ÖZEL HABER

Biga'da yıkılan ve yapımı bir türlü gerçekleşmeyen okullar sorunu ile ilgili Eğitim İş Biga Temsilcisi Okan Yüksel, Eğitim Sen Biga Temsilcisi Ali Murat Öztürk ve Türk Eğitim Sen Biga Temsilcisi Oğuz Başaran Medya Lokum'a özel açıklamalarda bulundular. Eğitim sürecinin büyük sekteye uğradığını ifade eden eğitim sendikalarının temsilcileri, yıkılan okulların bir an önce yapılması gerektiğini ifade ettiler. 

“OKULSUZLUK; ÇAĞDIŞI BİR SORUNDUR”

Yıkılan okulların yeniden inşaa edilememesini eleştiren Eğitim İş Biga Temsilcisi Okan Yüksel; “Ülke genelinde olduğu gibi şu an Biga’da da eğitim sisteminde çok ciddi sıkıntılar vardır. Bu sıkıntıların kuşkusuz en önemlisi ve aslında halledilmesi en kolay olanı okulsuzluktur. Kuruluşu eski çağlara kadar dayanan Biga gibi bir şehirde, yıkılan okulların yapılmamış olmasının hiçbir mantıklı açıklaması olamaz. Bu öyle bir sorun haline gelmiştir ki, Biga’nın köyleri de dâhil olmak üzere neredeyse her hanesinin ızdırap kaynağı olmuştur. Bu sorunu çözmekle yükümlü olanlara bir kez daha hatırlatırız ki bu sorun şu an Biga’nın en önemli sorunudur ve yıllarca bu çözümsüzlükten sorumlu olarak tutulacaklardır. Sabahın kör saatinde okulda olmak için neredeyse geceden yola çıkan özellikle taşımalı öğrencilerin vebali üzerinizdedir. Çalışan anne babaların sabahın kör saatinde daha deyim yerindeyse ruhu bedenine girmeden okula gönderdiği çocuklarının okul çıkışı nereye gideceği, karnını nasıl doyuracağı gibi sorunlara çözüm arıyor olması şüphesiz ki Biga’mızın sorunları olmamalıdır. Aynı şekilde çocuğu öğlenci olan özellikle çalışan anne babalar kendi mesailerine gittiklerinde evde bıraktıkları çocukları hakkında içlerinden geçirdikleri onlarca soru da zamanımızın sorusu değildir. Bu sorunlar geçmiş zamanın sorunlarıdır. Tıpkı okulsuzluk gibi. Bizi geçmiş zamanın sorunları olması gereken sorunlara çözüm üretmeye mahkûm edenler, sorumluluklarının farkına varmalıdırlar. Tıpkı sabahçı öğrencilerimizin zamansız başlayan okulları gibi öğlenci öğrencilerimizin de okulu bu sefer özellikle kışları gece bitmektedir” ifadelerini kullandı.

Gelecek seçimler için değil; gelecek nesiller içinse eğer…! Gelecek seçimler için değil; gelecek nesiller içinse eğer…!

okan

“PANDEMİ SÜRECİNDE FIRSAT DEĞERLENDİRİLEMEDİ”

Pandemi döneminde fırsatın değerlendirilemediğini söyleyen Yüksel; “Tabii ki öğretmenlerimiz, meslektaşlarımız, tüm zorluklara rağmen öğrencilerinin hayallerinin gerçekleşmesi için çabalayan geleceğin mimarları, saat kaç olursa olsun ellerinden gelenin, şartların ve durumların elverdiğinin en iyisini yapacaklarından şüphemiz yoktur. Fakat sabah uyanmamış bedenlere, gece ise yorgun zihinlere mahkûm edilmiş öğrencilerin amaçlanan düzeyde öğretimin hedeflerine ulaşamayacakları aşikardır. Yine meslektaşlarımızın okulsuzluk yüzünden aile yaşamları allak bullak olmuştur. Neredeyse hiç birbirini göremeyen aile oluşmuştur. Tüm eğitim çalışanlarını, kantincileri, minibüs şoförlerini ve neredeyse tüm Biga’yı ilgilendiren bu okulsuzluk sorununun pandemi gibi bir fırsat varken çözülmemiş olması ise en hafif tabiriyle aymazlıktır. Elbette ki depreme dayanıksız binalarda eğitim yapmanın cinayetten farksız olduğunun bilincindeyiz fakat okullar yıkıldıktan sonra oluşan pandemi sürecinde okulların yapılamaması ayağımıza gelen fırsatı tepmek olmuştur ve ne yazık ki şimdi öğrencilerimizi ve tüm Biga’yı okulsuzluğa mahkûm etmekte, geleceğe karşı cinayet işlemekten farksızdır” dedi.

“NE ZAMAN ÇÖZECEKSİNİZ?”

