İstanbul Ticaret Borsası’nın düzenlediği Altın Tohumlar toplantılarında bu ay, nane ele alındı. Toplantıda, doğru çeşit seçimi ve bilinçli üretimle Türkiye’nin nane sektöründe daha güçlü bir konuma ulaşabileceği vurgulandı. Toplantıda konuşan nane üreticisi Hüseyin Öztekin, kaliteli naneye hakkının verilmesi gerektiğini belirterek, “Nane alıcısı, kaliteli, yabancı ot oranı düşük bir nane ile kalitesiz ve yüksek yabancı ot içeren naneyi aynı kefeye koymamalı. O da nane, bu da nane dememeli. Bu iki nane arasındaki fiyat farkı ne kadar çok olursa, çiftçiler iyi ve kaliteli nane üretimi konusunda kararlı ve motive olurlar” dedi.
Açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap’ın, moderatörlüğünü İSTİB Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Şen’in yaptığı toplantıya, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Emir Soltanbeigi, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nden Biyolog Yalçın Kaya, nane üreticisi Hüseyin Öztekin, baharat toptancısı İbrahim Arar ve İstanbul Ticaret Borsası Meclis Üyesi Emin Demirci konuşmacı olarak katıldı.
TÜRKİYE NANE ÜRETİMİNDE GÜCÜNÜ ARTIRIYOR
İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, toplantının açılışında yaptığı konuşmada; Türkiye’de nane üretiminin son yıllarda dikkat çekici bir ivme kazandığını belirterek, “Ülkemizde yıllık nane üretimi 26 bin tonun üzerine çıktı. Son 10 yılda üretim hacminde yaklaşık yüzde 80’lik bir artış yaşandı. 2016 yılında 10 bin dekar civarında olan ekim alanlarının bugün 15 bin dekara ulaşması, talebin ve üretici refleksinin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Nane ekili alanlar son on yılda yüzde 50’ye yakın büyüdü. Bu tablo, pazarın genişlediğini ve üreticimizin bu büyümeye zamanında karşılık verdiğini ortaya koyuyor” dedi.
BÜTÜNCÜL BİR MODEL KURULMALI
Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Emir Soltanbeigi, nanede sürdürülebilir katma değerin ancak üretimden işleme sürecine kadar bütüncül bir modelle mümkün olabileceğini belirterek, “Dünya genelinde en yaygın üretilen tür melez yapıya sahip İngiliz nanesidir. Türkiye’de ise bahçe nanesi tüketimi öne çıkmaktadır. Ancak kaliteyi belirleyen asıl belirleyici unsur, uçucu yağ ve mentol oranıdır. Kaliteyi de artırmak için doğru genetik materyalden hasat sonrası ileri teknoloji işleme süreçlerine kadar bütüncül bir model kurulmalı, pilot uygulamalar ve çiftçi eğitimleriyle desteklenmelidir. Coğrafi işaret çalışmaları da bu değerin hem ekonomik hem kültürel olarak korunmasını sağlayacaktır” dedi.
TIBBİ NANEDE DIŞA BAĞIMLIYIZ
Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü’nden Biyolog Yalçın Kaya, Türkiye’de nane denildiğinde çoğunlukla bahçe nanesinin anlaşıldığını belirterek, “Gaziantep, özellikle bahçe nanesi üretiminde Türkiye’nin lideri konumunda ve toplam üretimin yaklaşık yüzde 80’i bu bölgeden karşılanıyor. Türkiye genelinde yaygın olarak üretilen bu tür, ağırlıklı olarak taze tüketim ve baharatlık kullanım için tercih ediliyor. Buna karşılık tıbbi nane yağı ve mentol ihtiyacımızı büyük ölçüde ithalatla karşılıyoruz. Yıllık yaklaşık 5 milyon dolarlık bir ithalat söz konusu. Özellikle mentol ithalatı 250 ton seviyelerinde. Oysa uygun çeşit seçimi ve doğru üretim planlamasıyla bu bitkileri ülkemizde yetiştirmemiz mümkün” ifadelerini kullandı.
KALİTELİ ÜRÜNÜN HAKKI VERİLMELİ
Gaziantep’in Nizip ilçesinde 220 dekar alanda nane üretimi yapan çiftçi Hüseyin Öztekin, artan maliyetlerin üreticinin kâr marjını düşürdüğünü belirtirken, çözümün bilinçli üretim ve kaliteli üründen geçtiğini söyledi. Öztekin, kaliteli nanenin ise hakkının verilmesinin önemini vurgulayarak, “Kaliteli nane için fide seçiminden, işçiliğe kadar birçok faktör var. Doğru fideyi seçen, doğru ilaçlama ve gübreleme yapan, yabani otları ayıklamak için işçilik maliyetine katlanan üreticinin ürünü elbette kaliteli oluyor. Ancak bu kaliteli ürün takdir edilmezse ve doğru fiyatlanmazsa çiftçinin şevki kırılıyor. Nane alıcısı, kaliteli, yabancı ot oranı düşük bir nane ile kalitesiz ve yüksek yabancı ot içeren naneyi aynı kefeye koymamalı. O da nane, bu da nane dememeli. Bu iki nane arasındaki fiyat farkı ne kadar çok olursa, çiftçiler iyi ve kaliteli nane üretimi konusunda kararlı ve motive olurlar” dedi.
KALİTE DOĞRU UYGULAMANIN SONUCUDUR
Baharat toptancısı İbrahim Arar, nane üretiminde kalite ve sürekliliğin ancak standartlara dayalı, planlı ve sözleşmeli bir üretim modeliyle sağlanabileceğini belirterek, “Baharat sektöründe reçeteye uygunluk esastır. Paketleme yapan firmalar, belirlenen kalite kriterlerine ve teknik şartnamelere uygun üretilmiş naneyi tercih eder. Bakımı iyi yapılmış ve yapılmamış iki nane arasındaki fark gözle görülür. Kalite de doğru uygulamanın sonucudur. Türkiye hem iç pazarın hem de ihracatın talebini rahatlıkla karşılayabilecek potansiyele sahiptir. Doğru üretim modeliyle üretici de sanayici de ülke ekonomisi de kazanır” dedi.
TEMELDE ÇÖZÜM ÇİFTÇİ EĞİTİMİ
İstanbul Ticaret Borsası Meclis Üyesi Emin Demirci, baharat sektöründe son yıllarda önemli iyileşmeler yaşansa da kalıcı kalite standardının ancak üretim sürecinin başından itibaren alınacak tedbirlerle sağlanabileceğini belirterek, “Kekik ve nane gibi yapraklı baharatlarda kalite, hasat öncesi bakım ve doğru tarımsal uygulamalarla başlar. Çiftçi ürüne gereken özeni göstermediğinde standart dışı ürün ortaya çıkar ve bu durum doğrudan fiyatlara yansır. Bu nedenle sektörün sorunlarının çözümü için ilk adım çiftçi eğitimidir. Doğru üretim teknikleri, standartlaşma, teknoloji yatırımı ve bilinçli üretici yapısıyla nane yalnızca bir baharat değil, yüksek katma değerli ve sürdürülebilir bir ihracat ürünü haline gelebilir” dedi.
(Haber Merkezi)