POLİTİKA

TKP de Biga’dan aday gösterecek!

Türkiye, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne odaklanırken, partiler de adaylarını belirleme sürecini yürütüyorlar. Çanakkale’de 4 milletvekili adayı ile seçime girecek olan Türkiye Komünist Partisi Biga’dan da bir adayı listeye aldı. Partilerin Biga-Çan hattından gösterecekleri adayların önemi oy potansiyeli açısından dikkat çekmeye devam ediyor.

Türkiye, yaşanan felaketlerin ardından seçim sürecine odaklandı. 14 Mayıs Pazar günü gerçekleştirilecek 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçimi öncesi partilerin de aday belirleme süreçleri devam ediyor. Türkiye Komünist Partisi de Çanakkale’de 4 milletvekili adayı ile seçimlerde yarışacak. Biga’dan işçi Ömer Üstün’ün yanı sıra Dr. Erfal Yıldırım, Nevin Aslan ve Reyhan Yıldırım TKP’nin Çanakkale Milletvekili Adayları olacaklar. Sıralama ise henüz belli değil.

“KÜÇÜK YAŞLARDAN BERİ ÇALIŞIYORUM”

TKP’nin Çanakkale Milletvekili adaylarından Biga’dan sıralamaya giren Ömer Üstün Medya Lokum’u ziyaret ederek açıklamalarda bulundu. Küçük yaşlardan itibaren çalıştığını ve işçi hakları mücadelesi verdiğini söyleyen Üstün; “İsmim Ömer Üstün. 1982 yılında Biga’da doğdum. Gümüşçay beldesinde oturuyorum. 21 yıllık evliyim. 5 yaşında bir kızım var. İsmi Devrim. 7’inci sınıftan itibaren sanayide çalışmaya başladım. 2004 yılında bir fabrikada işe başlamıştım. İşçi hakları mücadelesi verip, arkadaşlarımın işten atılma sürecinde sendikal mücadele verdiğim için işten çıkarıldım. 5-6 yıldır mahkemem sürüyor. Şuan da bir atölyede çalışmaya devam ediyorum. Açıktan ortaokul ve liseyi bitirdim” dedi.

“KOMÜNİZM İNANÇSIZLIK DEMEK DEĞİL”

İnsanların Türkiye’de komünizmi inançsızlık sandığını söyleyen Üstün; “İnsanlar yaşadığımız deprem felaketine kadar komünizme öcü gibi bakıyorlardı. İçimizde inananı da var, inanmayanı da var. Bu meseleye bu şekilde bakmıyoruz. Üyelerimizin dini görüşüne, etnik kimliğine bakmıyoruz. Üyelerimizi bu şekilde değerlendirmiyoruz. Bizim baktığımız şey, emek ve işçi sınıfının mücadelesidir. Bu mücadelede var mısın, yok musun? Üyelerimizi bu şekilde değerlendiriyoruz. Bunun dini bir inanışla ilgisi yok. Komünizmin aslı, paylaşmaktır. Ortak değerler etrafında bir arada olmaktır. İnsanların sömürülmemesidir. İnsanlarımıza tek tek anlatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

“DEPREM BÖLGESİNDEKİ ÖRGÜTLÜ MÜCADELEMİZ…”

Türkiye Komünist Partisi’nin deprem bölgesindeki örgütlü çalışmalarının önyargıyı biraz da olsa kırdığını söyleyen Üstün; “Depremde komünizme bakış da biraz değişti. Arkadaşlarımız depremin ilk gününden itibaren deprem bölgesine gittiler. Hiçbir dini ve siyasi ayrım yapmadan enkaz başlarında, depremzedelerin yanında mücadele ettik. Bunu gören bölge insanımız da bizi daha iyi anladı. Arkadaşlarımız hala bölgede depremzede vatandaşlarımız için mücadele ediyorlar. Halkla dayanışma içindeyiz. Örgütlü mücadele ettiğimiz için, çalışmalarımız da kolaylıkla organize ediliyor arkadaşlarımız tarafından. Sayımız çok fazla olmamasına rağmen, örgütlü hareket ettiğimiz için çok dikkat çektik. Osmaniye’de mesela MHP’nin ağırlıklı olduğu bölgelerde dahi takdirle karşılandı çalışmalarımız. Halkımız da sahip çıktı. Burada önemli olan insan yaşamıdır. Zaten depremden sonra örgütlü mücadelenin, toplumun örgütlü hareket edebilmesinin, kurumlarda örgütlü mücadelenin önemi fazlasıyla anlaşıldı” dedi.

