık. Biga ölçeğinde yapmış olduğumuz işler vardı. Kaymakam’a ve belediye başkanımıza teşekkür ediyorum bu konuda. Bize çok yardımları oldu. Gerek sosyal yardım konusunda, gerekse kapanan işletmelerle ilgili. Başta maske konusunda sorun yaşandı. Biz kaymakamlıktan tedarik ettik. Daha sonra üst kuruluşumuz bünyesinde 70 bin maske ürettik ve üye sayısına göre 32 mesleki odaya dağıttık. En fazla maskeyi de biz aldık. En fazla üyeye sahip oda konumundayız şu anda. Esnaflarımıza dağıtımını yaptık. Bu süreçte çok sıkıldık, çok yorulduk. Kolay değil. Günlük ihtiyacını karşılayan esnaf arkadaşlarımız var. Haftada 3 gün pazara giderek yaşamını idame ettiren arkadaşlar var. Çevre ilçelerdeki pazarlara gidemeyince ciddi sıkıntı yaşadılar. Onlar bizlerle paylaştılar. Bizler de gerek vekil düzeyinde gerek bakanlık düzeyinde gerek belediye düzeyinde üst birliğimizin de destekleriyle sorunları ilgililerine ilettik” dedi.

<strong>“ÇOCUK BAŞI SIKIŞINCA KİME GİDECEK?”</strong>

Ağustos ayından umutlu olduklarını söyleyen Başkan Mutur, “Bayram nedeniyle belli iş kollarında hareketlilik gözleniyor. Çarşı merkezinde özellikle bir hareketlilik var. Bunu ben bayram alışverişine bağlıyorum. Eskiye döndük diyemeyeceğim. Esnaf sanatkar burada uzun süre kaybetti. 1 ay çalışmamak demek, 1 yıla maloluyor. Çok kolay telafi edilebilecek bir şey değil. Bir takım ödemelerde ertelemeler oldu. Bunlar yarın öbür gün tekrar üst üste gelecek. Bağkurumuz, vergimiz, belediye kiralarımız gelecek. Biz erteleme değil, silinmesinden yanaydık. Kredi kullandık. Şimdi 3 ay yine erteleme geldi. Şu an ertelemeyle gidiyoruz. Çocuk başı sıkışınca kime gider. Babaya gider. Esnaf başı sıkışınca kime gidecek? Devlete gidecek. Bu da bir gerçek. Devletimiz de sağ olsun, elinden geldiğince destek olacak. Bayramdan sonra yaz mevsiminde olduğumuz için aynı hareketliliğin ben devam edeceğini düşünüyorum. Ağustos ayına giriyoruz. Bu ay bizim normal esnafımız için ilk 15 günü iyi geçer. Son 15 gün ise sonbahara hazırlık gibi geçer. Bu Ağustos ayının da verimli geçecek diye düşünüyorum. Belirsizliklerin de bir an önce ortadan kalkmasına bağlı biraz da. Ağustos sonu gibi okulların açılacağı söyleniyor. Yüksek öğretimde kimi uzaktan kimi örgün öğretim devam edecek gibi. Esnaflarımız Eylül’ü bekliyor. Eylül’de öğrenci hareketleri, alışverişler, geliş gidişler başlar” ifadelerini kullandı.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/7beb38bc-4a62-4daa-8521-beb6da8a8336-1.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19824" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/7beb38bc-4a62-4daa-8521-beb6da8a8336-1.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>“BAYRAMLAR BEREKETTİR”</strong>

Bigalıların bayramını kutlayan Başkan Mutur, “Biz Çanakkale’de Ünal Özcan başkanlığında takriben 15 günde bir toplandık. Bütün ilçelerdeki esnaf ve sanatkarın durumunu masaya yatırmak adına. Bunu da biz birlik yönetimi olarak iyi atlattığımızı düşünüyorum. Birlik üzerine düşeni yaptı. Odalar da durumları gereği imkanlarını kullanarak esnafa yardımcı olmaya çalıştılar. Tüm halkımızın, esnaf ve sanatkarlarımızın Kurban Bayramı’nı kutluyorum. Bayramlar bizim için önemli. Bizim için iki tane dini bayramımız var. Bayram arefeleri esnaf ve sanatkar için her zaman bereketli geçmiştir. Ben bunu gerek inancımıza, gerekse ertelenmiş alışverişlere bağlıyorum. Herkes gücü oranında çocuğuna, torununa alışveriş yapar. Tabi eski bayramlar gibi olmayacak bu bayram. Çocuk babasından korkuyor, babası çocuğundan korkuyor. Ama yine de bereketli olacaktır. Tüm halkımızın bayramını canı gönülden kutluyorum. Daha iyi, güzel günlerde inşallah buluşuruz” şeklinde konuştu.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.medyalokum.com/biganin-dinamik-yapisi-umut-veriyor</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Jul 2020 09:30:02 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyalokumcom.teimg.com/crop/1280x720/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/T1-101.jpg" type="image/jpeg" length="32560"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Paşaçayı'ndan gelen mis kokular...]]></title>
      <link>https://www.medyalokum.com/pasacayindan-gelen-mis-kokular</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyalokum.com/pasacayindan-gelen-mis-kokular" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[RÖPORTAJ: AHMET TUNÇ

İlk duyduğumuzda çok heyecanlandık. Lavanta hasadına davet edilmiştik. Furkan ve Çiğdem'le buluştuk. Görev paylaşımımızı yaptıktan sonra yola çıktık. Biga'dan...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><strong>RÖPORTAJ: AHMET TUNÇ</strong>

İlk duyduğumuzda çok heyecanlandık. Lavanta hasadına davet edilmiştik. Furkan ve Çiğdem'le buluştuk. Görev paylaşımımızı yaptıktan sonra yola çıktık. Biga'dan Paşaçayı'na 40 dakikalık bir yol ve ardında mis gibi lavanta tarlası hayaliyle yola çıktık. Uzun araba yolculuğu özellikle beni biraz sarstı. Mahallelere dönen merkezleri betonla, taşlarla bezeli soğuk köy havasından biraz sıyrılmış bir sahne bizi karşıladı. Genel olarak yollar asfalt ve iyiydi. Taa ki köye girene kadar. Kısa süre önce yapılan bir çalışma nedeniyle köy meydanında geçiş oldukça sarsıntılı oldu. Yaklaşık 40 dakikanın sonunda hedefimize ulaştık. Yine her zamanki gülergüzüyle Hüseyin Gök bizi karşıladı.

Sağlı-sollu ağaçların gölgesinde, güzel bir koridordan geçtik. Toprak kokusuna, hemen tarla girişine depolanmış lavantaların kokusu eklenince büyülü bir sahne ortaya çıktı. Tarlada işçi kadınlar canhıraş çalışıyorlardı. Aynı gün ilk hasada Biga Kaymakamı Mustafa Can’ın da katılacağı konusunda önceden bilgilendirilmiştik. Bu sürede bol bol fotoğraf çektik. Lavanta ekimi konusunda bilgilendik. Keyifli sohbet ettik. Gök ailesiyle güzel zaman geçirdik. İşçilerle sohbet ettik. Hepimiz ayrı ayrı keyif aldık.

Paşaçayı Köyü’ndeki ilk lavanta hasadına protokol ziyaretçileri geldi. Özenle hazırlanmış atıştırmalıklar, tarladan toplanmış taze çilekler yendi, lavanta ve çilek konusunda bilgilendirildiler. Kalabalık bir şekilde gelen protokol, aynı hızla uzaklaştı. Biga Orman İşletme Müdürü İhsan Tunç’tan Orman Müdürlüğü’nün de Biga’da arıcılık için lavanta ekimi yaptığını ve yine yapacaklarını öğrendim. Lavanta ekimi ile ilgili kısaca bilgi edindim. Keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Gelelim lavanta konusuna…

Paşaçayı Köyü’nden aynı aileden 3 yol arkadaşı 2019 yılı Kasım ayında çıktıkları yolculuğun meyvesini toplamaya başladılar. Ortaklardan Hüseyin Gök ile toprak ve lavanta kokuların birbirine karıştığı oksijen yüklü tarladan yaptığımız söyleşiyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

<strong>Biz kısmen de olsa tanıyoruz. Medya Lokum okurları için de kendinizi tanıtır mısınız?</strong>

Üç ortak olarak yola çıktık. Ben Hüseyin Gök, biliyorsunuz eğitimciyim. Kazım Gök, İstanbul’da yaşıyor. Özel bir bankanın teknoloji departmanında çalışıyor. Üçüncü ortağımız Hasan Sezgin, özel bir şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışıyor. Üçümüz de Paşaçayı Köyü doğumluyuz. Aile büyüklerimiz halen bu köyde yaşıyor. Üç ortağın soyadlarımızdan da belli olduğu gibi akrabalıkları var.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/17adea6d-7964-4d55-aa3d-3a1caacd9468.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19245" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/17adea6d-7964-4d55-aa3d-3a1caacd9468.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>Lavanta banyolarda hoş koku için kullanılırmış. Eski Mısır'da mumyalamada kullanılmış. Lavantayı siz hangi alanda kullanılmak üzere üretiyorsunuz?</strong>

