Çanakkale İl Tarım Müdürlüğü'nün 'Hayvanlar ota, güğümler süte doysun' sloganıyla bitkisel üretim ile süt üretimini...

"Bu rakamlar gerçekçi değil, fiyatlar çok yüksek..." "Bu rakamlar gerçekçi değil, fiyatlar çok yüksek..."
Çanakkale İl Tarım Müdürlüğü'nün 'Hayvanlar ota, güğümler süte doysun' sloganıyla bitkisel üretim ile süt üretiminin artırılması hedefli örnek uygulaması Kalafat Köyü'nde gerçekleştirildi.
Biga'da Tarımsal Üretimin Arttırılması Projesi kapsamında İl Tarım Müdürlüğü tarafından yürütülen proje ile daha önce yüzde 75 hibeli dağıtımı yapılan soya-mısır tohumlarının hasat zamanı için gerçekleştirilen programda, silajlık soya-mısır yetiştiriciliği demonstrasyonu tarla günü Kalafat Köyü'nde üretici Özkan Yel'in tarlasında yapıldı.
Üretici Özkan Yel, Biga İlçe Tarım ve Orman Müdürü Fevzi Atmaca, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan ve Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu burada birer konuşma gerçekleştirdiler.
"KARLILIK İÇİN KABA YEMİ ÜRETMEMİZ GEREKİYOR"
Çanakkale'de gerçekleştirilen tarım ve hayvancılık uygulamalarıyla ilgili konuşan Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ özetle; "Bilindiği gibi ilimiz bitkisel üretim olsun, hayvancılık olsun, su ürünleri olsun, ciddi anlamda ülkemizde önde gelen, potansiyeli yüksek olan illerden bir tanesi. İlimizde büyükbaş olarak 221 bin hayvan olduğunu görüyoruz. 785 bin küçükbaş hayvanımız olduğunu görüyoruz. Bu da ilimizdeki hayvancılığın ne kadar iyi olduğunu anlatıyor. Hayvancılık dediğimiz zaman en önemli unsur karlılık. Karlılığa ulaşabilmek için kaba yemin yüzde 65-70'ini üreticimizin üretmesi gerekiyor. Biz bu felsefeyle yola çıktık. Şu anda ilimiz 4 tane yem bitkisinde üretim miktarı bakımından Türkiye'de birinci sırada. Yonca üzerinden değerlendirme yaptığımızda ilimizdeki kaba yem ihtiyacı, 940 bin ton kuru yoncaya ihtiyacımız var. Ancak biz bunun 500 bin tonunu üretebiliyoruz. 4 yem bitkimizdeki bu başarımıza rağmen 440 bin ton açığımız var. 300 bin dekarlık bir alana daha ihtiyacımız var. Bu 300 bin dekarı yapamayacağımıza göre, o zaman kaliteli kaba yem üretimini teşvik etmemiz gerekiyor. Biz saman, sap vs gibi ürünler yerine daha kaliteli yem bitkileri yetiştirip az alanda daha fazla yüksek verim ve kaliteli yem üretip hayvanlarımıza vermemiz gerekiyor. Kaba yemle ilgili özellikle son 5 yıl içerisinde ciddi yatırımlar yaptık. İtalya çimi diye bir bitkinin tohumunu ilimizde 2015 yılında 45 bin kg kadar dağıttık. Bir iki yıl içerisinde. Bu tohumlarla üreticimiz İtalyan çimi ile tanıştı. Her dağıttığımız tohum bize misliyle geri döndü. Biz 73 bin dekar alanda İtalyan çimi üretiyoruz. 352 bin ton İtalyan çimi üretmişiz. Türkiye'nin yüzde 36'sını üretiyoruz ve birinci sıradayız. Yulafta, yem bezelyesinde birinci sıradayız. Kesif yeminin ana ham maddesi ağırlıklı olarak soyadır. Mısır da vardır. Dışarıdan geliyor bu soya. Hem dövizimiz dışarı gidiyor, hem de istediğimiz fiyata alamayabiliyoruz. Döviz fiyatı yükseldiğinde soya fiyatı da yükseliyor. Aynı zamanda üniversiteden hocalarımızla da konuşuyoruz. 2018 yılında 10 dönümlük bir arazi üzerinde biz bu işe başladık. 5 dönüm soya, 5 dönüm silajlık mısır olarak 1 üreticimizle başladık. İkinci yıl bunu 30 dönüme ve 3 üreticiye çıkardık. Geçen yıl 220 dönüme çıktık. Bu uygulama alanlarında et ve süt oranlarımızda ciddi artış gördük. Hayvanlarımız bu yemi yiyor. Üreticimiz de memnun. Bizim yeşil soyadaki yüzde 22-25 olan protein değerini silajlık mısırla karıştırdığımız zaman bu yüzde 16-17 kadar protein değerini yakalamış olduk. Geçen yıl projeyi hazırladık ve bakanlığımıza gönderdik. Bakanlığımız kabul etti. Sağolsunlar sayın vekillerimiz de takip etti. 5310 dekarlık alanda 319 çiftçimiz bu sene bu ekim işini yapıyor. Hasatlara da başladık. En az 15-20 bin dönüme ulaşmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.
