Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden Biga'nın Pekmezli Köyü'ne tarım işçisi olarak çalışmak için giden 400 işçinin Kurban Bayramı öncesinden başlayarak 5 gün su sıkıntısı çektikleri ve Pekmezli Muhtarı Ahmet Çakır'ın kasıtlı olarak tarım işçilerinin kaldıkları çadırlara su vermediği iddia edilmişti.

Bu gazete sizin sayenizde… Bu gazete sizin sayenizde…

Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden Biga'nın Pekmezli Köyü'ne tarım işçisi olarak çalışmak için giden 400 işçinin Kurban Bayramı öncesinden başlayarak 5 gün su sıkıntısı çektikleri ve Pekmezli Muhtarı Ahmet Çakır'ın kasıtlı olarak tarım işçilerinin kaldıkları çadırlara su vermediği iddia edilmişti.

Su kesintisinden etkilenen mevsimlik işçiler su kesintisi için görüştükleri muhtar ve Biga Kaymakamı Mustafa Can'ın ayrımcı bir dil kullandığını da iddia etmişlerdi.

Medya Lokum'a konuşan Pekmezli Köyü Muhtarı Ahmet Çakır, tüm bu iddiaların gerçek dışı olduğunu açıklarken, su kesintisinin 5 gün değil 2 gün içinde çözüldüğünü söyleyerek; "Yaşanan su sıkıntısı bayramı köyümüzde geçirmek isteyen Pekmezli köyümüzün gurbetçilerinin oluşturduğu yoğunluktan kaynaklandı. Köyümüzün 500 olan nüfusu bayram arefesinden itibaren mevsimlik işçileri de eklersek bir anda 1200’e çıktı. 80 tonluk su depomuz Kurban kesimi ve yoğunluktan ihtiyaca cevap vermedi. Su sıkıntısını özel idare ve belediyenin tankerleriyle depoya takviye yaparak gidermeye çalıştık" ifadelerini kullandı.

Bayramda yoğunluk artınca hem köyün hem de mevsimlik tarım işçilerinin su sıkıntısı yaşadığını söyleyen köy muhtarı Ahmet Çakır şunları söyledi:
“Köyde ve çadırlarda su sıkıntısı yaşanınca hemen özel idare ve ilgili kurumları arayıp tankerlerle su taşımaya başladık. Bizim köyün su deposu 80 tonluk. Mevsimlik tarım işçilerinin suyunu kestiğimiz doğru değil. Sıkıntıyı birlikte yaşadık. Mevsimlik tarım işçisi kardeşlerimiz 70 gündür buradalar. 65 gündür su veriyoruz da son 5 gün mü su vermeyeceğiz. Kaç yıldır buraya geliyor bu insanlarımız. Bu güne kadar hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz da şimdi mi yaşıyoruz? Biz burada bu kardeşlerimize iş vereceğiz ama su vermeyeceğiz öyle mi ? Böyle bir mantık olamaz. Bu durum mantık muhasebesi yapana ters bir defa. Köyde su sıkıntısı varsa bizde de vardır o kardeşlerimizin kaldığı çadırlarda da vardır. Su sıkıntısı yoksa bizde de yoktur o kardeşlerimizde de yoktur. Biz burada mevsimlik tarım işçileriyle kardeş gibiyiz. Oturuyor çay içiyor sohbet ediyoruz. Su sorunu yaşandı ama bu sorunu biz de yaşadık. İki defa kuyu açtık. Biri 280 metre, diğeri 155 metre. İkisinden de su çıkmadı. İnşallah bir kuyu vurduk. 192 metrede su çıktı. Su numunelerini ilgili kurumlara bayramdan bir hafta önce gönderdik. Bayramda sıkıntı olacağı belliydi. Elimizden geleni yaptık ama böyle bir sorun yaşadık. Olumlu sonuç alırsak bu sorun ortadan tamamen kalkmış olacak. Çanakkale Valiliği'nin belirlediği bir sistem var. Mevsimlik işçiler belirlenen bölgelere yerleştiriliyor. Bizim bölgemiz 7'inci bölge. 8 köyün işçisi köyümüzde çadırlarda kalıyor. Yaklaşık 30 yıl İstanbul Tarlabaşı’nda Doğu, Güneydoğudan gelen insanlarla birlikte yaşadım. Hepsi benim kardeşim gibi. Benim kitabımda ayrımcılık olmaz. Gidip beni Tarlabaşı’ndan sorabilirler. Ben köyün muhtarı olarak art niyetli olduğu belli bu haberlerde dolayı çok üzgünüm. Maalesef köyün muhtarı olarak kimse bizim görüşlerimizi yayınlamadı. Sadece Urfa'dan bir internet haber sitesinden aradılar ve benim de görüşlerime yer verdiler. Burada kimsenin kökeni ile ilgili bir ayrımcılığın olması mümkün değil."