Ak Parti Biga İlçe Başkanlığı, Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider’in katılımıyla Bigaspor Tesisleri’nde Ramazan Bayramı bayramlaşma programı gerçekleştirdi. Programda dış politika ve savunma sanayisi hakkında detaylı mesajlar veren Milletvekili Ayhan Gider CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i ve CHP'nin parti politikalarını eleştirdi, Karabiga Belediyesi'nin otel ihalesini hatırlatan Gider; parti içi de mesaj verdi.

"CUMHURBAŞKANIMIZI TEKRAR SEÇMEYE ÇALIŞIYORUZ"

Programın açılış konuşmasını yapan Ak Parti Biga İlçe Başkanı Ahmet Şahin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın selamlarını ileterek, "Bizler inşallah Biga'da teşkilatımızla birlikte daha güzel çalışmalar yaparak, birlik beraberlik içerisinde önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ı tekrar Cumhurbaşkanı seçmeye hep birlikte çalışıyoruz. Bu çalışmalara destek veren siz değerli dava arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

"HİZMET GÖRMEK İSTEYEN KARABİGA'YA BAKSIN"

Karabiga Belediye Başkanı Ahmet Elbi, beldede yürüttükleri çalışmalara ve değişime değinerek, "Ramazan Bayramınız kutlu olsun. Biz bu ay sonu itibariyle yedinci yılı dolduruyoruz inşallah. İkinci dönemimizi çalışıyoruz. Karabiga'da yaptığımız hizmetleri, bizi takip edenler, Karabiga'ya gelenler, Karabiga'daki değişimi gözleriyle görüyorlar. Biz daha evvel de söylediğimiz gibi hizmet görmek isteyen varsa Karabiga'ya baksın diye özellikle söylüyoruz. Biz durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Bizim bir sloganımız vardı: Gelecek seçimler için değil, gelecek nesiller için çalışıyoruz, diye. Bunu da gerçekleştirdiğimiz için mutluyuz" dedi.

Elbi ayrıca Milletvekili Ayhan Gider'e Ankara'daki projelerine verdiği desteklerden dolayı teşekkür etti.

Programda Ak Parti Çanakkale İl Kadın Kolları Başkanı Özlem Karadayı, Ak Parti Biga İlçe Kadın Kolları Başkanı Çiğdem Arslan, il yöneticisi Cahit Bilge, Biga Belediye Meclis Üyesi Halil Yağan ve İlçe Koordinatörü Orhan Arslan da selamlama konuşmaları yaparak teşkilat mensuplarının bayramını kutladı.

AYHAN GİDER'DEN DIŞ POLİTİKA VE SİLAHLANMA ÇIKIŞI

Ak Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, dünyadaki çatışma ortamına dikkat çekerek, Türkiye'nin durumunu ve savunma sanayisini değerlendirdi. Gider, S400'ler ve savunma sanayisine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: "Kuzeyimizde Ukrayna ile Rusya çarpışıyor, güneyimizde Suriye'nin durumu belli. Şimdi de İsrail'in gazlamasıyla Amerika İran'a saldırdı. Yani tam anlamıyla bir yangın yerindeyiz. Çok şükür ki Ukrayna ve Rusya'yla aynı anda görüşebilen dünyada tek ülke biziz. Biz silahlanmayı da savaşmak için yapmıyoruz, savaşmamak için yapıyoruz. Ülkeler savaşmamak için silah edinirler. Karşı tarafın size saldırmasının cesaretini kırmak için savunma sanayine destek verirsiniz. Çok şükür ki 74 Kıbrıs Barış Harekatı'nda Amerika'nın bize uyguladığı ambargolardan sonra başlayan savunma sanayindeki gelişmemizi tamamlamış durumdayız. Bizim ürettiğimiz silahlar balıkları ürkütüyor diye Özgür Özel açıklama yaptı. Balıklar ürküyor mu bilmiyorum ama Özgür Özel'in ürktüğü kesin. Biz S400'leri aldığımız zaman bunu niye aldınız dediler. İşte İran'da niye aldığımız ortaya çıktı. Çünkü tek taraflı bir savunma sistemi kuramazsınız."

