İstanbul Ticaret Borsası’nın düzenlediği Altın Tohumlar toplantısında Pikan Cevizi ele alındı. Toplantıda konuşan Pikan Cevizi Üreticisi Salih Parlar, “Pikan cevizi ülkemizde yetiştirilen diğer ceviz çeşitlerine göre ekonomik değeri daha yüksek. Girdi maliyetleri normal cevize göre yaklaşık yarı seviyesinde olmasına rağmen, yaklaşık iki katı fiyatına alıcı bulabiliyor. Yani pikan cevizi üreticiye kazandırıyor. Ancak üretime başlayacak kişilerin mutlaka ciddi bir araştırma yapması, doğru çeşit ve bölge seçimine dikkat etmesi, ayrıca devlet kurumlarından bilgi ve teknik destek alması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Online olarak gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap yaptı. Moderatörlüğünü İstanbul Ticaret Borsası Genel Sekreter Yardımcı İsmail Şen’in üstlendiği toplantıya; Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Yeşiloğlu, TC Tarım ve Orman Bakanlığı BATEM Müdürlüğü Meyvecilik Bölümü Yüksek Ziraat Mühendisi Mehmet Özdemir, Pikan cevizi üreticisi Salih Parlar ve ABB Gıda Şirket Yetkilisi Sinan Oğuzhan konuşmacı olarak katıldı.
“YENİ BİR ÜRETİM FIRSATI”
İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap, toplantının açılışında TÜİK’in 2025 yılı Bitkisel Üretim İstatistiklerine göre ülkemizde 732 ton pikan cevizi üretimi gerçekleştiğini belirterek, “Elbette bu rakam dünya üretimiyle kıyaslandığında henüz başlangıç seviyesinde. Ancak giderek artan üretici ilgisi ve yeni kurulan bahçeler, pikan cevizinin ülkemizde gelecekte önemli bir değer oluşturabileceğini gösteriyor. Bugün pikan cevizi üretimi de, tüketimi de, ithalatı da ihracatı da gerçekten düşük. Ama gelecek vadediyor. Önce Türkiye’de üretilebilen bir ürünün ithalatını gereksiz hale getirecek bir üretim kapasitesine ulaşmalıyız. Sonrasında uygun bölgelerde, doğru büyüklükte ve donanıma sahip plantasyonlarla, ileri teknoloji kullanarak üretimi artırmalı, yerli şartlara uygun türlerle küresel rekabete açık bir pikan cevizi üretim ortamı oluşturmalıyız” dedi.
“GELECEĞİ OLAN BİR ÜRÜN”
Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Turgut Yeşiloğlu, pikan cevizinin yüksek besin değeri, kendine özgü lezzeti ve geniş kullanım alanlarıyla önemli bir ürün olduğuna dikkat çekerek, “Normal cevizde hissedilen acılık pikan cevizinde yok. Çiğ veya çerez olarak tüketilebildiği gibi pasta, tatlı ve çeşitli atıştırmalıklarda da kullanılıyor. Bir kez tüketenlerin genellikle vazgeçemediği, lezzetiyle öne çıkan bir ürün. Pikan cevizi, yalnızca iç meyvesiyle değil, yan ürünleriyle de önemli bir katma değer oluşturuyor. Özellikle ABD’de kabukları mangal ve tütsüleme amacıyla paketlenerek kilogramlık ambalajlarda satılıyor. Dolayısıyla ürünün, kabuğu dahi ekonomik değere dönüştürülebiliyor” dedi.
“AŞISIZ FİDANLA BAHÇE KURMAK BÜYÜK HATA”
BATEM Müdürlüğü Meyvecilik Bölümü Yüksek Ziraat Mühendisi Mehmet Özdemir, Pikan cevizinde bilinçsiz üretimin önemli bir sorun olduğuna değinerek, “Yetiştiricilikte özellikle ilk yıllar çok önemli. En büyük sorunlarımızdan biri, uygun olmayan bölgelerde ve aşısız fidanlarla bahçe kurulması… Aşısız fidanlarla kurulan bahçelerde yeterli verim alınamıyor; meyve oluşsa bile kalite ve lezzet istenilen seviyede olmuyor. Bu nedenle mutlaka bölgeye uygun, tescilli ve aşılı çeşitlerle bahçe kurulmalı. BATEM olarak yetiştiriciliğine yatırım yapmak isteyen üreticilere her aşamada destek vermeye hazırız. Üreticilerimiz; çeşit seçimi, fidan temini, bahçe tesisi ve yetiştiricilik uygulamaları başta olmak üzere pikan ceviziyle ilgili ihtiyaç duydukları konularda kurumumuzdan bilgi ve teknik destek alabilirler” şeklinde konuştu.
“YÜKSEK KAZANÇ POTANSİYELİ VAR”
Pikan cevizinin ülkemizde yetiştirilen diğer ceviz çeşitlerine göre ekonomik değerinin daha yüksek olduğuna dikkat çeken Pikan Cevizi Üreticisi Salih Parlar, “Yaklaşık 60 dönümlük alanda pikan cevizi yetiştiriyorum. Ağaçlar 10 yaşını geçtikten sonra dekardan yaklaşık 400 kilogram ürün elde edebiliyoruz. Girdi maliyetleri klasik cevize kıyasla yaklaşık yarı seviyesinde kalırken, ürünün satış fiyatı iki katına kadar çıkabiliyor. Bu açıdan üretici için önemli bir ekonomik potansiyel taşıyor. Ancak üretime başlayacak kişilerin mutlaka ciddi bir araştırma yapması, doğru çeşit ve bölge seçimine dikkat etmesi, ayrıca devlet kurumlarının bilgi ve teknik desteğinden faydalanması gerekiyor” dedi.
“AVRUPA’DAKİ TALEP TÜRKİYE İÇİN FIRSAT”
Pikan cevizinde maliyetlerin yüksek kalmasının üretim ölçeği ve işleme altyapısıyla yakından ilişkili olduğunu belirten ABB Gıda Şirket Yetkilisi Sinan Oğuzhan, “İhracatçı ülkelerin kendi pazarlarında sattıkları fiyatlara biz kabuklu ürünü ancak mal edebiliyoruz. Bunun en önemli nedenlerinden biri üretimin küçük tonajlarda yapılması ve yeterli işleme altyapısının bulunmaması. Türkiye’de pikan cevizi büyük ölçüde elle kırılıyor. Kırma ve işleme makinelerinin yaygınlaşması, üretimin ölçek kazanması ve üreticilerin kooperatif benzeri yapılar altında bir araya gelmesi maliyetleri aşağı çekebilir. Öte yandan Türkiye’nin çok önemli bir lojistik avantajı var. Pikan cevizi Avrupa ülkelerinde yoğun talep görüyor. Güney Amerika’dan Avrupa’ya sevkiyat yaklaşık 50 günü bulabilirken, Türkiye’den Avrupa’ya ürün yaklaşık bir haftada ulaştırılabilir. Bu nedenle üretim ve işleme altyapımızı geliştirirsek Avrupa pazarında önemli bir avantaj elde edebiliriz” dedi.
(Haber Merkezi)