"TARIM VE HAYVANCILIK OSB'Sİ TALEBİ"
Biga'da tarım ve hayvancılık organize sanayi bölgesi olması gerektiğini ifade eden Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan ise; "Biz çocukken Gümüşçay'dan Şakirbey Köyü'ne kadar, Gümüşçay'dan Osmaniye'ye kadar bu mevsimde domates römorkları oluyordu. Büyük ülkelere ihracat yapıyorduk. Domatesi üretimi Bigamızda azaldı. Artık gelişen çağa ve teknolojiye bizim de ayak uydurmamız lazım. Hem toprak yapımız, hem de iklimimiz, hem de pazarlara yakınlığımız konusunda belki de Türkiye'nin en güzel coğrafyasındayız. Biga'nın tarımsal üretimle ilgili gelecek planlarımızı şimdiden yapmamız gerekiyor. Muhtarlarımızla bir Kumluca gezimiz oldu. Seracılıkla, örtü altı yetiştiriciliğiyle alakalı bilinç uydurmak istedik. Bölgemiz deprem bölgesi. Jeotermal anlamda da zengin bir coğrafyadayız. İlgili kurumların ortaklaşa çalışmaları sonucunda ben Bigamızın seracılıkla alakalı çok iyi bir planlama dahilinde güzel sonuçlar alacağını düşünüyorum. Bununla alakalı biz hazırız, destek oluruz. Biga, hem sanayide, hem hayvancılıkta, hem tarımda ilimizin lokomotifi durumunda. Ama tarımsal üretimle alakalı gelecek planlarımızı yapmadığımız zaman maalesef sanayileşme daha da artacak. Bizim sulanabilir, ekilebilir alanlarımızda işletecek, çalıştıracak genç bulamayacağız. Bu yapıyı korumak için Biga'da mutlaka tarım ve hayvancılıkla ilgili organize sanayi bölgesi çalışmamızı başlatmamız gerekiyor. Üretmemiz lazım. Çalışmamız lazım. Bu konuda dertliyiz. Bu konuyla alakalı biz çalışmaya hazırız" şeklinde konuştu.
Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürlüğü personeli Volkan Can'ın bilgilendirmesinin ardından hasada geçildi. Tarla günü yemlik soya ve silajlık mısırın birlikte hasat edilip silaj yapılması ile son buldu.
Programa Biga Kaymakamı Mustafa Can, Çanakkale Milletvekili Jülide İskenderoğlu, Biga Belediye Başkanı Bülent Erdoğan, Biga Kent Konseyi Başkanı Metin Tatlı, Kalafat Muhtarı Hasan Yavuz, Çanakkale İl Tarım ve Orman Müdürü Erdem Karadağ, Biga İlçe Tarım ve Orman Müdürü Fevzi Atmaca, siyasi parti temsilcileri, oda temsilcileri, daire müdür ve amirleri, kooperatif başkan ve temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldılar.