Biga Ziraat Odası Başkanı M. Güray Ergün, Ziraat Bankası tarafından sübvansiyonlu tarımsal kredilere getirilen "Vadesi geçmiş vergi ve SGK borcu yoktur" şartına sert tepki gösterdi. Ergün, artan maliyetler ve doğal afetlerle mücadele eden üreticinin önüne çıkarılan bu bürokratik engelin, Biga'daki üretimi durma noktasına getireceği uyarısında bulundu.
Türkiye’nin önemli gıda üretim merkezlerinden biri olan Biga’da, yeni üretim sezonu öncesi çiftçiler kredi şartları nedeniyle endişeli. Biga Ziraat Odası Başkanı M. Güray Ergün, yaptığı yazılı basın açıklamasıyla Ziraat Bankası'nın kredi kullandırmak için vergi ve SGK borcu olmama şartı aramasına itiraz etti. Ergün, uygulamanın gıda güvenliğini tehlikeye atacağını belirterek, "Çiftçimiz borcunu inkar etmiyor, ancak tarlasını ekmek için krediye muhtaç olan üreticiye önce borcunu kapat demek, ekim yapma demektir" ifadelerini kullandı.
ÜRETEN ÇİFTÇİNİN AYAĞINA PRANGA VURULMAMALIDIR
Başkan Ergün, Biga Ziraat Odası adına yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Türkiye’nin en stratejik gıda üretim merkezlerinden biri olan, Güney Marmara’nın tarım ve hayvancılık başkenti Biga’mızda, üreticilerimiz yeni sezona büyük bir endişe ile girmektedir. Ziraat Bankası tarafından sübvansiyonlu tarımsal kredilere getirilen 'Vadesi geçmiş vergi ve SGK (Bağ-Kur) borcu yoktur' şartı, zaten maliyetlerin altında ezilen üreticimizin belini bükmüş, tarlaya girmesini imkansız hale getirmiştir.
Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar’ın da Ankara’dan gür bir sesle uyardığı gibi; bu uygulama tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine vurulmuş ağır bir darbedir. Sayın Bayraktar’ın; 'Çiftçimiz borcunu inkar etmiyor. Ancak cebinde nakit parası olmayan, tarlasını ekmek için krediye muhtaç olan üreticiye önce git borcunu kapat, sonra kredi vereyim demek, açıkça sen bu sene ekim yapma demektir' sözlerinin altına Biga Ziraat Odası olarak imzamızı atıyoruz."
BİGA’DA RİSK BÜYÜK: GIDA GÜVENLİĞİ TEHLİKEDE
“Burası Biga; Türkiye’nin et deposu, çeltik ambarıdır. Rakamlar ortadadır: Odamıza kayıtlı yaklaşık 9.000 üyemizle bölgemizin en büyük sivil toplum ve üretim gücüyüz. İlçemiz, günde yüzlerce ton süt üretimi ve ciddi et kapasitesiyle İstanbul başta olmak üzere metropollerin gıda güvencesidir.
Son yıllarda bölgemizde yaşanan şiddetli kuraklığa rağmen, barajlarımızdaki su seviyelerini korkuyla takip etmesine rağmen Biga çiftçisi üretimden vazgeçmemiştir. Su stresi altında çeltik tavasını doldurmaya, mısırını sulamaya çalışan üreticimiz, doğayla verdiği mücadeleyi kazanmışken şimdi bürokrasiye yenilmemelidir.
Hatırlayın; daha dün ayçiçeği tarlalarımıza musallat olan çayır tırtılı istilasıyla dişimizle tırnağımızla mücadele ettik. Hayvan pazarımız şap hastalığı riskiyle kapandığında bile üreticimiz hayvanına bakmaya, sütünü sağmaya devam etti. Tüm bu doğal afetlere ve salgınlara göğüs geren çiftçimizin önü, şimdi bir 'borcu yoktur' yazısıyla kesilmemelidir.
Biga ovası son yıllarda dolu vurdu, sel vurdu demedi; üretti. Gübre fiyatı katlandı, mazot aldı başını gitti demedi; tarlasını sürdü. Bizler, en zorlu afetlerde, en ağır ekonomik şartlarda bile ülkesini doyurmak için 'önce üretim' diyen bir camiayız. Şimdi devletimizden beklentimiz, bu fedakarlığın karşılığı olarak kredi yollarının açılmasıdır.
Ancak bugün geldiğimiz noktada; artan yem, gübre ve mazot maliyetleriyle boğuşan çiftçimiz, şimdi de 'bürokratik bir duvarla' karşı karşıyadır. Üretici tam tarlasına gübre atacak, hayvanına yem alacak dönemde banka kapısından 'Borcu yoktur yazısı getir' denilerek geri çevrilmektedir."
SORUYORUZ
“Borcunu ödeyecek nakdi olan çiftçi, neden kredi çeksin? Kredi vermediğiniz çiftçi, tarlasını ekmezse, hayvanına bakamazsa borcunu nasıl ödeyecek? Devletimiz bir yandan 'ekilmedik bir karış toprak kalmasın' derken, diğer yandan Ziraat Bankası eliyle üretimi neden kısıtlamaktadır?”
ÇÖZÜM BASİT VE NETTİR
“Biz Biga Ziraat Odası olarak, Genel Merkezimizle tam bir uyum içinde, yetkililere şu 3 maddelik çözüm önerisini sunuyoruz:
ŞART KALDIRILMALI: 2026 yılı üretim sezonunun başladığı bu kritik günlerde, tarımsal kredilerdeki 'Borcu yoktur' şartı derhal kaldırılmalı veya ertelenmelidir.
MAHSUPLAŞMA YAPILMALI: Devletimiz alacağını tahsil etmek istiyorsa; çiftçiye kredi verilsin, Bağ-Kur veya vergi borcu banka tarafından bu krediden kesilerek (mahsup edilerek) tahsil edilsin. Kalan tutar çiftçiye verilsin. Biz borcumuzu ödemekten kaçmıyoruz, yeter ki çarklar dönsün.
SİCİL AFFI BEKLENTİSİ: Çiftçimiz sicil affı ve faiz indirimi beklerken, önüne yeni engeller değil, yeni teşvikler konulmalıdır.
Bürokrasi tarladan kopuk kararlar almamalıdır. Biga çiftçisi üretmek istiyor, devletinden köstek değil destek bekliyor. Bu yanlıştan acilen dönülmelidir.”
(Haber Merkezi)





