Medya Lokum’daki ilk köşe yazımdan herkese merhaba. Eğitim hayatının tam merkezinde yer alan bir eğitimci olarak, bundan böyle belirli aralıklarla bu köşede çocuklarımızın geleceğini, eğitim politikalarını ve sahadaki gözlemlerimizi sizlerle paylaşacağım. İlk buluşmamızda, her yıl yüz binlerce ailenin ortak gündemi olan Liselere Geçiş Sistemi’ni (LGS) konuşalım istedim.

Dokuz yıldır LGS kısaltmasıyla tanımlanan bu sınav; önceki yıllarda TEOG, SBS ve OKS şeklinde de isimlendirilmişti. Hepsinde temel amaç, öğrencileri bir ya da daha fazla oturumda ancak toplamda 100 civarında soruyla ölçmek ve sıralamaktı.

Arz-talep dengesizliğinin bu kadar yoğun olduğu, nüfusu kalabalık ülkelerde bunun başka bir yolu da yok. Ortaokul son sınıfta veya geçmişteki SBS uygulamasında olduğu gibi ortaokulun her seviyesinde bir ölçme ve sonuçlarına göre sıralama olmak zorunda.

Ancak burada üzerinde düşünülmesi gereken pek çok başlık var. Bunlardan en önemlisi, 14 yaşındaki çocuklar için mevcut LGS formatının ne kadar uygun olduğu.

90 soruyla ve 3 saatten az bir sürede yapılan, tekrar ve telafi şansı olmayan bir sınav bu yaş seviyesindeki çocuklar için fazla zorlayıcı değil mi?

Üniversite sınavlarında öğrencilere tanınan tekrar girme seçeneğinin, zorunlu eğitimin 12 yıl ve kesintisiz olduğu bir ortamda mümkün olmadığını bilmekle beraber; sınav formatının daha önce denenmiş ve başarılı olduğu düşünülen TEOG formatına dönmesi için daha kaç yıl bekleyeceğiz?

TEOG sınavındaki 6 dersten 20’şer eşit sorunun yöneltildiği, iki dönemde toplam 4 güne yayılan, hastalık sebebiyle katılamayan öğrencilerin iki hafta sonra aynı formatta mazeret sınavına alındığı ve aynı zamanda TEOG ders puanının öğrencinin dönem yazılılarından biri kabul edildiği sistem daha az yıpratıcı değil miydi? Üstelik sınav puanının yüzde 70’lik etkisine; 6, 7 ve 8. sınıf yıl sonu ortalamalarının her birinin yüzde 10 oranında katkı yaptığı bir sistem daha adil değil miydi ve okul performansının önemini daha da artırmıyor muydu?

Ölçme ve değerlendirme ilkeleri gereği 240 soruluk TEOG uygulamasının, 90 soruluk LGS’ye göre çok daha kapsayıcı ve tüm müfredat kazanımlarına değinmek açısından daha geçerli olduğu biliniyorken; daha ne zamana kadar 14 yaşındaki çocuklarımızı tek günde yapılan ve telafisi olmayan bir sınava zorlayacağız?

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında soru tiplerinin değişeceği ve yeni bir sınav sistemine geçileceği konuşulurken, 2028 yılı Liselere Geçiş Sınavı’nın yeniden TEOG uygulama formatına dönmesini bir eğitimci olarak öneriyor ve istiyorum.