Ürettiğimiz yağ endüstriyel amaçlı üretilmiş bir yağ. İlaç ve kozmetik sanayisinde kullanıma uygun. Üretim için seçtiğimiz lavanta cinsi olan Lavandula Angustifolia endüstriyel alanda kullanıma uygun cinsler. Tabiki hoş kokusu ve diğer ağrı kesici gibi özellikleri de var. Ama bizim yönelimimiz endüstriyel amaçlı yağ üretmek, bu anlamda üretim yapmak isteyen üreticilere yardımcı olmak, yol göstermek. Sizler de gördünüz ki üretim alanımız tarıma elverişli olmayan araziler. Ata topraklarımızı bu çeşitli bitkilerle değerli kılmak istiyoruz.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/e54b102d-d249-4aad-b08c-8c6d0dac03c8.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19246" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/e54b102d-d249-4aad-b08c-8c6d0dac03c8.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>Depresyon, uykusuzluk, anksiyete, baş ağrısı ve diş ağrısı gibi fiziksel ağrıları tedavi etmek için kullanıldığı doğru mu?</strong>

Bu dedikleriniz gerçekten doğru. İnternet sayfamızda lavanta ile ilgili bir çok bilgiye ulaşabilirsiniz. Yaşadığım bir olayı anlatmak isterim. Başım müthiş ağrıdığı zaman bir iki damla saf lavanta yağını şakaklara sürüp beş dakika başa yapılan (şakaklara) masaj baş ağrımı hemen hafifletiyor. Tabi ki öncelikle tavsiyemiz bir hekime başvurmanız. Diş ağrısı konusunda bir bilgim yok ama lavanta kokusu evdeki haşereleri yok etmiyor, evi terk ettiriyor. Sivrisineği ve böcekleri evden uzak tutuyor. Depresyon ve uykusuzluk için çayı öneriliyor. Şunu da söyleyebilirim ki tarlalarındaki meyve ve sebzeleri yabani hayvanlardan (domuz gibi..) korumak için bizden lavanta fidanı isteyen çiftçiler var. Yoğun kokusundan dolayı yabani hayvanlar bu kokulu ortamda durmak istemiyor.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/5498f761-f86a-450a-9ded-30e430ba0e8a.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19247" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/5498f761-f86a-450a-9ded-30e430ba0e8a.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>Cilt ve saç tedavileri, yarılar ve ağrılar İçin losyonlarda ve kremlerde kullanılıyormuş?</strong>

Sorunuzda da belirttiğiniz gibi Lavanta eczacılık ve kozmetik sektörünün bir çok alanında kullanılıyor. Evdeki haşereleri kovmaktan tutun; cilt bakımı, baş ağrısı gibi birçok alanda kullanılıyor.

<strong>Kaç dönüm alanda ekim yapıyorsunuz? Siz hangi çeşit ya da çeşitlerini ekiyorsunuz? Tercih sebebiniz nedir? Ne zaman başladınız, yani kaç yıldır lavanta ekimi yapıyorsunuz?</strong>

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki ortağımız Kazım Bey’in bu işe başlamamızda büyük payı var. İstanbul’da yaşamasına rağmen Biga’yı, doğduğu köyü her zaman ziyaret eden, yörenin kalkınması için farklı fikirlerle gelen bir insandır. Özellikle köyümüzün tarıma elverişli olmayan topraklarında tarım yapmanın zorluğunu bilen biridir. Ki üç ortak da bunu farkında. Kazım beyin de, benim de farklı tarım denemelerimiz oldu. Erik ve kiraz bahçesi gibi. Lavanta konusunu Kazım Bey 5-6 yıl öncesi bize bahsetmişti. Benim lavanta hakkında fazla bilgim olmamasından dolayı ilk etapta ben pas geçtim. Fakat kendisi Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nde akademik bilgiler edinmeye başlamış. Çeşitli seminerler ve konferanslara katılmış. Kısacası kendini akademik olarak hazırlayarak tekrar elinde dosya ile lavanta konusunda konuşmamız gerektiğini söyleyerek geldi. Bizlere lavantayı tekrar anlattı ve kabul ettirdi. İşe başlama hikayemiz kısaca böyle. Daha sonra toprak analizleri ve devamında bir deneme bahçesi oluşturduk. Tabi ki bahçenin verilerini enstitüyle paylaştık ve bizlere yanıldığımız konularda yol gösterdiler. Buradan hareketle ilk yağımızı ve sonuçlarını aldık. Yağın analiz sonuçlarına göre ciddi yatırım yapmaya karar verip ilk etapta 40 dönüm arazimizde şu an başlamış durumdayız.(*)

Ticari değeri yüksek olduğu için tür olarak Lavandula angustifolianın alt ırklarını çalışıyoruz. Bunlar da sevtopolis, raya, hemus, yubileina ve druzhbadır. İlk fidelerimiz 2017 Kasımı’nda diktik. Ama 40 dönümlük arazimize 2019 Kasım ayında 80 bin fidan dikip 2020 Temmuz ayında ilk hasadımızı yaptık.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/a2.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19248" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/a2.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>Yetişme ortamı nasıl? Hangi topraklarda yetişiyor? Verimliliği nasıl?</strong>

Lavanta toprak yönünden seçici olmayan bir bitkidir. Kireççe zengin, süzek ve pH’sı 5.8-8.3 olan, kuru ve kalkerli topraklarda çok iyi gelişme göstermektedir. Kurağa, sıcağa ve soğuğa (-20 ile +40 derece) oldukça dayanıklıdır.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/61e8f1c2-87a6-4872-af14-c6adff91f45a.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19249" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/61e8f1c2-87a6-4872-af14-c6adff91f45a.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>Ekim dönemi ve hasat dönemi ne zaman? Pazarı nasıl?</strong>

Bu bitki ile büyük alanda ilk defa çalıştığımız için bazı konularda zorlandık. El emeği ile işleri çözümlemeye çalıştık. Bu sefer de maliyet büyüdü. Fakat önümüzdeki yıl makinaları kullanmayı planlıyoruz. 2019 ve 2020 yılı toplamında 300 işçinin yardımına ihtiyaç duyduk. İlk etapta ürünlerimizi başka bir firmanın distilasyonunda işleme tabi tuttuk. Fakat önümüzdeki yıl kendi ünitemizi kurarak bu işleri halletmeyi planladık. Eczacılık ve kozmetik sanayisi bizim doğal pazarımız.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/a3-2.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19250" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/a3-2.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>Siz bir marka oluşturmaya çalışmışsınız. Vizyonu olan bir proje olduğu görülüyor. Sizin lavantayla ilgili hayaliniz nedir? Neyi hedefliyorsunuz?</strong>

Markamız gıyabımızda oluştu aslında. Biz bile bu derece ilgi göreceğini anlayamadık. Bölgemizde bu büyüklükte yetiştiricilik yapan ilk oluşum olmamızın da katkısı büyük tabiki. Markamızın kaliteli işler yapmasını, yöreye öncülük etmesini düşünüyoruz. Neyi hedefliyorsunuz diye sorulan sorunun önü çok açık. Bu soruya kısaca şöyle cevap vermek isteriz, Bölgemizi, köyümüzü Tıbbi Ve Aromatik Bitkiler bölgesi veya köyü olarak hayal ediyoruz. Hayal kurmadan Hedef belirlenemiyor.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/26cb908e-4049-4b4c-8cfe-a2e471d20ec8.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19251" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/26cb908e-4049-4b4c-8cfe-a2e471d20ec8.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a>

<strong>Biga’da yaşayan biri sizden nasıl alışveriş yapabilir? Satış noktası var mı? Siz hangi firmalara ne için üretim yapıyorsunuz? Nasıl bir işletme modeliniz var?</strong>

