Biga’nın köklü tarihini, zengin kültürünü ve sanatsal birikimini yaşatmak amacıyla oluşturulan MRG Kültür ve Konukevi’nde ilk program gerçekleştirildi. Program kapsamında Biga Araştırmaları Merkezi tarafından Kent Hafızası Sergisi ile birlikte Hanımeli projesi tanıtımı yapıldı.
KENT HAFIZASI SERGİSİ'NDEN "BİR PARİON EFSANESİ" SÖYLEŞİSİNE
Etkinlik kapsamında ilk olarak Biga Araştırmaları Merkezi tarafından hazırlanan "Kent Hafızası Sergisi" ziyarete açıldı. Biga’nın geçmişine ışık tutan tarihi belge ve görsellerin yer aldığı sergi, davetlilerden ilgi gördü. Bigalı araştırmacılar İsmail Şen ve İbrahim Dizman’ın katkı sunduğu sergide İsmail Şen de bir konuşma gerçekleştirdi.
Araştırmacı İsmail Şen burada yaptığı konuşmada; “Şahsiyet diye bir dizi vardı. Haluk Bilginer oynadı. Hafızasını kaybeden bir eski savcının hikayesiydi. Anılarını kaybettiği zaman bütün şahsiyetini kaybedeceğini idrak eden biriydi. Biga’mızın hafızasını diri tutmak biz Bigalıların elinde olan bir şey. Bir insanın anılarını unuttuğunda şahsiyeti yok oluyorsa eğer, ki gerçekten öyle oluyor, toplumsal hafıza kaybı da buna benzer bir şey. İbrahim hocamla beraber biz böyle düşünüyoruz. Bu nedenle de kentin hafızasını canlı tutmak için karınca kararınca bir takım çalışmalar yapıyorduk. Bu çalışmalar sayın başkanımız Alper Şen’in himayesinde daha kurumsal bir hale gelecek inşallah. Bunun için ilk adımlar atıldı. Halimbey Konağı’nda Biga Araştırmaları Merkezi adında bir kurumsal yapı çalışacak. Kentin hafızasını diri tutmak için evlerimizdeki fotoğraf albümlerinden küçük belgelere kadar, zihnimizdeki hatıralara kadar her şeyi bu merkeze gelip anlatmak, bu fotoğrafları, bu belgeleri merkezdeki arkadaşlarımızla paylaşmak, Biga’mızın toplumsal hafıza kaybını engelleyecek olan bir şeydir. Bizim de herkesten ricamız Biga Araştırmaları Merkezi’ne destek olmanız, fotoğraflarınızı getirip en azından orada, bu fotoğrafların dijital olarak arşive alınmasını sağlamanız ve tabiki hatıralarınızı video çekmeleri için anlatmanız. Böylece gelecek nesillere şahsiyeti olan, hatırası olan, kişiliği olan bir biga bırakabiliriz” ifadelerini kullandı.
BAŞKAN ALPER ŞEN: "KÜLTÜR VE SANATLA BULUŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ"
Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan Biga Belediye Başkanı Alper Şen, Biga’nın tarihi mirasına ve kültür-sanat hayatına sahip çıkmaya devam edeceklerini belirtti. Başkan Şen konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Yaklaşık 1 sene önce çıktığımız hikayenin artık somut gerçekliğini gördüğümüz, Bigamız için çok önemsediğimiz ve ciddi anlamda çaba sarf ettiğimiz Kültür ve Konuk Evi’mizden merhaba diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Aslında bugün burada bir açılış bence yapmıyoruz. Biga olarak geçmişine, sahip olduğu değerlerine sahip çıkan insanlar topluluğu olarak yeni bir yolculuğa çıkıyoruz. 1 seneden fazla aslında bu işin hikayesi başladı. Malumunuz fiziki yapı anlamında ait olduğu dönemi anlatan çok fazla ürünümüz Biga’da kalmadı. Hepi topu 5, bilemediniz 6 yapı kaldı. Bunların 2 tanesi bu sokak üzerinde. Halimbey Konağı, Şadırvan ve Çarşı Camii. Bunlar cepte olan ürünlerimizdi. Acaba içinde bulunduğumuz yapı bu sisteme bir şekilde eklense, bir hikaye yazılmaya başlansa, buradan az biraz yukarısında Biga’mızın en eski yapısı Ulu Camii ve tarihi Dubaalan. Buradan bir halka daha eklesek Mor Salkımlı Ev bir şey olsa, böylece bir kültürel zinciri ve hafızamızı bir araya getirebilir miyiz diye bir hikaye oluşturduk