Biga, Çanakkale Savaşları’nın kahraman birliklerinden 27. Alay’ı ve yerel tarihini düzenlenen fener alayı ve panel programıyla andı.
Çanakkale Kara Muharebeleri’nin 111. yıl dönümü kapsamında, Biga Kent Konseyi ve Bigalı Mehmet Çavuş Derneği iş birliğiyle "Çanakkale Muharebelerinde Biga ve 27. Alay" programı gerçekleştirildi. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği etkinlikler, fener alayı ve ardından düzenlenen panelle devam etti.
BİGALI MEHMET ÇAVUŞ DERNEĞİ’NDEN TEŞEKKÜR MESAJI
Programın ardından açıklamalarda bulunan Bigalı Mehmet Çavuş Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Özer, uzun süredir planladıkları bu anlamlı etkinliği gerçekleştirmiş olmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Özer, “Çanakkale muharebelerinin 111. Yılında uzun süredir gerçekleştirmek istediğimiz 27. Alay ve Çanakkale savaşlarında Biga konulu fener alayını ve panelimizi gerçekleştirdik. Bizleri yalnız bırakmayıp yoğun programına rağmen programımıza katılım sağlayan Çanakkale Savaşları Tarihi Alan Başkanımız Sayın İsmail Kaşdemir'e, değerli hocalarımız Barış Borlat ve Ömer Arslan'a, Biga Kaymakamımız Sayın Ercan Kayabaşı'na, Biga Belediye Başkanımız Sayın Alper Şen'e, Belediye Başkan yardımcımız Sayın Ergün Tulnay'a, Biga’mızın saygıdeğer protokolüne, Değerli basınımıza ve katılım sağlayan tüm halkımıza sonsuz Teşekkür ederiz” dedi.
TARİHİN İZİNDE SAYGI YÜRÜYÜŞÜ
Etkinlik kapsamında düzenlenen "27. Alay Saygı Yürüyüşü", ilçe protokolü ve vatandaşların katılımıyla tarihin izinde gerçekleştirildi. Yürüyüşe Biga Kaymakamı Ercan Kayabaşı, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, Biga Belediye Başkan Yardımcısı Ergün Tulnay ve Biga Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Demir katıldı. Meşaleler eşliğinde yapılan yürüyüş, Biga sokaklarında milli mücadele ruhunu yeniden canlandırdı.
ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ’NDE TARİH SÖYLEŞİSİ
Yürüyüşün ardından Biga Atatürk Kültür Merkezi’nde “27. Alay” isimli söyleşi programı düzenlendi. Moderatörlüğünü Barış Borlat’ın üstlendiği panelde, Çanakkale Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir ve Askeri Tarih Uzmanı Ömer Arslan konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, 27. Alay’ın muharebelerdeki kritik rolü ve Biga’nın lojistik ve manevi desteği detaylarıyla ele alındı.
Çanakkale Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, programla ilgili memnuniyetini dile getirerek, “Çanakkale Kara Muharebelerinin 111. yıl dönümünde ‘Çanakkale Muharebelerinde Biga ve 27. Alay’ programında Bigalılarla bir araya geldik. Kent Konseyi ve Bigalı Mehmet Çavuş Derneğinin nazik ev sahipliği için teşekkür ederim” ifadelerini kullandı.
Program, aziz şehitlerin rahmet, minnet ve saygıyla anılmasıyla sona erdi.
27. ALAY’IN ÇANAKKALE SAVAŞI’NDAKİ KRİTİK ÖNEMİ
Çanakkale Kara Muharebeleri'nin kaderini tayin eden en önemli birliklerden biri olan 27. Alay, 25 Nisan 1915 sabahı Anzak çıkarması başladığında bölgeye en yakın ve hazırlıklı Türk birliğiydi. Eceabat’ta konuşlu olan bu alay, müttefik kuvvetlerin Arıburnu kıyılarına ayak basmasının ardından Yarbay Şefik Aker komutasında hızla harekete geçerek düşmanı durduran ilk güç olmuştur.
27'nci Alay'ın tarihsel önemi şu temel noktalarda toplanmaktadır:
- İlk Müdahale ve Zaman Kazanma: Anzak birlikleri karaya çıktığında, stratejik öneme sahip olan Conkbayırı ve Kocaçimen Tepe hattına doğru ilerlemeye çalışıyorlardı. 27. Alay, ağır arazi şartlarına rağmen hızla intikal ederek düşmanla göğüs göğse çarpışmış ve 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal’in ihtiyat birlikleriyle bölgeye yetişmesi için gereken o kritik birkaç saati canı pahasına kazanmıştır.
- Stratejik Savunma: Eğer 27. Alay’ın bu ani ve kararlı savunması olmasaydı, Anzak birlikleri hakim tepeleri ele geçirecek ve Gelibolu Yarımadası’nın kontrolünü çok daha erken safhada ele geçirebilecekti.
- Biga ve Bölge Halkıyla Bağı: 27. Alay’ın personel mevcudunun büyük bir kısmı bölge insanından, özellikle de Bigalı kahramanlardan oluşuyordu. Bu durum, alayın yerel halk nezdindeki manevi değerini ve "Bigalı Mehmet Çavuş" gibi sembol isimlerin bu birlik içerisindeki yerini daha da anlamlı kılmaktadır.
27.Alay, Çanakkale Savaşları boyunca gösterdiği üstün cesaret ve fedakarlıkla, bir ordunun savunma azminin ve vatan savunmasındaki kararlılığının en somut örneklerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
(Haber: Ahmet Tunç)


















