Tarlalarımız Paşaçayı Köyünde Fide yetiştirme alanlarımız Biga merkezde bulunmaktadır. <a href="http://www.bigaromatik.com" rel="nofollow">www.bigaromatik.com</a> web sitemizden ve BigAromatik sosyal medya  hesaplarımızdan bize ulaşabilirler. 0 552 5282682 şirket hattımızdır. Satış Noktası gibi bir ön çalışmamız yok, ancak e ticaret yapan küresel firmalar üzerinden 1 Ekim 2020 itibari ile ürünlerimize ulaşabilirler. Sözleşme yaptığımız firmaların isimlerin reklam ve sosyal medya üzerinden paylaşıyor olacağız. İşletme modelimiz üreticiden tüketiciye direkt ürünü ulaştırmak üzerine olduğunu söyleyebiliriz.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/5ce31d14-a5b5-4a7b-a9e6-0b7fca9383c1.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19252" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/5ce31d14-a5b5-4a7b-a9e6-0b7fca9383c1.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a> <a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/39f7f18a-9d07-495f-bdd1-585a9ee082b0.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-19253" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/39f7f18a-9d07-495f-bdd1-585a9ee082b0.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.medyalokum.com/pasacayindan-gelen-mis-kokular</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2020 10:58:19 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyalokumcom.teimg.com/crop/1280x720/medyalokum-com/wp/uploads/2020/07/e54b102d-d249-4aad-b08c-8c6d0dac03c8.jpg" type="image/jpeg" length="35993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigortacılıkta da dijital dönüşüm başladı]]></title>
      <link>https://www.medyalokum.com/sigortacilikta-da-dijital-donusum-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyalokum.com/sigortacilikta-da-dijital-donusum-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Koronavirüs pek çok sektörde uygulamaları değiştirdi. Bu sektörlerden biri de sigorta sektörü oldu. Sigortacılıkta dijital dönüşüm de başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Koronavirüs pek çok sektörde uygulamaları değiştirdi. Bu sektörlerden biri de sigorta sektörü oldu. Sigortacılıkta dijital dönüşüm de başladı.</p>

<p>Uğur Mumcu Caddesi’nde Kızılay Biga Şubesi üstünde yer alan Tarhan Sigorta Aracılık Hizmetleri’nde sektörle ilgili bilgi almak için Bülent Canberk Tarhan ile buluştuk. Baba mesleği sigortacılığı 16 yıldır sürdüren Tarhan, koronavirüs sonrası sigortacılıkta da başlayan dijital dönüşümle ilgili sorularımızı yanıtladı.</p>

<p>“Dijital dönüşüm önemli ama yine de yaşadığınız yerdeki acentelerin dijital imkanlarından yararlanın” uyarısında bulunan Tarhan, Medya Lokum okurlarını bilgilendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>“DİJİTAL DÖNÜŞÜM VAR AMA…”</strong></p>

<p>Yaşadığımız bu süreçte hem poliçe satışı ve yenilemesinin hem de satış sonrası hizmetlerin uzaktan erişimle sorunsuz bir biçimde yönetilebildiğini belirten Tarhan, artık farklı bir sürece girileceğini ve dijital satış kanalı üzerinden poliçe satışlarının arttığını söylüyor ve ekliyor: “Salgınla beraber pek çok hizmeti online ortamda almaya başladık. Söz konusu sigorta olunca önceleri yüz yüze yapılan görüşmeler de online ortama taşındı. Pek çok ihtiyaç artık web üzerinden halledilirken sigorta ihtiyaçları ve bu konudaki gereksinimler de artık online mecralarda gideriliyor. Elbette sigorta şirketleri de bu değişime ayak uydurarak bugüne kadar kısıtlı olan dijital ortamda satışa sunulmuş ürün yelpazesini genişleteceklerdir. Bu dönemde kullanımının ciddi arttığını tespit ettiğimiz online doktor hizmeti gibi satış sonrası hizmetlerde de online ve dijital desteklerin artık her poliçeye entegre edildiğine şahit olacağız. Biz de Tarhan Sigorta olarak müşterilerimizin dijitalleşmeye uyumunu kolaylaştıracak adımlar attık.” <a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/t2-2.jpg" rel="nofollow"><img alt="" class="alignleft wp-image-18923 size-full" height="425" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/t2-2-e1593502332911.jpg" width="691" /></a> <strong>“YAŞADIĞINIZ YERDEKİ ACENTELERDEN YAPIN…”</strong></p>

<p>Dijital dönüşümle ilgili uyarıda bulunmayı da ihmal etmeyen Canberk Tarhan; “Gelişen teknoloji ile birlikte insanlar bilgisayar başında ya da telefondan araçlarına, konutuna, işyerine sigorta poliçesi düzenleyebiliyor. Ancak biz sigorta acenteleri olarak sigorta poliçesinin bulunulan bölgedeki acenteler kanalı ile satın alınmasını öneriyoruz. Çünkü telefon, internet ve banka kanalı ile yapılan satışlarda müşteriler herhangi bir hasar anında muhatap bulmada zorlanıyorlar. Ancak sigorta acentelerinin telefonları her daim açık ve istediğiniz zaman ulaşıp her türlü bilgiyi ve desteği size sunmak için hazır bekliyorlar. O nedenle ‘sigorta poliçesi acenteden alınır’ diyoruz. Biz de Tarhan Sigorta olarak dijital dönüşüme uyum sağlamak ve müşterilerimizin evlerinden de sigortacılık işlemlerine rahatlıkla ulaşabilmeleri için adımlar attık. İnternet adresimiz üzerinden online poliçe satışına başladık. Whatsapp hattımız üzerinden müşterilerimize anında ve hızlı bir şekilde trafik kasko ve dask teklifleri sunabiliyoruz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>ZORUNLU TRAFİK SİGORTASI</strong></p>

<p><strong>Başlangıcı da halkımızın “Zorunlu Trafik Sigortası” olarak bildiği “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası” olan ürün hakkında bilgi verebilir misiniz?</strong></p>

<p>Tabi konu aslına bakarsınız geniş ve detaylı, ancak çok kafa karıştırmayacak bir şekilde anlatmak isterim. Türkiye’de 23 milyon kadar kayıtlı motorlu araç var, ancak sadece 18 milyona yakın araç sigortalı. Trafik sigortanız sizi her durumda ve limitsiz korumaz. Bu nedenle de ‘trafik sigortam var nasıl olsa’ diye rahat olmamalı hiç kimse. Poliçenizin limitlerini ve kapsamını bilmeniz gerekiyor.</p>

<p><strong>Bu limitler ve bu limitlerin neyi kapsayıp kapsamadığı hakkında bilgi verebilir misiniz?</strong></p>

<p>Motorlu aracınızla karayolunda yapmış olduğunuz bir kazada, karşı tarafa verdiğiniz ve sorumlu olduğunuz maddi hasarı ve değer kaybını bir araca zarar vermişseniz 41.000 TL’ye kadar, kaza başına toplam 82.000 TL’ye kadar,&nbsp;(Yani birden çok araca veya yok kenarındaki banket, direk veya binaya verilen toplam zarar), zarar gören üçüncü kişilerin bakıcı giderleri 410.000 TL’ye kadar,&nbsp;(Tedavi giderlerinin tamamı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmaktadır) Kaza sonucu Sürekli Sakat Kalan üçüncü kişiye veya ölen kişinin destekten yoksun kalanlarına, kişi başı 410.000 TL’ye kadar Kaza başına hususi oto kullanıcısı iseniz 2.050.000 TL, otobüs kullanıcısı iseniz 4.100.000 TL’ye kadar kapsamaktadır. Ülkemizdeki araçların değerini düşündüğünüzde, özellikle maddi hasarlarda daha yüksek ihtimalle, bazı özel durumlarda ise bedeni zararlarda trafik sigortanızın tazminat limiti hasarı karşılamaya yetmeyebilir. Yetmediği durumda da zarar gören taraf için, kalan kısmı sizden hukuki yollarla tahsil etme imkânı doğar. Bu duruma düşmemek için kasko sigortanız varsa yeterli miktarda ihtiyari mali mesuliyet sigortası ek teminatı&nbsp;alma ya da kasko poliçenizdeki teminatı “sınırsız” olarak düzenletmek sizin yararınıza olacaktır. <a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/t1-41.jpg" rel="nofollow"><img alt="" class="alignleft size-full wp-image-18924" height="650" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/t1-41.jpg" width="866" /></a> <strong>NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?</strong></p>

<p><strong>Trafik sigortası hangi durumlarda tazminatı üçüncü şahıslara ödeyip size rücu eder?</strong></p>

<p>Ehliyetiniz yoksa veya yetersizse, yaptığınız kaza sonucu ödenen tazminat size rücu edilir. Trafikte ağır kusur işlemişseniz, yani bilerek ters yöne girmiş veya kırmızı ışıkta geçmişseniz<em>. (Bu durumda kasti olarak ağır kusur işlendiğinin sürücü tarafından itirafı veya mahkeme tarafından tespiti gerekecektir.)</em> Hususi araçsanız 0.50 promil, diğer araçlarda 0.21 promil üstü alkol almışsanız, yaptığınız kaza sonucu ödenen tazminat size rücu edilir. Yetkisiz taşıma yapıyorsanız, yani; taşıma belgenizin dışında yolcu taşıyorsanız, aracınızın istiap haddinden fazla yolcu taşıyorsanız, tehlikeli madde taşıma belgeniz yokken taşıyorsanız, ödenen tazminat size rücu edilir. Kaza yaptığınız yeri sebepsiz terk ederseniz, ödenen tazminat size rücu edilebilir.</p>

<p><strong>Nelere dikkat etmemiz lazım?</strong></p>

<p>Öncelikle ve mutlaka zorunlu trafik sigortanızı tabii ki yaptırmalısınız. Alkollü araç kullanmamalı, kullandığınız araca göre yeterli ehliyete sahip olmalı ve istiap haddini aşmamalısınız. Karayolu dışında trafik sigortanızın geçerli olmadığını&nbsp;aklınızdan çıkarmamalısınız. Ayrıca kaza yaparsanız&nbsp;olay yerini sebepsiz terk etmemelisiniz. Ölümlü ve yaralanmalı bir kaza değilse yanınızda muhakkak Kaza Tespit Tutanağını bulundurmalısınız.</p>

<p>(Röportaj: Ahmet Tunç)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.medyalokum.com/sigortacilikta-da-dijital-donusum-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2020 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyalokumcom.teimg.com/crop/1280x720/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/t2-2.jpg" type="image/jpeg" length="56941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Güneşin ciltteki etkilerinden nasıl korunacağız?]]></title>
      <link>https://www.medyalokum.com/gunesin-ciltteki-etkilerinden-nasil-korunacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyalokum.com/gunesin-ciltteki-etkilerinden-nasil-korunacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zararlı etkileri sadece kızarıklık, kaşıntı, yanma, soyulma ve lekelerle sınırlı olmayan güneş, özellikle çocukluk, ergenlik dönemindeki güneş yanıkları ve ileride gelişebilecek deri kanserleri açısın...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[Zararlı etkileri sadece kızarıklık, kaşıntı, yanma, soyulma ve lekelerle sınırlı olmayan güneş, özellikle çocukluk, ergenlik dönemindeki güneş yanıkları ve ileride gelişebilecek deri kanserleri açısından oldukça risklidir.

Güneş ışınlarına sürekli ve yanlış maruziyet, ilerleyen yaşlarda deri kanseri, bazı deri hastalıkları ve deri yaşlanması gibi sorunlara neden olabiliyor. ÇOMÜ Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sevilay Kılıç ile güneşin zararlı etkileri hakkında bilinçlenmek ve korunma yöntemleri üzerine konuştuk.

<strong>Kendimizi güneşten nasıl koruruz?</strong>

Güneşten korunmada dikkat edeceğimiz en önemli basamak özellikle güneş ışıklarının en dik olduğu saatler olan 10.00-14.00 arasında güneşten kaçınmaktır. Dışarıda olduğumuz saatlerde de daima gölgede durmak tercih edilmelidir. Yalnızca açık ve güneşli havalarda değil, bulutlu ve kapalı günlerde de ultraviyole (UV) ışınlarının %80’i dünya yüzeyine ulaşır. Plajda şemsiye altında oturulurken bile kumdan %25 oranında yansıyan ışınlar kolayca güneş yanığına neden olabilir. Aynı şekilde kar örtüsü de %50-95 oranında UV yansımalarına yol açabileceğinden dikkatli olmak gerekmektedir. UV ışınlarının %75’i 2 metre su derinliğine ulaşabildiğinden uzun süren yüzmelerde hem doğrudan hem de %5 oranında yansıyan ışık dikkate alınmalıdır.

<strong>Pasif güneşten korunma yöntemleri nelerdir?</strong>

Giysilerimiz güneşten korunmada önemli bariyer oluştururlar. Giysilerin koruma değerleri; dokuma sıklığı, kalınlığı, ıslak olması gibi faktörlere göre değişmekle beraber 15-30 güneş koruma faktörü (GKF=SPF) arasında değişir. Yine de UV’nin %20-30’u giysilerden geçebilmektedir. Kalın kumaşlar, sıkı dokunmuş kumaşlar, yıkama ile hafif çekmiş kumaşlar, beyazlatılmamış pamuklular, ipekliler, likra gibi sentetik giysiler, açık renkliler daha yüksek koruyucu etkiye sahiptirler. Solmuş veya ıslanmış giysilerin koruyucu özelliği daha düşüktür. Aynı zamanda şapka ve güneş gözlüğü de kullanılmalıdır. İdeal olarak 10 cm güneşliği olan ve ışık geçirmeyen dokumalı şapkalar tercih edilmelidir. Güneş ışınlarının gözdeki etkilerini ve katarakt oluşmasını önlemek için tam yaşlanma ve kırışıklık karşıtı (UVA)-UVB filtreli güneş gözlükleri kullanılmalıdır.

<strong>Güneşten Koruyucu nedir?</strong>

Güneşten koruyucular, güneşe karşı önemli bariyerlerimizdir. Deriye ulaşan UV ışınlarının absorbe edilmesine, yansımasına veya saçılmasına yol açarak, nüfuz etmesini engelleyen krem, losyon, jel veya sprey formundaki organik ya da inorganik maddelerdir. Güneş kremleri; kimyasal ve fiziksel koruma sağlayanlar diye iki grupta sınıflandırılabilir. Kimyasal koruma sağlayan kremler, deri tarafından emilen son derece kompleks kimyasallar içerir. Emilen kimyasallar, güneşe karşı bir bariyer oluşturarak UVA ya da UVB gibi zararlı ışınların derinlere ulaşmasını engeller. Fiziksel koruma sağlayan güneş koruyucular, piyasada 'mineralli' olarak da adlandırılan ürünlerdir ve cildin üzerinde örtü gibi beyaz bir tabaka oluştururlar. Bu tabaka, güneş ışınlarını bir ayna gibi geri yansıtarak deriyi korur. Hem UVA hem de UVB’ye karşı çok etkilidirler. Tahriş edici ve alerjik olmamaları nedeniyle son derece güvenilirdirler. İçeriklerindeki büyük partiküller nedeniyle gözle görülür beyaz tabaka oluşturarak rahatsızlık hissi verirler, sivilce oluşumunu tetikleyebilirler. Ancak son zamanlarda yeni mikronize partiküllü ürünler geliştirilerek bu yan etkileri azaltılmış̧, kozmetik olarak kabul edilebilirlikleri arttırılmıştır. Fiziksel koruyucuların, çocuklarda ve yüz bölgesinin korunmasında; kimyasal olanların ise vücut cildinin korunmasında kullanılması daha uygundur. Günümüzde hem fiziksel hem de kimyasal filtreleri birlikte içeren kremler de bulunmaktadır. Güneş kremlerinin koruyuculukları bilimsel olarak ortaya konulabiliyor ancak yan etkileri yani belirgin bir zararları olduğu konusunda bilimsel bir kanıt henüz yoktur. Bir güneş koruyucunun etkinliği ürünün SPF değerine dayanır. Güneş koruma faktörü (=SPF) 2-12 olan ürünler minimal, SPF 12-30 olan ürünler orta derecede, SPF 30’un üstündeki ürünler yüksek koruma sağlar. Güneşten koruyucular doğal deri rengine uygun şekilde seçilmeli, açık tene sahip kişiler daha yüksek koruma faktörlü kremleri tercih etmeli, ancak koyu tene sahip olunsa da yani her deri tipinde güneş koruyucular kullanılmalıdır. Açık tenli kişilerde güneş yanığı olasılığı daha fazladır.

<strong>Güneşten Koruyucular Nasıl Seçilir?</strong>

Güneşten koruyucu seçerken hem UVA hem de UVB’ye karşı koruma sağlayan geniş spektrumlu ürünler seçilmelidir. Güneşten koruyucular içindeki “fiziksel koruyucular” güneş ışınlarını fiziksel olarak engellediklerinden (ör: çinko oksit veya titanyum dioksit), geniş spektrumlu ürünlerde kimyasal koruyucularla birlikte kullanılırlar. Ortalama güneş alan bölgelerde kış aylarında SPF 15 kullanımı yeterli olsa da, yaz aylarında bu değer yetersiz kalır. SPF 15’in altında koruma kullanılmamalı, yaz ayları için en az 30 koruma faktörlü kremler kullanılmalıdır.