SİLAHLI İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI VE KALE KALIP VURGUSU

Muhalefetin savunma sanayisine yönelik eleştirilerine yanıt veren Gider, Çanakkale'nin bu alandaki yerine de değindi: "Şu anda savunma sanayinde yerlilik oranı %85'e çıktı. Sen merak ediyorsan bu ne? Dünyanın toplamında satılan insansız hava araçlarının %65'ini Türkiye satıyor. Merak edeceksen bu ne? Şu anda Türkiye'de 3500 tane savunma sanayi şirketi var. Ve burada 100.000'den fazla nitelikli eleman çalışıyor. Merak ediyorsan bu ne? Bunları sor. Bakın Çanakkale için de ayrıca bir gurur kaynağı. Ukrayna, makinalı tüfek konusunda üç tane şirket belirledi. Birisi Belçika, Belçika zaten makinalı tüfekte dünyanın birincisi. İkincisi bizim Kale Kalıp'ın makinalı tüfeği. Üçüncüsü de Kanada. Bu listede İngiltere yok, bu listede Fransa yok, Almanya yok. Şu anda geldiğimiz durum bu."

ESKİ TÜRKİYE, MUHALEFET VE İSRAİL DEĞERLENDİRMESİ

MHP Çanakkale İl Başkanlığına Bigalı Salih Altınkaya atandı
MHP Çanakkale İl Başkanlığına Bigalı Salih Altınkaya atandı
İçeriği Görüntüle

Konuşmasında Suriye ve İran politikalarına da yer veren Ayhan Gider, İsrail'in Türkiye'ye olası bir saldırısı yönündeki soruları ve Kılıçdaroğlu senaryosunu şu sözlerle değerlendirdi: "Suriye'nin üniter yapısına saygılıyız, Suriye'nin toprak bütünlüğüne saygılıyız diye ve o şekilde Suriye'de de işlemler devam etti. Bazen soruyorlar, işte İran'dan önce veya İran'dan sonra İsrail Türkiye'ye de saldırır mı? Benim her yerde verdiğim cevap aynı: Haklılarsa saldırmaz. Çünkü Türk milleti 2000 yılı geçmiş bir devlet geleneğine, sanat kültürüne sahip olmadı. Mühendislik harikalarına sahip olmadı. Eğitimdeki başarısıyla da sahip olmadı. Neyle sahip oldu? Askerlik kültürüyle sahip oldu. Dünyanın en iyi askerleri bizleriz. Allah muhafaza, o tartışmaların içinde 2023'te Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı olduğunu düşünsenize. Şu anda vaziyetimiz ne olurdu? Ben söyleyeyim; İran'dan beter olurduk. Suriye'den beter olurduk. O o kararları verene kadar, heyetlerini toplayana kadar biz işgal altında olurduk zaten."

SİYASİ VESAYET VE PARTİ KAPATMA DAVASI

Geçmiş dönemlerdeki siyasi vesayet tartışmalarını ve AK Parti'ye açılan kapatma davasını hatırlatan Gider, konuşmasına şöyle devam etti: "Daha önce memlekette bir elit kesim vardı. Rahmetli Özal Cumhurbaşkanıydı, Irak'a girmeye kalktı, askerler dedi ki giremezsin. Çözecek olan, talimatı verecek olan Cumhurbaşkanı, Başkomutan. Kazanı kaldırdılar, giremedi. İktidara getirmiş bu millet bizi ve birileri diyor ki 'Biz bu partiyi kapatacağız.' Bir oyla kurtardık. Bir oyla. Onun için geldiğimiz yerin kıymetini bilelim."