zihnimizde. Sonrasında burada olmamızda ve bu zincirin en önemli halkasını oluşturmaya izin verdikleri için öncelikle bütün Bigalılar adına Gürkaynak ailesine çok büyük bir teşekkürü göndermeyi de borç bilirim. Bir vaha niteliğindeki bir alandayız. Bilen biliyor. Ama özellikle bir kuşaktan sonrası burayı hiç görmedi. Eskiden Biga böyle bir yerdi. Aslında bir burada kaybettiğimiz kentimizi de biraz hayıflanarak yaşıyoruz. Peki burada ne yapmak istiyoruz? Bugün itibariyle bu alandaki düşündüğümüz etkinliklerde, gerek sergi açılışımızda, gerek Suat abimizin keyifli anlatımlarıyla ve gerekse de etkinliklerle de yaşamış oluyoruz. 31 Ağustos’ta resmi bir açılış programı düzenleyeceğiz. O zamana kadar hem bizlerin geçtiğimiz zaman içerisinde yapamadığımız bazı şeyleri ikmal ederek yavaş yavaş devrimizi yükseltme fırsatı elde etmiş olacağız, hem buranın ve yapmak istediklerimizin Bigalılar tarafından fark edilemesini sağlayacağız. Ardından da bütün yıla yayılmış şekilde aylık etkinlik takviminin ay girmeden açıklandığı, hayatın her alanını kapsayacağını düşünüyoruz. Sadece bir kesimin mutlu olacağı konular değil. Niş örnekler… Belki meraklısının çok az sayıda kişi olduğu işler, toplantılar, söyleşiler, paneller, canlı performanslar, atölyeler, birtakım pratikler, provalar, müzik, resim… Kısacası hayatın bütün alanını daha nitelikli bir şekilde hissedeceğimiz işler yapmak istiyoruz. Bu tip işler meraklısı görece diğer popüler işlere göre az olan konulardır. Meraklısı takip eder. Böyle olduğu için de daha fazla sahip çıkıp, belki de şahsiyeti, hafızası daha kuvvetli bir duruma gelir. Bugün itibariyle artık bu iş bizim kurgumuzdan, irademizden çıkıyor. Bigalıları, kentine sahip çıkmak isteyen, olmayan ama olma ihtimali olan bütün hayatın ve sanatın unsurlarını görmek ve yaşamak isteyenlerin takibine ve ilgisine muhtaç bir pozisyona geliyor. Sahip çıktığımız oranda da çok nitelikli ve bölgesel bir merkez olacağından da en ufak bir şüphemiz yok. Çok sorulduğu için şunu da açıklamak istiyorum. MRG Kültür ve Konuk Evi’nde işin özü otelcilik değil. Biz otelcilik yapmak için bu mekanı emanet almadık. Evet, konuk evi olarak da kullanacağız. Ama birinci önceliğimiz işte bu ihtiyaç duyduğumuz, eksikliğini hissettiğimiz, tamamlamamız gerektiğini düşündüğümüz, sosyal hayatın parçaları için bu alanları kullanacağız. Hikayemiz buraya geldiği için mutluyum. Daha farklı yere gidebilmesi için de yaşadıklarımızdan ve gördüklerimizden çıkarttığımız derslerle yaşayan ve gelişen bir organik yapı olarak burayı düşünüyoruz. İlk gün için tahminlerimde hiç yanılmadım. Konuya sahip çıkanlar ve sahip çıkacaklarını umduğum grup neredeyse tam anlamıyla burada. Yolculuk çok keyifli devam edecek demektir bu. 2-3 sene sonra Biga’nın önemli bir fikir merkezi olmaya burası başarılı bir şekilde gelmiş olacak” ifadelerini kullandı.
Serginin ardından bölgenin antik dönemine uzanan keyifli bir söyleşi gerçekleştirildi. Kazı Alan Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş, Kazı Alan Başkan Vekili Sadık Tuğrul’un katkılarıyla sergi hazırlanırken; Kazı Alan Başkanı Prof. Dr. Vedat Keleş ve Akademisyen Suat Karataş, "Bir Parion Efsanesi" başlıklı sunumuyla Biga ve çevresinin tarihi mirasını, antik Parion kentinin gizemli geçmişini katılımcılara aktardı.
ODEON QUARTET DİNLETİSİYLE FİNAL
Kültür ve sanat dolu akşam, Odeon Quartet müzik grubunun sahne aldığı konserle son buldu. Klasik müzik eserlerinin yankılandığı dinletide sanatsever Bigalılar güzel anlar yaşadı.
(Haber: Ahmet Tunç)