“SANILANIN AKSİNE BİZ DEVLETÇİLİĞİ SAVUNUYORUZ”

Toplumda sanılanın aksine devletçiliği savunduklarını söyleyen Üstün; “Biz bu bozuk ve ahlaksız düzene karşıyız. Türkiye Komünist Partisi olarak sanılanın aksine bizler toplumcu ve devletçi ekonomiyi savunuyoruz. Deprem bölgesinde de görüldü. Devletçi modelin ne kadar önemli olduğunu daha iyi görüyoruz. Parası olmayanlar da rahatlıkla devletin sağlık, ekonomi, yaşam olanaklarından yararlanabilmeliler. Bir de laik bir siyasal düzeni savunuyoruz. Laiklik çok önemli. Maden cinayetlerinde, depremlerde biz kaderciliğe bağlarsak, suçlu aramaya hiç gerek yok. Laikliğin ekmek kadar, su kadar ihtiyaç olduğunu görüyoruz. Bağımsızlık da bizim için çok önemli. Bağımlı bir ülke olursak üretim yapamayız. Yıllardır savunduğumuz da bu. Egemenlik önemli” dedi.

“BİR OY TKP’YE, BİR OY ERDOĞAN GİTSİN DİYE…”

2023 Mayıs ayında yapılan seçimlerde bir oy Erdoğan’ın gitmesi için, bir oy da partileri için isteyeceklerini söyleyen Üstün; “Bir oy Erdoğan’a karşı, bir oy da TKP’ye diyoruz. Amacımız sadece Erdoğan’ı göndermek değil. Kamu gücünün yeniden tesis olmasını istiyoruz. Kamu gücü olmadığında ne fiyatlar düşer, ne de herhangi bir değişiklik olur. Elektrik, su, doğalgaz gibi temel giderlerde vatandaşın ödeyebileceği rakamlar ortaya çıkmaz. Biz devletçiliği savunuyoruz. Halkımıza sırtımızı dönemeyiz” ifadelerini kullandı.

“BU BOZUK DÜZENE KARŞI MÜCADELEMİZ…”

Bozuk düzene karşı mücadele ettiklerini söyleyen Üstün; “TKP’ye bir oy demek, açıksözlülüktür, dürüstlüktür, samimiyettir, vicdandır, eşitliktir, adalettir, özgürlüktür. TKP’ye verilen her oy Türkiye’nin geleceğine verilen oydur. Bağımsız bir ülkeyi savunmaktır. Vatandaşların yaşam kalitesini savunmaktır. Bu bozuk düzene karşı mücadeledir. Bir kez daha enkazın altında kalmamak için oy istiyoruz. Bigalı hemşehrilerimizden destek bekliyoruz. Tunceli Belediye Başkanımız bizim için vitrin. Neler yapabileceğimizi değerli başkanımızın hizmetlerinden görebilirsiniz. İnsanlar orada mutlu. Beraber üretebiliyorlar. Belediyenin gelir ve giderleri, harcamaları şeffaf bir şekilde açıklanıyor. Bizim amacımız bu düzeni tüm ülkeye yayabilmek” dedi.

“BİZE AHLAKLI İNSANLAR LAZIM”

Seçim harcamalarının ve seçim sisteminin doğru olmadığını da söyleyen Üstün; “Milyon liralık seçim harcamaları konuşuluyor. Bizim Türkiye Komünist Partisi olarak adaylarımızın tamamına yakını çalışan, işçi. Bizlerin böyle bütçeleri yok. Elimizden geldiğince mesai saatleri dışında derdimizi vatandaşımıza anlatacağız. Ancak milyon liraların harcandığı seçim çalışmaları sonucu milletvekili seçilen biri sermayenin yanında mı olur, vatandaşın yanında mı olur? Bunu düşünmek lazım. Bizler vatandaşı en iyi anlayanlardanız. Aslında önyargılarını bir kenara bırakan herkes, bizi çok iyi anlayacaktır. Biz ilkelerimiz ve ahlaki değerlerimiz etrafında siyasetimizi yapmaya devam edeceğiz. Bize ahlak, ahlaklı insanlar lazım. Bugün belki çok değiliz ama ben bu mücadelenin doğru olduğuna inanıyorum. Önemli olan vicdanımızın rahat olması. Başını yastığa rahat koyabilmek. Bu yüzden Bigalı hemşehrilerim ve tüm Çanakkaleli hemşehrilerimden oy istiyorum” şeklinde konuştu.

(Haber: Ahmet Tunç)