Mimar İsmail Erten’in gündeme getirmesi ile ortaya çıkan Balıkesir-Çanakkale Bütünleşik Kıyı alanları Planlaması projesinin davasında gözler bilirkişilere çevrildi. Üç gün boyunca Çanakkale’den başlayarak Balıkesir’deki tüm kıyı hattında incelemelerde bulunan Bilirkişi heyetinin yazacağı rapor kıyılarımız için hayatı öneme sahip.

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. Maddesi Uyarınca 18 Eylül 2020 Tarihinde Onaylanan 1/50000 Ölçekli Balıkesir-Çanakkale İlleri Bütünleşik Kıyı Alanları Planı 10.11.2020 tarihinde askıya çıkarak onay sürecine girmişti. Kimsenin haberi olmadığı plan değişikliğini ise; Çanakkale’den sadece Mimar İsmail Erten fark etmiş, Aynalı Pazar gazetesine verdiği demeçle tehlikeye dikkat çekmişti.

Sen de mi Brütüs! Sen de mi Brütüs!

HİÇ BİR YETKİLİNİN HABERİ YOKTU!

Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’nın kamuoyu, STK ve hatta Belediye Başkanlarının dahi bilgisi olmadan hazırlandığını açıklayan Mimar İsmail Erten; “Söz konusu plan ne zaman kim tarafından hazırlandığını kimse bilmiyor. Bildiğimiz şey Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bu planı bir firmaya ihale etmiş. İhaleyi alan firma’da Balıkesir’in Bandırma kıyılarından başlayarak, Biga, Karabiga, Lapseki, Çanakkale Merkez, Gelibolu yarımadasının tamamı, Gökçeada, Bozcaada, Eceabat, Ezine, Geyikli, Gülpınar, Ayvacık, Assos dahil, Küçukkuyu, Akçay, Edremit, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık, Altınova dahil, yani İzmir’in Dikili sahillerine kadar olan yüzlerce kilometrelik bir alanı kapsıyor. Tabi bu kadar büyük bir alanı kapsayan bir Bütünleşik Kıyı Alanları Planından birilerinin haberdar olması gerekir. Ancak bunu hazırlayan firma ne bir STK ile görüşmüş, ne bir Belediye Başkanıyla, ne bir kaymakamın haberi var ne de buralar ile ilgili olarak kamu kurumlarının. Eminim ki, askıya çıkmasa Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün bile böyle bir plandan haberi olduğunu sanmıyorum” dedi.

YEREL YÖNETİMLERİN YETKİLERİ ALINIYOR, KIYILAR SERMAYE’YE DEVREDİLİYOR

Mimar İsmail Erten Bakanlıkça hazırlatılan Bütünleşik Kıyı Alanları Planı ile Balıkesir ve Çanakkale’nin tüm kıyılarının büyük bir tehdit altında olduğuna dikkat çekmişti. Hazırlanan Planın kapsamı ile ilgili bilgi veren Mimar İsmail Erten; “Bütünleşik Kıyı Alanları Planı adıyla hazırlanmış bu plan çok tehlikeli. Örnek vereyim; Çanakkale il merkezinde kordon boyu var, yeni kordon var. Plan sadece bu kısımları almamış; Çanakkale İl Merkezinin tamamını, Belediye sınırlarının tamamını plana dahil etmişler. Kordon Boyunu değil, Sarıcaeli, Saraycık gibi yerleri de plana dahil etmişler. Mesela Gökçeada ve Bozcaada’nın tamımı planın içine dahil edilmiş. Gökçeada’nın tam ortasında bulunan Zeytinli Köyü de plana dahil edilmiş, Bozcaada’nın Boztepe’si de.. Kıyıdan belli miktarı almamışlar; bir yerde 100 metre diğer yerde 10 kilometre içeriyi kapsamış, sınırsız bir şekilde Belediye Sınırlarını komple dahil etmişler. Mesela Gelibolu’nun tamamı bu plana dahil edilmiş; haliyle Milli Parkı da kapsıyor. Planın geneline baktığımızda ise; yerel yönetimler yani Belediyelerin ve Çanakkale İl Özel İdaresinin köylerdeki ve kırsal kesimlerdeki yetkilerine bir müdahale yapılıyor. Plan yerelin yetkisini gasp etmek için hazırlanmış. Buradaki amaç sanırım Belediyelerin, İl Özel İdarenin yetkilerinin elinden alınarak Ankara’ya devredilmesini içeriyor” dedi.