<strong>Güneşten koruyucular nasıl kullanılmalıdır?</strong>

Güneşten koruyucular, dışarı çıkmadan 30 dakika önce sürülmeli, 2-4 saatte bir yenilenmelidir. Güneşe çıktıktan 30 dakika sonra yapılacak ilk tekrarın etkinliği arttırdığı bildirilmektedir. Denizde, suda uzun süre kalınacağı dönemlerde suya dayanıklı formüller tercih edilmelidir. Güneşten koruyucular yüzme, aşırı aktivite ve kurulanma sonrası tekrar uygulanmalıdır. Güneşten koruyucuların etkili olabilmeleri açısından bol miktarda kullanımları çok önemlidir. Güneşten koruyucuların UV’ye maruz kalan tüm alanlara yeterli kalınlıkta, katman oluşturacak şekilde ovalamadan uygulanması gerekir. İdeal olarak kremler 2 mg/cm2 sürülmelidir. Bu miktar sadece yüz dikkate alındığında kabaca 1/3 çay kaşığı kadardır. Bu miktarın dörtte biri sürüldüğünde, ürünün koruyuculuğu 8 kat düşmektedir. Güneşten koruyucular, güneşe maruziyet süresini uzatabilmek için kullanılmamalıdır; çünkü böyle bir kullanım bazı güneşten koruyucular tarafından filtre edilmeyen ya da daha az filtre edilen dalga boylarına maruziyeti artırabilir.

<strong>Çocukları güneşten nasıl korumalıyız?</strong>

Çocukluk çağında, bir ya da daha fazla su kabarcıklı güneş yanığı, kişinin melanom yani deri kanseri geliştirme olasılığını iki kattan fazla arttırır. Kişiler tüm yaşamları boyunca alacakları toplam UV’nin %50’sine yaşamlarının ilk 20 yılında maruz kalmaktadır. Bu nedenle özellikle çocukların güneşten korunması, ileri yaşlarda gelişebilecek deri kanserlerinin önlenmesi açısından çok önemlidir. 6 aydan küçük bebeklerin uygun giysiler seçilerek ve fiziksel korunma yöntemleri ile uzun süreli direkt güneş maruziyetinden korunması, 6 aydan sonra ise bu yöntemlere ek olarak yüksek koruma faktörlü ürünlerle korunmaları gerekmektedir.

<strong>Güneşten koruyucular D vitamini sentezini etkiler mi? </strong>

Özellikle büyüme ve gelişmede önemli etkisi olan D vitaminin en önemli kaynağı güneş ışınlarıdır. Güneşten koruyucu kullanımının D vitamini sentezine engel olacağı korkusu hastaların korunmadan kaçınmalarına neden olmuştur. Oysa sadece el ve yüz bölgesinin güneşe günde 10-20 dakikalık maruziyeti, düzenli güneş koruyucu kullanılsa dahi en yüksek vitamin D üretimini sağlar. Güneşten faydalanma mutlaka belirli kurallar çerçevesinde olmalıdır. Çocuklarda güneşlenme süresi kadar güneşlenmenin yapıldığı zaman dilimi de önemlidir. Bu süre 15 dakikayı geçmemeli ve sabah 10.00’a kadar veya 16.00’dan sonra olmalıdır. Bronzlaşma ile D vitamini üretimini azalır. Artan yaşla birlikte de deriden D vitamini sentezi ileri derecede azalır. Bütün bu sebeplerden dolayı, D vitamini eksik olduğu takdirde, sentezi için kansere yol açabildiği kesin olarak bilinen güneş ışınları yerine, dışarıdan D vitamini desteği alarak bu eksiğin giderilmesi daha mantıklı görünmektedir.

<strong>Covid-19 ve D vitamini </strong>

Birçok insan bağışıklık sistemlerini güçlendirmek için C vitamini, D vitamini, çinko, yeşil çay veya ekinezya gibi bazı takviyeler alırlar. Yapılan çalışmalar sonucunda bu takviyelerin bağışıklık sistemi fonksiyonunu etkileyebileceği ancak Covid-19 enfeksiyonundan korunma veya hastalığı tedavi etme gibi bir etkilerinin olmadığını göstermiştir.

<strong>Röportaj: Gökçe Güzel</strong></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.medyalokum.com/gunesin-ciltteki-etkilerinden-nasil-korunacagiz</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2020 10:24:39 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyalokumcom.teimg.com/crop/1280x720/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/T1-32.jpg" type="image/jpeg" length="87317"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sevgül Bozoğlu: “Biz hazırız”]]></title>
      <link>https://www.medyalokum.com/sevgul-bozoglu-biz-haziriz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyalokum.com/sevgul-bozoglu-biz-haziriz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Biga’da İlçe Başkanı Enes Şahin'in davetiyle Yeniden Refah Partisi Biga İlçe Kadın Kolları Başkanı olan Sevgül Bozoğlu, Medya Lokum’dan Çiğdem Özden Demiray’a konuştu. Bozoğlu konuşulan erken seçim ta...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>Biga’da İlçe Başkanı Enes Şahin'in davetiyle Yeniden Refah Partisi Biga İlçe Kadın Kolları Başkanı olan Sevgül Bozoğlu, Medya Lokum’dan Çiğdem Özden Demiray’a konuştu. Bozoğlu konuşulan erken seçim tartışmalarıyla ilgili de net konuştu ve “Biz hazırız” dedi.

“Zamanla düşünceler değişebiliyor. Fikirler değişebiliyor. Benim de görüşlerim zamanla değişti. Benim için en doğru yerin Yeniden Refah Partisi olduğuna karar verdim” diyerek Yeniden Refah Partisi’ne geçişini yorumlayan Sevgül Bozoğlu 39 yaşında, 20 senelik evli ve 2 kız çocuğu annesi.

Yeniden Refah Partisi’ne geçişiyle birlikte Kadın Kolları Başkanlığı’na atanan Sevgül Bozoğlu Medya Lokum’a yaptığı açıklamada; “Yeniden Refah Partisi İlçe Başkanımızdan teklif geldi. Ankara’dan haber gelmiş sanırım. O aracılıkla bana ulaşıldı. Zaten kafamda yatıyordu. Ben seçim zamanı 3-4 defa istifa etmeyi düşünmüştüm. ‘Şimdi sırası değil, dur’ demiştim kendime. Nasip bugüneymiş. 18-40 arasında kadın grubumuz var. Genciz hepimiz. 84 kadın üye sayısına ulaştık. Elif Erbakan’la görüştüm ilk. Biga için ‘arkanızdayız. Çok güzel çalışmalarınız var. Her zaman arkanızdayız’ dediler. Çok sıcak karşılandık. Bu desteği de arkamıza alınca bizim heyecanımız da katlandı” dedi.

Medyada yer bulmakta zorlandıklarını ifade eden Bozoğlu; “Türkiye genelinde her ilde teşkilatlanmamızı tamamladık. Çok büyük bir kitlemiz var. Medyada kendimize yer bulamıyoruz. Ciddi bir medya ambargosu ile karşı karşıyayız. Zamanında Necmettin hocamıza da engel koymuşlar. Biz bunu aşacağız inşallah” ifadelerini kullandı.

Birlik ve beraberlik içinde ve siyasi çatışmalardan uzak biçimde bir siyaset anlayışına sahip olduklarını söyleyen Başkan Bozoğlu; “Biz faiz borç ekonomisinden kurtulmak istiyoruz. Kendi üretim ekonomimize geçmek istiyoruz. Her şeyde milli olmak istiyoruz. Bu altyapıya da sahibiz. Milli üretim aslında her şeyden öncesi. Başka bir ülkenin boyunduruğu altında siyaset istemiyoruz. Biz kozmopolitan olacağız. Herkesle iletişim kuracağız. AB ya da Arap dünyası arasında bir seçim yapmayacağız. Borç alarak borç kapatma devrini kapatacağız. Rahmetli Erbakan hocamızın izinden ayrılmayacağız. Hocamız Almanya’dan Türkiye’ye gelip gümüş motoru kurduğunda da bu böyleydi. Biz olası tüm erken seçim senaryolarına da hazırız. Türkiye olarak da hazırız. 700 ilçe teşkilatımızla, il teşkilatımızla, ana kademelerimizle her şeyimizle hazırız. Kongrelerimizi de tamamladık. Seçime girebiliyoruz. En yakın tarihte kurulan partiler arasında seçime girebilecek tek parti biziz şuan. Biz çalışmalarımızı siyasi çatışmalar üzerine kurmuyoruz. Kadınlarımızla birlik ve beraberlik içinde hareket etmek üzerine kurduk tüm çalışmalarımızı. Hiç ayrım yapmadan birlik olalım istiyoruz. Biz parti binamızda her hafta kadınlarımızla toplanıyoruz. Sohbet ediyoruz. Sorunları dinliyoruz. Gelecek hedeflerimizi belirlerken hep birlikte istişarelerde bulunuyoruz” dedi.