Biga halkını, siyasetçileri, kamu yöneticilerini, sivil toplum kuruluşlarını göreve çağıran Okan Yüksel; “Bırakın okulların yapılmasını, bazı okullarda daha ihale sürecinin başlamamış olması bu okulsuzluk sorununun oldukça uzun bir süre daha var olacağını göstermektedir. Okulsuzluk gibi çağdışı bir sorunla yaşayan Biga’nın tüm yetkili mercileri, sivil toplum kuruluşları, siyasetçileri kim varsa elini taşın altına sokmalıdır ve bu zamana kadar elini taşın altına sokmayanlara da gereken sorular sorulmalıdır? Mustafa Kemal’in gösterdiği çağdaş uygarlık hedefine giden yolun parasız, laik, karma ve bilimsel bir eğitimden geçtiğini savunan Eğitim-İş sendikası Biga temsilciliği olarak tüm Biga halkı adına başta mülki amirler, siyasetçiler ve bu sorunu dile getirmekten bile korkan sivil toplum kuruluşlarına soruyoruz. Bizi bu çağdışı sorunla yaşamaya kimler ve neden mahkûm etti? Ne zaman bu çağdışı okulsuzluk sorununu çözeceksiniz?” sorularını yöneltti.

Ali Murat Öztürk

“OKULLARIN YAPILAMAMASININ NEDENİ…”

Okulların yapılamamasını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın saray harcamalarını paylaşarak eleştiren Eğitim Sen Biga Temsilcisi Ali Murat Öztürk; “Biga’da 2022-2023 eğitim öğretim yılının özellikle ikili eğitim yapan okullarımızda yine katlanarak büyümüş sorunlarla başlayacağını görüyoruz. Birçok defa il ve ilçe milli eğitim müdürlükleriyle yaptığımız görüşmelerinden çıkan sonuç; bu sorunun en büyük kaynağı saraydır. Türkiye’de bilindiği üzere uçurumdan aşağı atılmış bir ekonomik sistem içerisindeyiz. Biga’daki okulların hala yapılamamış olması eğitim öğretimin sarayın çıkarlarından sonra gelmesidir. Sayıştay’ın Cumhurbaşkanlığı Denetim Raporu’na göre, 2020 yılında AKP’li Cumhurbaşkanı, tek başına 2 milyar 896 milyon 174 bin 350 TL harcadı. Saray’ın bir günde harcadığı tutar 7.9 milyon TL’yi geride bıraktı. Bu rakamlar bizim okullarımızın yıkıldığı yıllara ait rakamlardır” dedi.

Oğuz Başaran

“ÖĞRENCİ VE VELİLERİN HAYATI OLUMSUZ ETKİLENİYOR”

Okulların zamanında yapılamamasını eleştiren ve öğrenciler ile ailelerinin hayatının olumsuz etkilendiğini söyleyen Türk Eğitim Sen Biga Temsilcisi Oğuz Başaran; “Biga'da birçok okul depreme dayanaksız olduğundan yeniden inşa edilmek üzere tamamen yıkılmıştır. Bu durum okulların ikili eğitim yapmalarını zorunlu kılmıştır. İki yıl geçmesine rağmen yıkılan okulların yerine binaların inşa edilmemesi ve başlayan inşaatların ekonomik sebeplerle sekteye uğraması Biga’nın eğitim hayatını olumsuz etkilemektedir. İkili eğitim birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Sabahçı okulların günün erken saatlerinde derse başlaması, öğlenci grubun akşam geç saatlerde okuldan çıkması, öğrencilerin ve velilerin hayatını olumsuz etkilemektedir. Taşımalı gelen öğrenciler için bu sorun daha da büyümekte; öğrenciler evden daha erken çıkmak veya eve daha geç gitmek zorunda kalmaktadır. Özellikle öğretmen olan anne-babaların çocuklarını derse başladıktan sonra okula bırakmaları, öğretmenleri de zor durumda bırakmaktadır. Geçen yıl otuzar dakikalık olan ders sürelerinin bu yıl ise yeniden kırkar dakikaya çıkarılmak istenmesi ve ikili eğitim ile birlikte teneffüs sürelerinin beşer dakika olması covid vakalarının artması durumunda sağlık açısından da endişe yaratmaktadır. Öğretmen ve öğrencilerin beşer dakikalık teneffüslerde hem kendi kişisel temizlik ve ihtiyaçlarını karşılaması hem de sınıfların havalandırılmasında sıkıntılar yaşanacaktır. Aynı zamanda iki farklı okulda eğitim yapan öğretmenlerin beşer dakikalık teneffüslerde derse yetişmeleri zor olacaktır. Biga’nın bütün eğitim paydaşlarını olumsuz etkileyen bu durumun çözüme kavuşturulması için çalışan yetkililerin bu süreci hızlandıracağını umuyor ve bir an önce tam gün eğitime geçilmesini yetkililerden talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.

(Haber: Ahmet Tunç-Çiğdem Özden Demiray)

(5 AĞUSTOS 2022 TARİHLİ MEDYA LOKUM GAZETESİNDE YAYINLANAN HABER)