Değerli Bigalılar;

Uzun soluklu bir aranın ardından yine yeniden merhaba demek çok güzel... Girizgah kısmını uzun tutmadan, bana tekrar yazma şevki veren konuya geçmek istiyorum..

Üzerinde yürüdüğümüz toprağın, tozuna karışmış ama hafızalarımızda her daim diri tutmamız gereken bir "ruh"tan bahsetmek istiyorum.

Biga, sadece bereketli toprakların veya sanayinin şehri değildir!

Biga, vatan kalbinin attığı yerin en güçlü damarıdır..

Tarih 25 Nisan 1915 sabahını gösterdiği zaman, Arıburnu sırtlarına ilk Anzak filikaları yanaşırken, karşılarına sarsılmaz bir kale gibi duran 27. Alay çıktı.

Peki, bu alayın tüfeklerini ateşleyen, göğsünü siper eden o yiğitler kimlerdi?

Çoğu bizim köylerimizden, Biga’nın bağrından kopup giden evlatlardı.

Yarbay Şefik Bey komutasındaki bu kahraman alay, takviye birlikler yetişene kadar, o en kritik saatlerinde düşmanı durdurarak Çanakkale’nin, dolayısıyla vatanın kaderini tayin etti. O gün orada sadece askerler değil; Biga’nın inancı, cesareti ve vatan sevdası savaşıyordu.

Hatta bugün tüm dünyanın bildiği "Mehmetçik" isminin ilham kaynağı da yine bir Biga evladı olan Bigalı Mehmet Çavuş değil midir? Seddülbahir’de tüfeği bozulunca düşmana taşla, eline geçirdiği istihkam küreği ile saldıran o devleşmiş ruh, bizim öz kahramanımız..

Bizler bugün Biga sokaklarında huzurla yürürken, 27. Alay’ın o isimsiz kahramanlarının mirasını omuzlarımızda hissetmemiz gerekmez mi?

Her Nisan ayında gerçekleştirdiğimiz "Saygı Yürüyüşleri" sadece bir anma etkinliği değil, asil bir vefa borcudur.

Gençlerimize şunu iyi anlatmalıyız diye düşünüyorum.

27. Alay demek, Biga demektir. Biga demek; vatanın daraldığı o en zor anda "Ben buradayım!" diyen sarsılmaz irade demektir.

Ruhları şad, mekanları cennet olsun.

Unutmadık, UNUTMAYACAĞIZ!


Hamiş : Bu sene yapılacak kapsamlı etkinliklerin duyuruları, resmi makam ve kaynaklardan yakın zamanda tüm halkımıza duyurulacaktır.

Saygı ve selam ile..

Whatsapp Image 2026 04 15 At 18.16.37