Fatih Erbakan’ın Cumhurbaşkanı olduğu bir sistemin kurulması için çalıştıklarını ifade eden Bozoğlu; “İlçe Başkanımız Enes Şahin başkanlığında güzel bir yolculuğa çıktık. Genel Başkanımız Dr. Fatih Erbakan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği bir sistemin mücadelesini veriyoruz. Ülkemizin geleceği için Milli Görüş’ün ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Biz kimseyle çatışmak istemiyoruz. Ülkemizin geleceği, bütün farklı görüşlerin bir arada çalışmasıyla doğru orantılı. Kimseyi ötekileştirmeden genel başkanımızın talimatları doğrultusunda azimle çalışacağız. Ben son söz olarak tüm kadınlarımızı partimize davet ediyorum. Çayımız, kahvemiz, hoş sohbetimizle herkesi bekliyoruz” ifadelerine yer verdi.

<a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/4a578230-89ff-4a31-9577-58873ff14bb0.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-18618" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/4a578230-89ff-4a31-9577-58873ff14bb0.jpg" alt="" width="1200" height="1600" /></a> <a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/8b362dd5-cb95-4ea9-af81-3d3f8ef0f761.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-18619" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/8b362dd5-cb95-4ea9-af81-3d3f8ef0f761.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a> <a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/27e6877c-8238-44e8-8f2a-59866542eb85.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-18620" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/27e6877c-8238-44e8-8f2a-59866542eb85.jpg" alt="" width="1200" height="1600" /></a> <a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/31b895e4-45ef-4e42-be2e-7919b77bc7c2.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-18621" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/31b895e4-45ef-4e42-be2e-7919b77bc7c2.jpg" alt="" width="1600" height="1200" /></a> <a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/bda32e05-80f6-494b-bdc9-39edc499d85d.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-18622" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/bda32e05-80f6-494b-bdc9-39edc499d85d.jpg" alt="" width="721" height="960" /></a> <a href="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/e3764327-8961-4e78-9273-7ed23e1051a1.jpg" rel="nofollow"><img class="alignleft size-full wp-image-18623" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/e3764327-8961-4e78-9273-7ed23e1051a1.jpg" alt="" width="741" height="960" /></a></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.medyalokum.com/sevgul-bozoglu-biz-haziriz</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2020 16:18:10 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyalokumcom.teimg.com/crop/1280x720/medyalokum-com/wp/uploads/2020/06/4a578230-89ff-4a31-9577-58873ff14bb0.jpg" type="image/jpeg" length="47558"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA["Kadın olmak zor ama..."]]></title>
      <link>https://www.medyalokum.com/11765</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.medyalokum.com/11765" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güçlü ve güzel bir kadın. Başarılı bir esnaf. Özel sektörü iyi biliyor. İşine hakim. Moda konusunda Biga’da bir ikon. İletişime ve eleştiriye açık. Bence en önemli yönü de bu. Sıfırdan ve düşük bütçelerle başladığı işinde planlı hareket ederek iyi bir marka oluşturdu. Hedefleri gerçekçi. Gelecekten umutlu. Serpil Baykal’dan bahsediyorum.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p class="has-text-color has-vivid-red-color"><strong>(Çiğdem Özden Demiray’ın röportajı)</strong></p>

<p class="has-text-color has-vivid-red-color"><strong>Güçlü ve güzel bir kadın. Başarılı bir esnaf. Özel sektörü iyi biliyor. İşine hakim. Moda konusunda Biga’da bir ikon. İletişime ve eleştiriye açık. Bence en önemli yönü de bu. Sıfırdan ve düşük bütçelerle başladığı işinde planlı hareket ederek iyi bir marka oluşturdu. Hedefleri gerçekçi. Gelecekten umutlu. </strong></p>

<p class="has-text-color has-vivid-red-color"><strong>Serpil Baykal’dan bahsediyorum.</strong></p>

<p class="has-text-color has-vivid-red-color"><strong>Mağaza girişinde video çekerken yakaladım. Paylaşım yapacakmış. Güleryüzü ile karşıladı bizi. Serpirella Butik’te tadilatını yeni tamamlamış. “Bir günde tamamladık” diyor. Röportaj esnasında eksik işlerle ilgili boyacı gelerek son rötüşleri yapmaya koyuldu hatta.</strong></p>

<p class="has-text-color has-vivid-red-color"><strong>Tesadüf özgür kız reklamlarından Nil Karaibrahimgil’in ‘Ben ona resmen aşığım’ şarkısı bizi karşıladı. İşine aşık bir kadın, Serpil Baykal da. Sokağa bakan pembe bir vitrinin ardından rengarenk elbiselerle bezeli modern bir mağazaya adım attık.</strong></p>

<p class="has-text-color has-vivid-red-color"><strong>Benim için de çok heyecanlı bir röportajdı. Serpil’i yakından tanırım. İyi arkadaştır. Kendi başına ayakta durabilen kadınlara bayılıyorum. Heyecanım neyse ki strese dönüşmedi ve keyifli bir röportaj yaptık. Kadın ve erkeğin giyim anlayışı, Serpirella markasının ortaya çıkışı, günümüz moda anlayışını ve Serpirella Butik’in gelecek hedeflerini samimi bir sohbet havasında konuştuk. Giyim ürünlerinin satışı açısından zor bir caddede hayalini gerçekleştiriyor, Serpil. Hayal kurmak elbette çok önemli. Ancak hayalini projelendirenler, hayallerinin somut karşılığını ortaya çıkarabilenler yola çıkmış olur. Hayallerini yazıya döken, kendine inanan ve zorlu bir yolculuğa çıkarak Serpirella’yı hayata geçiren Serpil Baykal ile konuştuklarımız, yazıya dökebildiklerimizin hepsi burada.</strong></p>

<p><strong>“HAYALİMİZİ YAZIYA DÖKTÜK”</strong></p>

<p><strong>Serpirella yeni bir marka. Fakat kısa sürede herkesin adını bildiği bir butik olmayı başardı. Bize birazcık bu yolculuktan bahseder misin?</strong></p>

<p>Serpirella Butik, 2016 yılında benim memleketime geri dönüşümle başladı. Döndüğümde Biga’da yeni bir girişim planlamıştım. Bunun ne olacağını sonrasında yaptığım fizibilite ve araştırmalarla ortaya çıkardım. Bu alanda bir açık gördüm. Bununla ilgili finansal konuda Kosgeb bize destek oldu. Butiği projelendirdik. Ne yapacağımızı, hayalimizi yazıya döktük. Bu konuda da devlet desteği alarak hibe ile birlikte Serpirella’ya start verdik. 3 yıl bitti. Dördüncü yılımıza girdik. 4 yıldır her gün modayı takip ederek, gelişimleri takip ederek, yenilikler yaparak, sosyal medya gücünü kullanarak bu günlere geldik. Daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.</p>

<p><strong>“MODA YAKIŞANDIR”</strong></p>

<p><strong>Serpirella için moda nedir? Kişisel moda anlayışından biraz bahseder misin?</strong></p>

<p>Benim için moda; yakışandır. Bir şeyi takip etmeye çalışırsanız çok yorulursunuz. Kendinizi keşfetmeniz çok daha önemli. Kendinizi keşfederseniz, size neyin yakıştığını ya da neyle mutlu olduğunuzu bilirseniz o zaman zaten modanın kendisi siz olursunuz. İnsanlar sizi takip etmeye başlıyor. Biz de Serpirella’da bunu hedefliyoruz. Hiçbir firmayı örnek almıyoruz. Kopyala yapıştır yapmıyoruz. Kendi özgün tarzımızla moda anlayışımızı müşterilerimize yansıtmaya çalışıyoruz. Moda için kendini tanımak yeterli. Yakışmayan bir ürünü, sadece moda olduğu için giymek tasvip ettiğimiz bir durum değil.</p>

<p><strong>Kadınlar için ürünler satıyorsun. Hedef kitlen nedir? Mağazanın bir tarzı var, evet. Ama bunun için özel olarak belirlediğin bir hedef kitlen var mı?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her ürünü herkese satamazsınız. Bu şekilde yola çıkarsanız başarısız olursunuz. Tabiki Serpirella’nın da bir hedef kitlesi var. Bir yaş hedefi var. Tarz hedefi var. Bunları belirleyerek yola çıktık. Herkese kapımız açık. O konuda hiçbir sıkıntımız yok. Ama bir hedef kitlemiz ve hedeflediğimiz profil var. Yenilikçi, giyinmeyi seven, özgüveni yüksek, tarz kadınları giydirmeyi seviyoruz.</p>

<p><img alt="" class="wp-image-11781" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2019/10/İsimsiz-10-1.jpg" /></p>

<p><strong>“SADECE ELBİSE DEĞİL, FİKİR DE SATIYORUZ”</strong></p>

<p><strong>Fotoğraflarından da görüyorum. Aksesuar bir ürünü her şeyken, hiçbir şey haline de getirebiliyor. Tam tersi de olabiliyor. Ürünleri satarken de aksesurlar konusunda bir hassasiyetin olduğunu görebiliyorum. Şapka, atkı, küpe… Her şeyden bahsediyorum.</strong></p>