İSMAİL ERTEN AÇIKLAYINCA İTİRAZLAR YAPILDI!

Balıkesir ve Çanakkale illerinin kıyılarını sermaye gruplarına açacak planın askıda olduğunun ortaya çıkması üzerine önce Çanakkale Belediyesi, sonrasında da Marmara ve Ege denizine kıyısı olan tüm yerel yönetimler, Çevre Örgütleri, STK’lar askıdaki plan için itiraz süreci başlattı. Mimar İsmail Erten Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’nın askıda olduğunu fark eder etmez yerel yöneticileri uyardıklarını açıklayarak, plana itirazların yoğun bir şekilde gerçekleştiğini söyledi; “Biz buna itiraz ettik; bir karar verilecekse yerel yöneticilerin, STK’ların fikri, görüşleri alınmalıdır. Bu kapsamda yerel yöneticileri de uyarmak istedik; dikkatli olun yetkilerinizi elinizden almasınlar. Uyarılarımızın da karşılığı verdiklerini söyleyebilirim. Kıyı belediyelerinin büyük bir çoğunluğu plana itiraz ettiler. Balıkesir ve Çanakkale Mimarlar Odası da yoğun çaba göstererek itiraz başvurusu yaptığını biliyorum” açıklamasında bulundu.

“BU PLAN KÜRESEL SERMAYEYE DAVET MEKTUBUDUR”

Siyasi otoritenin yabancı yatırımcılara çağrı yaptığına dikkat çeken Mimar İsmail Erten, söz konusu planın Yabancı Sermayeye davet mektubu olduğunu söyledi. Erten; “Bütünleşik Kıyı Alanları Planında süreç devam ediyor; belki diyecekler ki ‘biz bu alanları planda işleseydik arsa rantı yaşanabilirdi’ şeklinde. İşte o bölgede arsa satışları artmasın diye… ama böyle olduğu zamanda Bu Plan Küresel Sermayenin Çanakkale ve Balıkesir Bölgesine Yatırım Amaçlı gelmesinin cazibe belgesidir, küresel sermayeye davet mektubudur. Liman, Kurvaziyer Limanı, Yük Limanı elbette önemli ama bunlardan daha önemlisi Yat Limanları ve Marina’lardır. Bu bölgeye çok ciddi bir şekilde Yat Limanı ve Marina önerisinde bulunuluyor. Hemen hemen her alana Yat Limanı önerisi var. Bu da küresel sermayeler için önemlidir” dedi.

 “BELEDİYEDEN DAHA FAZLA YATIRIMCIYA YETKİ VEREN PLAN..”

Bütünleşik Kıyı Alanları Planı ile ilgili düşüncelerini aktaran Mimar İsmail Erten; “Türkiye’de Marina ve Yat Limanı işletmelerinin büyük çoğunluğu büyük sermayenin elindedir. Aynı şey küresel anlamda yapılacak yük limanlarıdır. Mevcutlar özelleştirildi, yeni yapılanları ise yabancı yatırımcılar yapıyor veya işletiyorlar. Denizle alakalı tüm bunların yanı sıra bu yatırımlar doğrudan kıyıda devasa tesisleri de içeriyor. Hiçbir Yat Limanı veya Marina denizde yapılmaz; orada yapılacak duba vs.’nin on katı kıyıda yapılır. AVM’ler, Oteller, Barlar, Kafeteryalar gibi yerler ile turizmin kıyıdan karaya kaydırılmasıdır. Bu sebeple ben bu planı Küresel Sermayeye davet mektubu olarak görüyorum, Çanakkale merkezli, hem marina gibi deniz ve hem de kıyı karasal alanlarda turizm yapılaşmana hizmet etmeye yönelik bir plan olarak görüyorum. Plan öyle bir hazırlanmış ki; belediyelerden daha çok sanki yatırımcıya yetki veren bir plan izlenimi uyandırıyor” dedi.

