MHP Biga İlçe Başkanı Hasan Karabiber, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Kurucu Genel Başkanı Alparslan Türkeş’in ebediyete irtihalinin 29’uncu yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda Türkeş’in Türk milliyetçiliği davasındaki tarihi rolünü ve mirasını vurguladı.
"BÜYÜK BİR FİKİR VE DEVLET ADAMI"
MHP Biga İlçe Başkanı Hasan Karabiber, 25 Kasım 1917’de Lefkoşa’da başlayan ve 4 Nisan 1997’de Ankara’da son bulan 80 yıllık kutlu bir ömrü anarak başladığı mesajında, Alparslan Türkeş’in Türk milliyetçiliği fikrini kurumsallaştıran büyük bir devlet adamı olduğunu belirtti. Karabiber, “Alparslan Türkeş, Türk milliyetçiliği fikrini kurumsallaştırarak geniş kitlelere ulaştıran, onu bir siyasî proje hâline getirip yurdun dört köşesine hatta sınırların ötesine yayan büyük bir fikir, dava ve devlet adamıdır. Açtığı ülkücü çığır, millî heyecan ve arzuları bir şuurda toplamıştır. Türkiye Cumhuriyetini ve Türk milletini korumak, güçlendirmek ve dünyada lâyık olduğu mertebeye ulaştırmak için millî bir görüş etrafında birleşilmesi gerektiğini savunan Türkeş, Türk milletinin tüm sorunlarından kurtuluşunun topyekûn bir kalkınma ile mümkün olabileceğini söylemiştir” ifadelerini kullandı.
"TAVİZSİZ MÜCADELE VE DURUŞ"
Türkeş’in zorlu şartlar altında dahi duruşundan taviz vermediğini vurgulayan Karabiber, “Merhum Türkeş Bey, Türk devlet ve siyaset hayatına derin izler bırakmış bir mücadele insanıdır. Fırtınalı yıllarda, zorlu şartlarda, sıkıntılı dönemlerde ilke ve ülkülerine cesaretle sahip çıkmış, duruşundan ve fikri tutarlılığından taviz vermemiştir. Hiçbir menfaat vaadine aldanmamış, yolundan dönmemiş, satanlardan, korkanlardan, terk edenlerden olmamıştır. Fani hayatını ülkesine, milletine ve ülkülerine adamıştır. Türk milliyetçiliğinin çile ve mücadeleyle geçen tarihine yakından şahit olmuş, müdahil olmuş, varlığı ile bu mücadeleye farklı bir anlam kazandırmıştır” dedi.
"İÇ BARIŞ ÜLKÜSÜ VE BİRLİK BERABERLİK"
Mesajında Türkeş’in milli birlik ve beraberlik vizyonuna dikkat çeken Karabiber, “Türkeş, Türklük ülküsü ile Türk milliyetçiliği davasının günümüze uzanan şerefli geçmişindeki en önemli şahsiyetlerinden birisidir. O, tarihten ilhamını alarak gözlerini geleceğin ufkuna dikmişti. Türk milliyetçiliğini, Türk milletini sevmek ve onu yükseltmek ülküsü olarak ifade ederek ömrünü bu gayeye hizmetle geçirmiştir. Merhum Türkeş, ‘Türk milletinin büyük ve şanlı mazisine lâyık bir istikbâl meydana getirme davası’ olarak ifade ettiği Türk Milliyetçiliği davasını, ‘Türklük gurur ve şuuru ile İslâm ahlâk ve faziletini’ bir potada eriten bir manevî temele dayandırmıştır. Türkeş, Milliyetçi Hareket’in temel felsefesini ‘insan sevgisi’ olarak belirlemiş; ‘gerçek milliyetçiliğin, milleti meydana getiren her insanı hiçbir ayrım yapmaksızın aynı derecede sevmek’ olduğunu savunarak millî birlik ve beraberliğimizin temelini kuvvetlendirmiştir” şeklinde konuştu.
"EMANETLER EMİN ELLERDE"
Türkeş’in mirasının emin ellerde olduğunu belirten Karabiber mesajını şu sözlerle tamamladı: “Ona göre ‘Türk milletinin kutlu güç kaynaklarından biri birlik, beraberlik ve iç barış ülküsüdür.’ Bugün büyük bir toplumsal kabule mazhar olan Terörsüz Türkiye vizyonu, ‘iç barış ülküsü’ nün gerçeğe dönüşmesidir. Merhum Türkeş Bey’in iki kutlu emaneti olan Milliyetçi Hareket Partisi ve Ülkü Ocakları emin ve ehil ellerde bugün milletimizin istikbal ve istiklal güvencesidir. Başbuğumuzun vizyonu doğrultusunda Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak milli özlem ve hedeflerimize kararlı adımlarla ulaşmak, Türk ve Türkiye Yüzyılında lider ülke ve süper güç Türkiye’yi inşa etmek gayretindeyiz. Ruhu şad, kabri nur, mekânı cennet olsun.”
(Haber: Ahmet Tunç)