<p>Başlangıçta bunu hedefledik zaten. Müşterilerimiz geldiğinde tamamlanmış bir şekilde çıkmasını istiyoruz. Elbiseyi bizden alsın, sonra aksesuarını ve farklı bir tamamlayıcı ürününü başka yerden alsın, şeklinde çıkmadık yola. Ondan dolayı geldiklerinde, hedeflediğimiz tamamiyle, baştan sona, ayakkabı haricinde kendilerini tamamlamış bir şekilde buradan mutlu göndermek istiyoruz. Ayakkabıya daha giremedik ama ilerleyen dönemlerde belki olabilir. Çünkü biz burada fikir de satıyoruz. Sadece kıyafet satmıyoruz Serpirella’da. Fikirlerimizi de sattığımız için, insanlara kendi bünyemizde olan ürünlerle ‘Bak bunu bunu yaparsan çok güzel olur’u canlı göstermek durumundayız. Tarif ederek başka bir yöne yönlendirip akıllarını karıştırmak istemiyoruz.</p>

<p><strong>“KADIN İÇİN ALIŞVERİŞTE İHTİYAÇ DİYE BİR ŞEY YOK”</strong></p>

<p><strong>Erkeklere ürün satacak mısın?</strong></p>

<p>Bu soru çok geliyor. Serpirella, bir kadın giyim mağazası. Böyle başladık. Orta vadede böyle bir planımız yok ama hayat neler gösterir bilemeyiz. Şuan için ticari olarak erkek giyim düşünmüyoruz. Biz yatırımımızı kadınlara yapıyoruz.</p>

<p><strong>Neden?</strong></p>

<p>Kadının kıyafet anlayışı ile erkeğin kıyafet anlayışı çok farklı. Kadın için ihtiyaç diye bir şey yok. Erkeklerde de tabii spesifik örnekler var ama genel konuşuyorum. Kadın her durumda kendine o anı yaratabiliyor. Sebep bulabiliyor. Erkek için biraz daha ihtiyaçtan ibaret giyinme. Eskimişse, artık kullanılmayacak duruma geldiyse ya da özel bir yerde giyilecekse… Ama kadın öyle değil. Kadın sabah uyandığında, evden çıkarken üstündeki ürünü beğenmeyip gün içinde yeni bir ürün almak isteyebiliyor. Ama böyle bir erkekle daha ben karşılaşmadım. Onlar genelde bu konulara çok takılmıyorlar. Kadın için dış görünüş, giyim çok önemli.</p>

<p><strong>Pekii şöyle bir şey olmaz mı? Burası bir kadın mağazası. Kendine alışveriş yapmaya gelen bir kadın hayatındaki erkeğin gardırobundaki eksiklerin farkında ve burada erkek ürünleri satılıyor olsaydı eğer, onu da tamamlamaz mıydı?</strong></p>

<p>Kadınlar olarak daha çok benmerkezciyiz. Biz şunu şöyle yaşıyoruz. Mesela erkek olarak değil de, biz kadın giyim ürünü satıyoruz. Bir arkadaşına hediye bakmaya gelip, arkadaşına hediye almadan, kendine hediye alarak mağazadan çıkabilen bir profil olabildiğimiz için… Hani ben bunu eşime alayım demek yerine ikinci ürünü tercih ediyoruz.</p>

<p><strong>“HER GARDIROPTA OLMASI GEREKEN…”</strong></p>

<p><strong>Kadınların dolabında mutlaka bulunması gereken yegane parçalar nelerdir? Burada satılan ya da satılmayan ama mutlaka bulunması gereken, her tipten kadından bahsediyorum.</strong></p>

<p>Her kadının en sevdiği renk siyahtır. Sadece kilo örtücü özelliğinden dolayı değil. Bence asilliği daha ön planda. Siyah giyen kadınların kendilerini daha iyi hissettiklerini mağazada görüyorum. O açıdan siyah elbiseler, detaylarının bence önemi yok, düz siyah elbiseler, diğer tamamlayıcı ürünlerle şıklaştırabileceğimiz siyah elbise mutlaka her kadının dolabında bulunması gereken ilk parçalardan biridir diye düşünüyorum.</p>

<p><strong>Beyaz tshirt ve Jean gibi mesela ayrıca değil mi?</strong></p>

<p>Jean giymeyen kadın var mı, ben bilmiyorum. Ben çok karşılaşmadım ama basic ürünler mutlaka olmalı. Siyah Jean, beyaz basic tshirt, siyah elbise… Ondan sonrasını kişinin tarzı belirliyor. Ama bunlar çoğu kadının dolabına baktığımızda olan ürünlerdir.</p>

<p><strong>Sosyal medya başta olmak üzere medya unsurlarının önemini kavrayan birisisin. Hatta her dakika Serpirella Butik’i oradan takip edebiliyoruz. Hatta butiğin önünde biraz önce karşılaştığımızda da çekim yapıyordun. Sosyal medya kullanmayan biri sizden nasıl haberdar olacak?</strong></p>

<p>Telefon kullanımını şu anda şart olarak görüyoruz. Çocukların elinde dahi telefon var. “Ben annemin telefonundan sizi takip ediyorum” diyen çocuklarla karşılaşıyorum. Telefonla ulaşılabileceğiniz tüm iletişim kanallarını kullanıyoruz. Bunun bize getirisi çok fazla. Onun dışında yapılabilecek farklı reklam seçenekleri var. Bizim tercihimiz erişim açısından boşa kürek çekmemek. Ya da hızlı etkileşim sağlamak.</p>

<p><strong>O zaman zaten hedef kitlen de o değil mi? Yani o vizyonla takip eden insanları hedef kitlesi edindiğin için ‘offline olan arkadaşlara ihtiyacım yok’ diyorsun</strong></p>

<p>Biz sirkülasyonu çok yoğun bir firmayız. Bugün ürün paylaştığımızda yarın o ürünü bulamayabiliyorsunuz. Onun için sosyal medyayı ya da interneti çok daha aktif kullanan profil olması gerekiyor ki, bizim ürünümüzü çok hızlı bir şekilde yakalayabilsin.</p>

<p><img alt="" class="wp-image-11782" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2019/10/İsimsiz-8.jpg" /></p>

<p><strong>“MODADA DA HIZ HAKİM, HER ŞEY ÇOK HIZLI DEĞİŞİYOR”</strong></p>

<p><strong>2019 bitiyor. Modada da artık bir şeyleri geride bırakıyoruz. Yenisi gelecek. 2019 modası ile ilgili teknik olarak ne düşünüyorsun. Nasıl geçti 2019? 2019’un en keskin, en belirgin şeyi neydi? 2020’ye sarkıyor mu 2019’un modası?</strong></p>

<p>Son dönemde modada şöyle bir şey var. Eskiden bir sezon olurdu. 2018-2019 Yaz-Kış Kreasyonu gibi. Artık öyle bir şey yok. Çünkü her şey o kadar hızlı gelişiyor ve değişiyor ki; biz sezon kapanana kadar sezon açıyoruz. Bir sezon açılıp o ürünler üretilip sezon boyunca aynı ürünler dönmüyor. Yani şuan modada sezon değişimi 15 güne kadar düşmüş durumda. Biz de onun için bu hıza ayak uydurmaya çalışıyoruz. Çünkü yeni çıkan o ürünü, yeni çıkan o tarzı hemen satmadığımız durumda 15 gün sonra ya da bir ay sonra yeni bir tarz karşımıza çıktığı için, sezonu çok hızlı yakalamak gerekiyor. Birbirini takip eden bir süreç olmuyor. Hep yenisi geliyor. Bunun tabi geriye dönüşlerini çok görüyoruz. Tabiki bu döngü. Ne kadar üretebilirseniz, ne kadar arttırabilirseniz çeşidi, bir döngü olabiliyor. Ama bu yıl için özellikle deri çok yoğun tercih ediliyor. Her şeyde. Aksesuarlarda, kıyafetlerde. Kürk devam ediyor. Geçen seneden mesela pelüş patlamıştı. Aynı şekilde bu sene de devam ediyor. Biraz da ekonomik durum da bunu belirliyor. Yani Türkiye için. Piyasada eğer çok iyi bir yıla giriş yapmıyorsanız, firmalar da çok yeni ürünlere yönelemeyebiliyorlar. Biraz takip edilmesi gereken bir durum.</p>

<p><strong>“KADIN OLMAK ZOR EVET, AMA İŞ YAPMAMAK İÇİN BAHANE DEĞİL”</strong></p>

<p><strong>Kadın olmak çok zor. Her alanda çok zor. Kadınlara ürün satan bir kadın esnaf olarak Türkiye’de zaten problemler net de, Biga’da zor mu kadın esnaf olmak? Yoksa esnaflığın zorluğu dışında bir zorluk taşımıyor mu?</strong></p>