BOZCAADA VE GÖKÇEADA TEHLİKELİ ATIK GEMİLERİNE BEKLEME ALANI..

Bütünleşik Kıyı Alanları Planında deniz kirliliğine, çevre kirliliğine sebep olabilecek alanlar yapıldığına da dikkat çeken Mimar İsmail Erten; “Mesela planda Çanakkale’nin turizmi için büyük değerler olan Bozcaada ve Gökçeada ciddi kirliliklere sebep olabilecek şeyler var. Bozcaada’nın Poyraz’a kapalı olacak kesiminde, Gökçeada’nın belli yerlerinde Tehlikeli atık taşıyan gemilerin bekleme alanları tespit edilmiş. Öbür taraflarda tehlikeli atık taşımayan gemilerin bekleme alanı demişler. Ben bunu ilk kez görüyorum, denizde böyle bir alanla belirtilmesini… Bu çok tedirgin edici bir şey; Bozcaada, Gökçeada gibi Saros Körfezi açıklarında böyle şeylerin yapılması endişe vericidir” dedi.

DAVALAR AÇILDI.. BİLİRKİŞİLER İNCELEME BAŞLATTI!

Plana askı sürecinde yapılan itirazlar yapılmıştı. Ancak ilgili bakanlığın yapılan itirazları red etmesi sonrasında başta yerel yönetimler, STK’lar, Çevre örgütleri ve vatandaşlar söz konusu plan için Danıştay’a dava açtılar. 2021 yılı son günlerinde Bakanlığın hazırlattığı Balıkesir-Çanakkale Bütünleşik Kıyı Alanları Planlamasına yapılan itirazları değerlendirmek üzere bilirkişi heyeti Çanakkale’ye geldiler.

BİLİRKİŞİLER 3 GÜN BOYUNCA KIYILARI GEZDİLER!

Danıştay’da görülen dava söz konusu kıyıları kapsayan planlara yapılan itirazları değerlendirmek üzere mahkeme ODTÜ’den alanında uzman üç akademisyeni bilirkişi olarak atadı. 30 Haziran günü Çanakkale’ye gelen bilirkişi heyeti davalı taraf olan Bakanlığın Çanakkale temsilcisi olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri ile davacı tarafı temsilen Belediyelerin görevlendirdiği bürokratlar, STK temsilcileri ve davacı vatandaşlarla görüştüler.

Edinilen bilgiye göre; Balıkesir-Çanakkale Bütünleşik Kıyı Alanları Planlamasına karşı TEMA Vakfı, Bozcaada Belediyesi, Edremit Belediyesi, Ege ve Marmara Çevre Belediyeler Birliği, Çanakkale ve Balıkesir Mimarlar Odaları, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği gibi kurum ve kitle örgütleri tarafından toplam 10 dava açıldı.

İlk gün Çanakkale il merkezinden başlayarak Gülpınar beldesine kadar tüm kıyı şeridini inceleyen Bilirkişi heyeti, ikinci gün Bandırma ve Erdek arasındaki kıyıları, üçüncü gün ise Ayvalık ile Edremit arasındaki kıyıları inceleyerek iptal davası açan kişi ve kurumların temsilcileri ile davalı kurum temsilcileri ile görüş alış verişinde bulunduktan sonra şehirden ayrıldılar.

(Haberin kaynağı: Aynalı Pazar Gazetesi)