Yazmak!

KIYIDA KÖŞEDE BİR YER

En az okumak kadar değerli olduğuna inananlardanım. Kendini, fikirlerini ifade etmenin bir başka biçemi...

İnsanlar farkında ya da farkında olmadan, söylem ve eylemlerini bir şekilde varlığını hissettirme ve kabullendirmek için yapar. Bunu genellikle; ya bir toplumun içine dahil olmak ya da dahil olduğu toplum içinde yerini sağlamlaştırmak için yapar. Zira kazanma iç güdüsü ile yaratılmış varlıklarız.

Toplumun güvenini kazanırsanız dahil olursunuz. Başarılı işler gerçekleştirirseniz, takdir edildiğiniz gibi size inananların sayısı da artar. Yani toplum içinde konum kazanırsınız.

Yaşadığımız zamanda hemen hemen her iyi ve güzel şey, kazanma iç güdümüze göre dizayn edilmiştir.

Evet. Yazmak en az okumak kadar değerli.

Sosyal mecralar, günümüz iletişim araçları arasında en popüler olanlarından.

Hobi olarak yazanlar, kendini göstermek için yazanlar, yediği yemeği göstermek için yazanlar, aldığı kıyafeti, objeyi, gittiği yerleri kısacası ne halt ettiysek onu gösterebildiğimiz alanlar olarak çok fazla ve çeşitli olarak hayatımızın tam ortasında yerini çoktan almış durumda..

Neredeyse günlük gazete alan kalmadı gibi.. Eskiden 'tirajımız şu kadar oldu' diye reklam yapan medya grupları şu kadar tıklanma, bu kadar görüntüleme yapıldı, gibi ifadeler kullanıyor.

Bir de yandaş olayı var ki bu tek taraflı değil. Bir kesimde bu fazla diye diğer kesim ve kesimler mazbut mudur?

Aslında her kesim kendince mazbut!

Yani dijital ortamlar 90'lı yılların gençlerinin, şimdinin orta yaşlı kesiminin gözleri önünde son halini aldı. Gelecekte bizi ne bekliyor?

Onu bilmiyorum.

Bildiğim şu ki Medya Lokum Biga internet gazetesinde yazmaya başladığım.

Ve yazmak, en az okumak kadar değerli...

Saygıyla.