<p>Bu ülkede başlı başına kadın olmak çok zor. Buna esnaf olmanız, ev hanımı olmanız, özel sektörde çalışmanız, medeni durumunuz, çok güzel olmanız, çirkin olmanız başta olmak üzere çok etken var. Ben bu şekilde bahaneler üretmek istemiyorum. Kadın olmak zor diye kadınlar iş hayatında olmayacak, siyasette olmayacak, sivil toplum platformlarında olmayacak diye bir şey yok. Bunun kırılması lazım. Bu da yeni nesille olabilecek bir şey. O açıdan benim bu konuda Biga’da bir sıkıntım yok. Bunlara maruz kalmıyorum. Yaşadığım örnekler oluyor. Beni etkilemiyor. Ben işin daha çok biriken tarafına bakıyorum. Azınlık tarafına bakmıyorum. Biriken tarafında beni destekleyen, bu işte iyi bir yol izlediğimi söyleyenler olduğu sürece ben bu işi yapmaya devam edeceğim. Yılmayacağız. Mücadele edeceğiz.</p>

<p><img alt="" class="wp-image-11776" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2019/10/İsimsiz-2.jpg" /></p>

<p><strong>“AYAKLARI YERE BASAN PROJELER…”</strong></p>

<p><strong>Gelecekle ilgili projelerinden çok detay vermeden bahsetmek ister misin?</strong></p>

<p>Tabiki her firma gibi bizim de büyüme hedeflerimiz var. Ama nasıl büyümemiz gerekiyor? Bunu doğru planlamak önemli. Planlı büyüme hedefliyoruz. Daha uzun süreli varlığımızı devam ettirebilmek için, bünyemizde daha fazla istihdam sağlayabilmek için bunu planlı gerçekleştirmemiz gerekiyor. Yoksa bir balon gibi bir süre sonra işler patlayabilir. Esnaflıkta da, şirketlerde de, fabrikalarda da bu durum böyle. Hayallerimizin peşinden koşuyoruz. Hayallerimizden vazgeçmiyoruz. Hayal ederken de ayakları yere basan çalışmaların içinde olmaya özen gösteriyoruz. Önümüzdeki dönemlerde daha fazla ilde ya da ilçede Serpirella Butik tabelasını astırabiliyor olabilmek, franchise verebiliyor olabilmek, ticarette gücümüze güç katmak, bu alanda dediğim gibi ayrıca bir istihdam sağlamak bizim başlıca hedeflerimizden birkaçı. Bireysel ve çok bencilce bir büyüme hedeflemiyorum. Bu standartlarda hepimiz yaşıyoruz. Kazandığınız parayı bir yere kadar yiyebiliyorsunuz. Paylaşmadığınız sürece bir döngüsü olmuyor. Buradaki hedefimiz öncelikle kadın. Ondan sonra da işsizlikle alakalı gerek ülkemize gerekse Biga’ya katkı sağlayabilmek firma olarak.</p>

<p><strong>“ÖNCE KENDİNİZE GÜVENİN”</strong></p>

<p><strong>Devlet destekleri ile bu işe giriştin. Bu konuda girişim yapmak isteyen kadınlara ne söylemek istersin?</strong></p>

<p>Bu konuda biz çok soru geliyor. Hem Türkiye geneline hitap ettiğimiz sosyal medyadaki müşteri profilinden hem de Biga’dan çok geliyor. Tavsiye ediyor musunuz? Sizi tatmin ediyor mu kazançlarınız? Ne kadar bir sermaye ile girdiniz? Sizce ben de başarabilir miyim? gibi çok sorular alıyoruz. Özellikle aynı sektörde iş planlayanlardan daha çok soru alıyoruz. Görüşüyoruz geldiklerinde. Burada öncelikli olarak bireysel olarak kendinize güvenmeniz çok önemli. Size birileri bu Kosgeb olabilir, devlet olabilir, aileniz olabilir, arkadaşınız olabilir, sadece sermaye gücünü vermesiyle olabilecek bir şey değil. Tabiki katkıları çok büyük ama öncelikle sizin yapacağınız işe kendinizin inanması gerekiyor. Ben bu sokak, bu caddede bu işi açarken o kadar çok olumsuz geri bildirim aldım ki, bu işin olmayacağı ile ilgili. Çok zor bir cadde. Ticaretin çok aktığı bir cadde değil. Caddeden geçen insan sayısı belli. Çarşıda bir potansiyel var. Rakiplerimiz var. Pideci, yufkacı komşularım var. Sektör olarak çok bağdaşmıyoruz gibi gözüküyor ama burada bizim stratejik bir planlamamız var. İnsanları buraya getirebilmekti amaç. Bunu da başardığımızı düşünüyorum. Burası uzak bir lokasyon olarak gözükebilir. Oysa baktığınızda çarşının ana noktasını neresi kabul ediyorsanız, oradan buraya yürüme mesafesi 5 dakikanızı geçmez. Biz buna hedeflendik. İlla ki potansiyelin olduğu noktada duracağız diye bir şey yok. Bazen en iyi olarak gördüğünüz yer sizin işiniz için en iyi yer olmayabiliyor. Bana dönem dönem çok sayıda teklif geliyor. Şu mağaza boşaldı, taşınmak ister misin diye. Aslında benim için önerilen, bana uygun görülen yerler, benim için çok olumsuz yerler oluyor. Bunu iyi analiz etmek lazım. Ben mutlaka doğru girişimlerin arkasındayım. Kendi sektörüm dahi olsa. Firmalarıma kadar yardımcı oluyorum. Herkesin farklı bir yoğurt yiyişi var. Ondan dolayı o açılmasın, bu açılmasın gibi bir şeyim yok. Yeni işyerleri açılsın, kadınlar kendi ayakları üzerinde durabilsinler. Kendilerini geliştirsinler. Kadın bakış açısıyla farklı sektörlere katkı sağlasınlar. Kadın emeği ve kadın eli çok değerli. Kadınlar dokunduğu zaman farklılaştırıyor. İyi bir strateji her şeyden önemli. Çok iyi planlamak lazım. Bunu sadece karşı tarafa bakıp, Cem Yılmaz’ın Stand Up’ları gibi hesap yapıyorsunuz. “Şu kadardan bu kadar para kazandı” diye. “O zaman sahneye çıkın hadi güldürün” diyor. Ben de onun gibi düşünüyorum. Eğer güveniyorsanız güldürebileceğinize, o girişimi yapın. Ama kendinize güvenmiyorsanız, bu kabiliyetiniz yoksa esnaflık bence bir yetenek gerektiren bir şey. İletişim becerisi gerektiriyor. Karşıdakini çok anlamak gerekiyor. Müşteri daha bize geldiğinde yürüyüşünden o anki modunu çözüp ona göre bir yaklaşım sergilemeye çalışıyoruz. Zor ama keyifli.</p>

<p><img alt="" class="wp-image-11777" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2019/10/İsimsiz-11.jpg" /></p>

<p><strong>“KADINLAR SOSYAL YAŞAMIN İÇİNDE OLMALILAR”</strong></p>

<p><strong>Kadınların bitlikte iş yapabilmesi, özgüven kazanabilmesi için kooperatifçilik de önemli. Sen de Biga’da kadın kooperatifçiliği konusunda deneyim sahibisin. Bu konuda kadınlara ne demek istersin?</strong></p>

<p>Biga’daki kadın kooperatifinin ben çocukluğumdan beri içerisindeyim. O güne kadar kendi varlığını kendisine bile inandıramamış kişiler, bugün için hem ekonomik hem de sosyal özgürlüklerini kazanmış durumdalar. Kooperatifçilik esnaflığa göre çok farklı. Biraz daha gönüllülük istiyor. Sonuçta kadın için bakıyorsak, esnaflık, kooperatifçilik, ticaret farketmez, kadınlar sosyal yaşamın içinde olmalılar. Bu tür girişimlerle kadınlar bilinçleniyorlar, özgürleşiyorlar. Kadınlar 4 duvar arasında kapalı bir dünyadalar. Dışarıda bambaşka bir dünya var. Herkese öneriyorum dışarıda olmalarını, var olmalarını, yaşamın içinde olmalarını.</p>

<p><img alt="" class="wp-image-11778" src="https://medyalokumcom.cdn.tebilisim.com/medyalokum-com/wp/uploads/2019/10/İsimsiz-9.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>RÖPORTAJ SÖYLEŞİ</category>
      <guid>https://www.medyalokum.com/11765</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Oct 2019 16:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://medyalokumcom.teimg.com/crop/1280x720/medyalokum-com/wp/uploads/2019/10/deneme-son-1.jpg" type="image/jpeg" length="30304"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