KARABİGA BELEDİYESİ VE OTEL İHALESİ TARTIŞMASI

Ak Parti iktidarının Anadolu insanına özgüven kazandırdığını belirten Gider, bu durumu Karabiga Belediyesi'nin otel ihalesi üzerinden örneklendirdi: "Karabiga Belediyesi'nin bir tane oteli var. İnternete girin, her tarafının fare dolu olduğunun fotoğrafları olan bir otel. 30 senedir müstecir kullanıyor. 34 sene. 15 bin lira kira veriyor. Ve otel dökülüyor. Belediye bunu ihaleye çıkmaya kalktı. Yıktılar ortalığı peşkeş çekiyorsunuz diye. Peşkeşin sonucu ne oldu ben size söyleyeyim: 15 bin liralık kira şu anda 150 bin liraya çıktı. Bakın 35 senedir kim kime peşkeş çekmiş. Ama o peşkeş çekti deyince CHP'liler, bizim belediye meclis üyeleri köy çocuğu ya, 'İstifa edeceğiz biz, çocuklarımıza anlatamıyoruz falan' demeye başladılar. Neyi? 15 bin liralık bu kirayı 150 bin liraya çıkardı. Ve yeni alan 35 milyon lira da masraf ediyor. Biz bunları yapmaktan bile korkan çocuklardık. Yeni pantolon aldığımızda giymeye utanan çocuklardık. Recep Tayyip Erdoğan'ın en önemli yaptığı iş asıl toplum katmanlarına, köy çocuklarına, kasaba çocuklarına, mahalle çocuklarına bu kişiliği kazandırmak oldu, bu özgüveni kazandırmak oldu."

"MACERA ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜMÜZ YOK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğine vurgu yapan Gider, parti içindeki sorumluluğa dikkat çekti: "Bırak aday olamamayı, Cumhurbaşkanımızın bırakma özgürlüğü yok şu anda memlekette. Böyle bir dönemde macera arama özgürlüğümüz yok bizim. Allah'ın izniyle Türkiye bu zor günlere, dünyada her şeyin yeniden kurgulandığı böyle bir döneme güçlü bir lider ve güçlü bir hükümetle girdi. Bizim içimizden çıkmış, bizim başbakanlık yaptığımız adamlar gitti onlara payanda oldu. Niye? Benlik davasına, başka hiçbir şey değil."

"YAZILAR YAZDIRALIM, LAFLAR SÖYLEYELİM NE OLUR?"

Teşkilata iç çekişmelerle ilgili uyarılarda bulunan Gider, sözlerini şu ifadelerle noktaladı: "Ben, ben, ben, ben, ben! Ben diyen adamdan ne memlekete hayır gelir, ne kendine hayır gelir, ne kimseye hayır gelir. Ben diye bir şey yok. Eğer bir kamu hizmetine çıkmışsanız ben yokum. Dolayısıyla bugünler, İran bize örnek oluyor. Evinden alınan devlet başkanları bize örnek oluyor. Biz birlik olduğumuz sürece varız. Yoksa kara kaşımızdan kara gözümüzden dolayı hiç kimse bizden korkacak değil. Biz yekvücut olabildiğimiz sürece varız. Yoksa, oturalım hadi birbirimize sövelim. Yazılar yazdıralım, laflar söyleyelim. Ne olur? Hiçbir şey olmaz. Bunun en güzelini Ahmet Davutoğlu yaptı, bakın hiçbir şey olmadı. Geçen çıkmış televizyona diyor ki 'Ben aslında bir başbakanım, ona göre yaşamak zorundayım.' Değilsin kardeş! Sen başbakan falan değilsin, hiç olmadın. Seni Sayın Cumhurbaşkanı başbakan yapmıştı, onu da beceremedin. Sonra da gittin yıllarca mücadele verdiğini söylediğin CHP'ye payanda oldun. Bu işin usulü budur. Yuvasından kopan serseri mayın gibi dolaşır. Ve birilerinin ayağına dolanır."

(Haber: Ahmet Tunç)